Hocalarımızdan

İnternetten Alim Çıkar Mı?

News image

“İnternetten âlim çıkar mı?” sorusu bize ne anlatır, bizden nasıl bir cevap bekler? Soruyu yanlış sorduysanız, muhatabınızın vereceği en mükemmel ve kendince en doğru cevap, “yanlış bir soruya verilmiş yanlış bir cevap” olmaktan öte bir mana ifade etmeyecektir....

Keramet ve İstidraç II

News image

Yazının ilk kısmı Keramet ve İstidraç I için ...

Esintiler - Esâtiz

mebMilli Eğitim Şurası’nda Din Kültürü Dersinin çoğulcu bir anlayışla daha etkin olarak okutulması da; Din Derslerinin Seçmeli olması önerisi de kabul edildi.

 

Bir hafta önce de Uluslararası 5. Alevi İnanç Önderleri toplantısındaki konuşmasında Bakan Faruk Çelik,  ‘Sorunun Din Eğitimi ile Din Öğretimin karıştırılmasından kaynaklandığını, müfredatın yeniden düzenleneceğini, eğitim bölümünün çıkarılarak Din Dersinin okutulacağını söyledi. “Bu bir kültür ve bilgi alma dersidir”, “ateist bile olsa” “din nedir?” bilmesi gerekiyor, diyerek çözüm önerisini sundu. (Zaman.30.10.2010:18)

Bu karar ve açıklamalardan anlaşıldığı üzere, Alevi kesimin AİHM kararını ve Danıştay 8. Dairesi 3.3.2008 tarihli kararını gerekçe göstererek 'Genel Din Kültürü' derslerinin içeriğinin özel bir dinin yani İslam’ın bilgisine dönüştürüldüğünü” dolayısıyla kaldırılması önerilerinin kabul görmediği anlaşılıyor!

Meselenin bir de diğer boyutu var: Acaba toplumun diğer kesimi; dindersiyani çocuğunun asgari oranda din eğitiminin yanı sıra öğretiminin de okulda resmi öğreticilerden öğrenmesini isteyen ebeveynler bu yeni duruma ne diyecekler?

Bunlar zaten mevcut din dersi kitaplarının dinler tarihine dönüştürüldüğünü söyleyerek, spesifik İslam bilgisinin yetersizliğinden şikayetçiydiler. Dolayısıyla çocukları resmi okullarda ve kurslarda sahih temellere dayanan, hurafelerden uzak bir din eğitimi ve öğretimi alırsa, gayr-i resmi birimlerin din öğretimlerine ihtiyaçları kalınmayacağını düşünen aileler Bakan beyin dediği yeni müfredattan pek memnun olmayacak gibi. Alevi kesim ise tümden kaldırılmadığı için memnun değil.

Din İstismarı Kaygısı

Buradaki temel kavram yeni tehdit algısı olarak Milli Güvenlik Belgesine girdiği şekliyle din istismarıdır. Laik devletin tevhid-i tedrisatın yanı sıra dinsel alanda düzenlemeler yapması için DİB gibi anayasal bir kurum oluşturması da aynı kaygıyladır. Hem yönetim hem de halkın bir kesimi, istismar kaygısından dolayı, çocukların yetişme çağında resmi kurumlarda sahih din eğitimi ve (öğretimi) almasını istiyor. Ama bir kesim de kesinlikle laik devlette bunun olamayacağını hatta Diyanetin de kaldırılması gerektiğini  söylüyor.*

Bakan’ın açıklamalarının kaygıları giderme ihtimalini zor görmemin nedeni bunlar. Bununla birlikte isterse hiçbir dini kaygı taşımasın her çocuğun dünyadaki din ve dinin farklı yorumları (mezhep, cemaat, tarikat vb) hakkında bilgi sahibi olması gerektiği fikrine katılıyorum.farukelik Çünkü eğitim, kişisel gelişimi destekleyerek ve geniş bir bilgi temeli sağlayarak emek piyasasına hazırlanmanın yanı sıra gençlerin hayata etkin vatandaşlar olarak katılmasını temin etmelidir.

Okullar gençlere her yönlüyle toplumsal hayat için gerekli olan araçları elde etmelerinde ve davranışlarını ilerletmelerinde veya bunları elde etme stratejileri geliştirmelerinde rehberlik eden ve destekleyen forumlardır. Bunun için insan haklarına saygıyı, çeşitliliği yönetmenin temeli olarak öğreterek ve diğer kültürlere karşı açıklığı teşvik ederek gençlerin demokratik hayatı destekleyen değerleri anlamasını ve edinmesini temin okullarda olmalıdır.  Dolayısıyla öğrenciler tarihi, dini ve akidevi öğretiler hakkında bilgilendirilirse, çok kültürlü bir hayat için gerekli olan yanlış anlamalar, yanlış yorumlamalar ve ödkabktapn yargıdan kaçınabileceklerdir.

Zorunlu din dersiyle, bütün vatandaşların düşünce, vicdan ve din özgürlüklerini, hak ve görevlerini, dinlerin kendi özerkliklerini temin edecek ve dinlere karşı tarafsız kalacak bir şekilde devlet tarafından verilebilir. Çünkü Düşünce, din ve vicdan özgürlüğü, demokratik toplumun temellerinden biri olarak inananların olduğu kadar ateistlerin, agnostiklerin, septiklerin ve ilgisizlerin kimliğine ve hayatı algılamalarına ilişkin en temel unsurlardan birisidir ve bunlara dair bilgiler içermelidir.  Bakan beyin söylediklerinden anladığım kadarıyla din derslerinin bilgi ve kültür eğitimi olmasından kastı bu.

Soru(n):Peki bu genel çerçevenin yanı sıra genel dini bilgilerin yanı sıra inandığı dinin verilerini daha derinlemesine eğitimi ve öğretiminin ikisinin resmi okullarda her türlü istismardan uzak yapılmasını isteyen velilerin talepleri nasıl karşılanacak?

Çözüm Önerisi: Kapsamlı eleştirel, çoğulcu ve nesnel bir müfredatla hayatın bütün dini-kültürel değerlerini içeren zorunlu din kültürü eğitimi dersinin yanında seçmeli İslam dini ve kültürü dersi konulamaz mı?

Sonuç: Böylece din dersinin içeriği spesifik olarak İslam inanç, ibadet ve kültürüne dönüştüğünü, çocuğunun bunu zorunlu olarak almasını istemeyen velilerle; mensubu olduğu dinin temel bilgilerini çocuğunun resmi olarak almasını talep eden üstelik mevcut derslerin bu ihtiyacı karşılamayacak şekilde dönüştürüldüğünü söyleyen velilerin şikayetleri giderilebilir. Böylece her türlü din istismarının de önü kesilebilir ve AİHM kararlarına uygunluk temin edilmiş olur.

*(http://www.corumhakimiyet.net/YazarlarDetay.aspx?ID=3394&HaberBasligi=Uluslar arası Hacı Bektaşi Veli Sempozyumu 1)

salim_t

 

NOT: SALİM HOCAMIZA DUA.

1995 yılında beraber Çorum İlahiyat Fakültesinde göreve başladığım Salim Öğüt hocamıza acil şifalar diliyorum.

 


Prof. Dr. Mevlüt Uyanık

Hitit Üniversitesi İlahiyat Fakültesi

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile