Hocalarımızdan

İnternetten Alim Çıkar Mı?

News image

“İnternetten âlim çıkar mı?” sorusu bize ne anlatır, bizden nasıl bir cevap bekler? Soruyu yanlış sorduysanız, muhatabınızın vereceği en mükemmel ve kendince en doğru cevap, “yanlış bir soruya verilmiş yanlış bir cevap” olmaktan öte bir mana ifade etmeyecektir....

Keramet ve İstidraç II

News image

Yazının ilk kısmı Keramet ve İstidraç I için ...

Esintiler - Esâtiz

koyunkoyunKurban Kesmenin Hikmetleri

Kurban kesmenin çeşitli hikmetleri vardır. Bunların bir kısmını şu şekilde sıralayabiliriz:


1. Kurbân, kelime anlamından da anlaşılacağı üzere, Yüce Allah’a yakınlaştıran bir ibadettir.

2. Kurban, Müslüman’ın Allah’a karşı İbrahim ve İsmail (a.s.) gibi teslimiyet içinde olması gerektiğini hatırlatmaktadır.

3. Kurban, Müslüman’ın her şeyini Allah yolunda harcaması gerektiğini anımsatmaktadır. İsmail (a.s.), canını Allah yolunda kurban olarak sunmuştu.

4. Kurban, sosyal dayanışmayı sağlayan önemli bir ibadettir. Bütün bir yıl boyunca yoksulluk çeken kimselerin yılda bir defa da olsa yüzünü güldüren, varlıklı insanların her gün tattıklarını, fakirlere de tattıran bir ibadet çeşididir.

Kurban, Yüce Allah’ın bahşettiği nimetlerden dolayı zengine şükür duygusunu aşılarken, fakirin kalbinden de kin ve nefret duygularını gidermektedir. Zira yılın hemen her gününde kesilen milyonlarca hayvandan, sadece varlıklı kimseler yararlanırken, kurban bayramında kesilen kurbanlardan ise, özellikle fakirler yararlanmaktadır. Diğer zamanlarda kesilen hayvanlar, belli bir kitleye hitap ederken, kurban bayramında kesilen kurbanların etinden, derisinden ve diğer bölümlerinden genellikle yoksul kimseler faydalanmaktadır. Böylece bir açıdan, kişisel kâr, genel bir menfaate dönüşmekte, toplum içinde karşılıklı sevgi ve saygı bağları kurulmaktadır.

Kısaca kurban kesmek; bir hayvan katliamı değil, yılın her gününde kasaplarca kesilen ve sadece maddî durumu elverişli kimselerin hizmetine sunulan hayvanların, kurban bayramı gibi mübarek bir günde, zenginler ile birlikte fakir ve yoksul kimselerin de hizmetine sunulmasıdır.[1] İşin aslına bakılırsa kurban ibadetini katliam olarak niteleyenlerin amacı hayvanları korumak değil, dinimize kin kusmaktır. Eğer öyle olmasaydı, noelde ve şükran gününde kesilen milyonlarca hindi için de aynı tepkiyi gösterirlerdi.

Kurban Kesmenin Fazileti

Kurbân kesmek, çok faziletli bir ibadettir. Çünkü kul, Allah için parasını ve zamanını harcamaktadır. Bu cümledeki Allah için ibaresine dikkat edelim. Zira Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:

“Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; O’na ulaşacak olan sadece sizin takvânızdır (saygınızdır). İşte Allah, onları sizin istifadenize verdi ki, size doğru yolu göstermesinden ötürü O’nu yücelterek anasınız. İyilik yolunu tutanları müjdele!” [2]

Demek ki, kurban ibadetinin özünü Allah için hareket etme bilinci oluşturmaktadır. Buna göre kurbanını Allah için kesen, büyük bir fazilete kavuşacaktır. Ancak kurbanı sadece et yemek için, yatırlar için kesenler ise elleri boş kalacaklardır. Dolayısıyla neyi niçin yaptığımız büyük önem taşımaktadır.

Bu ölçülere dikkat edildiğinde ulaşılacak faziletle ilgili olarak bazı hadislerde şöyle buyurulmuştur:

“Ademoğlu, kurban bayramında Allah katında kan akıtmaktan (kurban kesmekten) daha üstün bir ibadet yapamaz. Şüphesiz ki, kurban edilen hayvan kıyamet gününde boynuzlarıyla, tüyleriyle ve tırnaklarıyla bir bütün halinde mahşer alanına gelecektir. Kurbanın kanı, yere düşmeden önce Allah katında bir mekana düşer (Allah tarafından değerlendirilir) . Dolayısıyla kurbanı gönül huzuruyla kesin!” [3]

Bu hadis, “Kuran kesmeyelim, parasını fakirlere verelim. Bu daha faziletlidir” diyenlere kesin bir cevaptır. Kurbân gününde, yapılması gereken ve o güne özel olan en faziletli ibadet, kurban kesmektir. Müslüman, zekât vermek yerine namaz kılayım, hacca gitmek yerine oruç tutayım diyemeyeceği gibi, kurban kesmek yerine sadaka vereyim de diyemez. Çünkü her ibadetin kendine göre bir konumu ve önemi vardır. Bu noktaya dikkat edilmelidir. Ancak şunu da ifade etmeliyiz. Kurban bayramı dışında kesilen nafile kurbanlar yerine günümüzde çeşitli coğrafyalarda ve ülkemizde sıkıntı içinde bulunan Müslümanlara yardımda bulunmak daha doğru ve yerinde olur. Ayrıca vekâlet yoluyla kurbanlarımızı, yurt içinde ve yurt dışında bulunan yoksul Müslümanlar için kestirebiliriz.

“Kurbanın kanının düşen ilk damlasıyla günahların bağışlanır.”[4]

“Kurbanlık hayvanın her kılı için sahibine bir sevap verilir.”[5]

İşin aslına bakılırsa, Müslüman için en büyük ödül, Allah’ın hoşnutluğunu kazanmaktır. O bizden hoşnut olsun da, gerisi önemli değil…

Kurban Kesmenin Hükmü

Kurbân kesmenin hükmü, duruma göre değişiklik göstermektedir. Bazen vacip, bazen sünnet, bazen de haram olur. Şimdi bunları tek tek ele alalım:

-Vacip Olduğu Durumlar

a) Udhiyye Kurbanı: Udhiyye, yani kurbân bayramında hacda olmayan durumu müsait kişilerin keseceği kurban Ebû Hanîfe’ye göre vaciptir. Çünkü Yüce Allah, Kevser sûresinde “kurban kes”[6] buyurmaktadır. Peygamber (s.a.v.) de, Maddi durumu yerinde olduğu halde kurban kesmeyen mescidimize yaklaşmasın (gelmesin)[7] buyurmaktadır. Bunlar, kurban kesmenin maddi durumu yerinde olan kişilere vacip olduğunu göstermektedir.

Diğer alimler ise, kurban bayramında kurban kesmenin sünnet olduğu görüşündedirler. Çünkü bazı hadislerde kurban kesmenin tercihe bağlı olduğuna işaret eden ifadeler geçmektedir.[8]mbarek_bayram

Hanefîlere göre, kurban kesmenin vâcip olmasının şartları şunlardır:

1. Müslüman olmak: Müslüman olmayanlar öncelikle iman etmekle mükelleftirler. Bu olmadan kurban kesmeleri geçerli olmaz.

2. Âkil olmak: Deliler, ibadetle yükümlü değildir.

3. Ergen olmak: Ergenlik çağına ulaşmamış çocuğun kurban kesmesi gerekmez.

İmâm-ı A’zam ve İmam Ebû Yûsuf, zengin olan deli ve çocuk adına onların malından kurban kesilmesinin gerekli olduğu kanaatindedirler.[9]

4. Zengin olmak: Temel ihtiyaçlarında dışında zekât nisabı kadar mala sahip olan kimse, bu malın üzerinden bir sene geçmemiş olsa da kurbân kesmekle yükümlüdür. Şâfiî mezhebine göre ise, kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin bayram günlerindeki zarûrî ihtiyaçlarından başka, kurban alabilecek durumda olan kimse, zengin sayılır.[10]

5. Yolcu olmamak: 100km gibi bir mesafeye yolculuk yapan kimsenin kurban kesmesi Hanefî mezhebine göre vacip değildir. Ancak diğer mezhep alimleri, yolculuğun kurban kesmek için bir engel olmadığı görüşündedirler.[11]

İşin aslına bakılırsa, günümüzde yolculuk imkan ve şartları büyük ölçüde değişmiştir. Bayram tatilini fırsat bilerek yurt içi veya yurt dışı gezisine çıkan, yazlığa giden, memleketine ana-ata ocağına giden kimsenin durumu farklıdır. Bu durumdaki kimselerin, söz konusu ruhsattan yararlanma yerine ya önceden gerekli tedbirleri alarak vekâleten kurban kestirmesi ya da bulunduğu yerde kesmesi daha isabetlidir. Çünkü kurbanın, namaz, oruç gibi bireyin niyetiyle ve iç dünyasıyla alakalı yönü bulunduğu gibi onlara ilaveten toplumda sosyal adaleti sağlayan ve üçüncü şahısların haklarını ilgilendiren yönü de vardır. Bu sebeple de, yolcunun namaz ve oruçta yolculuk ve meşakkat içinde olma ruhsatından yararlanması daha bireysel bir karardır. Kurbanda ise, zikredilen hususların, bu ibadetin sosyal amaçlarının göz önünde bulundurulması, savunulabilir bir gerekçe, sıkıntı veya mazeret bulunmadıkça kurban ibadetinin yerine getirilmesi gerekir.[12]

b) Hedy Kurbanı: Temettu ve kıran haccı yapan kimselerin, yani umre ve haccı birleştirenlerin hacda kurban kesmeleri vaciptir. Çünkü Yüce Allah, onların kurban kesmelerini emretmektedir.[13]

c) Adak Kurbanı: Allah için adanan kurbanların kesilmesi de vaciptir. Zira Yüce Allah, şöyle buyurmaktadır:

“Verdiğiniz sözleri yerine getirin.” [14]

Hanefîlere göre, adak kurbanından kestiren yiyemez. Mâlikî ve Hanbelîler ise, bunun caiz olduğunu savunmuşlardır.[15]

-Sünnet Olduğu Durumlar

Akika kurbanı kesmek de sünnettir. Peygamber (s.a.v.), yeni doğan çocuk yedi günlükken onun için akika kurbanı kesilmesini tavsiye etmiş ve torunları için bu maksatla birer koç kestirmiştir.[16] Bu kurbân, bir şükürdür.

-Haram Olduğu Durumlar

Allah dışında başka bir varlık için kurban kesmek haramdır. Bu bağlamda yatırlara kurban adamak da yasaktır.

Yazının İlk Kısmı İçin Tıklayınız..

Üzeyir DURMUŞ


[1] Mustafa Varlı, İslam İlmihâli, s. 380.

[2] Hac: 22/37.

[3] Tirmizî, Edâhî, 1; Şevkânî, Neylu’l-Evtâr, V, 141.

[4] Bezzâr’dan naklen bkz. Münzirî, Tergîb ve Terhîb (tercüme), II, 535 vd.

[5] Tirmizî, Edâhî, 1; Münzirî, a.g.e., II, 534.

[6] Kevser: 108/2.

[7] İbn Mâce, Edâhî, 2.

[8] Müslim, Edâhî, 7; Şevkânî, a.g.e., V, 146.

[9] Ö. N. Bilmen, B. İ. İlmihali, s. 415.

[10] M. Varlı, İslâm İlmihali, s. 375.

[11] Zuhaylî, İslâm Fıkhı Ansiklopedisi, IV, 400.

[12] Heyet, İlmihal, II, 3 vd.

[13] Bakara: 2/196.

[14] İsrâ: 17/34.

[15] Zuhaylî, İslam Fıkhı Ansiklopedisi, IV, 421 vd.

[16] Hadisler için bkz. Şevkânî, Neylu’l-Evtâr, V, 172 vd.

Bu kategorideki diger yazilari goster.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile