Hocalarımızdan

İnternetten Alim Çıkar Mı?

News image

“İnternetten âlim çıkar mı?” sorusu bize ne anlatır, bizden nasıl bir cevap bekler? Soruyu yanlış sorduysanız, muhatabınızın vereceği en mükemmel ve kendince en doğru cevap, “yanlış bir soruya verilmiş yanlış bir cevap” olmaktan öte bir mana ifade etmeyecektir....

Keramet ve İstidraç II

News image

Yazının ilk kısmı Keramet ve İstidraç I için ...

Esintiler - Esâtiz

y05_21797325Gençlik, hayatın en dinamik, en hareketli dönemidir. Bu hareketin bereketler getirmesi, verimli çabalar içermesi arzu edilir.


İstiyoruz ki gençlerimiz bu verimli dönemlerini en iyi şekilde değerlendirsinler. Enerji dolu bedenlerinin yanı sıra zihin de, fikir de faaliyette bulunsun. Okusun, düşünsün, özümsesin, bir dünya görüşü edinsin ve hayatı bu ölçülere göre kurmanın yollarını arasın. Hedefsiz bir gemiye hiçbir rüzgârın yardımcı olamayacağını unutmasın. Gayretli, azimli, kararlı, inançlı ve bilinçli olsun. Kalbi imanla dolu olsun, kafası bilgiyle aydınlansın, yüreği sağlam iradeyle güçlensin. Kendisini ve çağı sorgulamasını bilsin; değerlerini korusun, bunları yaşatma kavgası versin.

Bu arzuladığım şeylerin Müslüman gençlerde var olduğuna inanarak onların şu şekilde hareket etmelerinin verimli sonuçlar doğuracağı kanaatindeyim. Dikkat edilirse bunlar pratik hayatta uymamız gereken ölçülerdir. Şu anda ümmet, süslü-püslü cümleler duymaktan ziyade amele, bir hareket tarzı belirleyip onu inançla, azimle ve gayretle sürdürmeye muhtaçtır.

1. Bizlere, Allah’a inanmanın, İslâm’ı hayat tarzı olarak seçmenin doğruluğunu, güzelliğini, derinliğini ve verimliliğini öğretecek kitaplar okuyacağız.

· İnandırıcı, tanıtıcı, sevdirici ve bağlayıcı İslami bilgiye, eğitime muhtaç olduğumuzu; gerçek mümini yetiştirecek ve çoğaltacak bu nitelikteki bilgiye ve birliğe muhtaç olduğumuzu unutmayacağız.

· Ferdi ve sosyal hayatımızı, geleceğe ait projelerimizi Kur’ân’la ve Peygamberimizin buyruklarıyla düzenleyeceğimiz için, Kur’an mealleri ve tefsirlerini; Peygamberimizin hadislerini ve hayatını konu alan ilmî eserlerden düzenli olarak dersler takip edeceğiz.

· Bu meyanda iyi bir üslûpla kaleme alınan fikrî kitaplardan da okumayı ihmal etmeyeceğiz. Onlar bize, üslûbumuzu güzelleştirmede, fikrimizi başkalarına etkili bir şekilde ifade etmede, çağdaş problemleri ve bazı felsefi fikirleri tahlil edip onları İslam’la mukayese etmede güç kazandıracaktır.

2. Namazlarımızı düzenli olarak ve elden geldiğince cemaatle kılacağız.

3. Arkadaşlık ilişkilerimizi olgun kişilerle kuracağız.

4. Birbirimize güvenecek, güveni arttırmaya çalışacağız.

5. Birbirimize hakkı, sabrı tavsiye edeceğiz.

6. İstişareye önem vereceğiz.

7. Çevremize yararlı, seven ve sevilen bir cemiyet adamı olmaya çalışacağız. Çevremize sempatik bir tavır sergileyerek yaklaşacağız. İletişimimiz güçlü olacak. Gayet yumuşak, ince ve çekici bir tebliğ tarzı benimseyeceğiz. Kaba, zorlaştırıcı, ürkütücü ve uzaklaştırıcı olmayacağız. İnandırıcı, yaşatıcı, tanıtıcı, sevdirici, yapıcı ve birleştirici bir gayret içerisinde olacağız.

8. Nemelâzımcı olmayacağız. Gücümüzü zorlayarak inançlarımız doğrultusunda mücadele vereceğiz. “Adam sende, bir başkası yapsın!” düşüncesini atıp, “Benim olmadığım yerde kimse yoktur; ben yapmazsam kim yapacak?” düşüncesini taşıyıp, sorumluluğumuzun bilincinde olacağız.

9. Siyasî ve iktisadî gücümüzü artırmanın yollarını arayacağız. Allah Resulü’nün açıkladığı şu beş türlü güçlükle karşı karşıya olduğumuzu göz önünde tutacağız:

a- Mü’min, haset eder,

b- Münafık, buğzeder,

c- Kâfir, varlığına son vermeye yönelir,

d- Nefis, çekişir, münazaa eder,

e- Şeytan saptırır.

10. Bütün düşüncelerimizle, sözlerimizle, davranışlarımızla ve işlerimizle en güzel olduğumuzu kanıtlayacağız. Fikri, ameli, ahlaki ve estetik güzellik ve sağlamlık içinde olacağız. Büyük bir nefs hâkimiyeti kuracağız. Çevremizdekilere canlı bir model oluşturacağız. Bunu oluşturmada, model olarak, en örnek insan Hz. Muhammed (sav)’in ahlâkını alacağız.

11. İnsanları Allah’ın rızasına göre hareket etmeye, Kur’ân-ı Kerim’i anlamaya ve hayata geçirmeye, Sevgili Peygamberimizi örnek alarak izlemeye da’vet edeceğiz. Mü’min genç, insanları, Kur’ân’a ve Peygambere çağırmanın sevincini ve heyecanını yaşar. O, Mevlânâ’nın şu beytini sıkça hatırlar:

Ben, yaşadığım sürece Kur’ân’ın hizmet eriyim,

Ben, Seçilmiş Muhammed’in ayağının tozuyum.

Unutmayalım ki bizler İslâm’a hizmet etmekle kendimizi saygın bir makama çıkartıyoruz. Allah Ganî’dir yani her türlü zenginlik O’na aittir; biz O’na muhtacız ve O’nun istediği vasıfta bir topluluk (ümmet) yetiştirmek durumundayız.

“Ey Mü’minler! Sizden kim (kâfirleri gerçek dost ve sırdaş edinmek suretiyle) dininden dönerse bilsin ki Allah böylelerinin yerine öyle kimseleri tarih sahnesine çıkarır ki: Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler. Onlar, dinde kardeş oldukları Mü’minlere karşı şefkatli ve merhametli, kâfirlere karşı da son derece onurlu ve tavizsiz davranırlar. Yine onlar, Allah yolunda var güçleriyle çaba harcarlar (cihat ederler); ayrıca kendilerine dil uzatanların eleştirileri, itirazları ve alaycı sözleri karşısında da ürkeklik göstermezler. İşte bütün bu güzel nitelikler Allah’ın lütfudur. Allah bu lütfu dilediğine/layık gördüğüne bahşeder. Allah’ın lütfu boldur ve O her şeyi bilendir!

Sizin gerçek dostlarınız sadece Allah, O’nun elçisi ve bir de Allah’ın emirlerine tam anlamıyla boyun eğerek namazlarını devamlı ve özenli şekilde kılan, zekâtlarını veren Mü’minlerdir.

Kim Allah’ı, Elçisini ve Mü’minleri gerçek dost edinirse bilsin ki Allah’tan yana olanlar mutlaka üstün geleceklerdir!” (Mâide, 54-55)y05_21797325

Bu âyetlerde Rabbimiz, takviye edeceği, zafere erdireceği, dinini güçlendireceği topluluğu bizlere beş ana vasıfta tanıtmaktadır:

1. Bu topluluk inanarak, itaat ederek, güvenerek, Allah’ı seven, güçlü inançları ve güzel amelleri sebebiyle Allah’ın kendilerini sevdiği topluluktur.

2. Allah’ın desteği, yardımı ve koruması altında olan bu topluluk, müminlere karşı merhametli, yardımseverdir.

3. Bu topluluk, kâfirlere karşı onurlu ve şedîd, tavizsiz ve izzetli olan topluluktur.

4. Bu topluluk Allah’ı, O’nun peygamberini ve namaz kılan, zekat veren, Kur’ân’ın tüm emirlerine, Muhammmed (sav)’in buyruklarına boyun eğen mü’minleri dost edinen, onlarla işbirliği yapan, Allah’a ve Peygamberine karşı çıkanları sevmeyen bir topluluktur.

5. Bu topluluk İslâm dininin nefiste, ailede ve toplumda egemen olabilmesi için aşkla çalışan, çabalayan, didinen (cehd eden, cihad eden) bir topluluktur.

6. Galip gelecek, Allah’ın rızasına erecek, Cennete girecek, felah bulacak bu topluluktur. Çünkü bunları Allah sevmekte, kendisinden bir güçle onları koruyup güçlendireceğini bildirmektedir. Ne mutlu bu sevgiye ve güce mazhar olanlara!.

Değerli Gençler! Yarını pişmanlık içinde yaşamamak için, yarını bugünden düşünmek durumundayız. Günlerinizi iyi değerlendirmede, mutlu ve başarılı olmada gelecekte yürek acısı çekmemek için, İlâhiyat öğrencilerime yaptığım gibi, sizlere de şu “İbrahimî “altı İ”yi naçizâne hediye bırakmak istiyorum:

1. İnanç: İman insanı güvende tutar, inanç insana güç verir. İnanıyorsanız idealleriniz gerçekleşir ve galip gelirsiniz. İnancımız çağdaş olumsuz isnatlara ve karalamalara aldırış etmemeyi ve yolda olmayı, yola devam etmeyi gerektirir.

  1. İlim: Bu da güçtür, ilk emirdir ve aydınlanmadır. Sizler tahsil hayatınızda, ağırlıkla, ilme ulaşmanın yol ve tekniklerini öğrendiniz. Asıl iş bundan sonra başlıyor. Kendinize “Yürü kim meydan senindir bu yolda” diyeceksiniz.
  2. İbadet: En sağlam hayat tarzları bile yaşanmayınca, fiiliyata dökülmeyince solmaya, pörsümeye mahkum olur ve onun sadece nominal değeri kalır. Hâlbuki sizler dâvânızı yaşayarak, onu hayata aktararak; ferdi, ailevi ve sosyal alanda en güzel şekilde temsil ederek var olacaksınız, varlık göstereceksiniz.
  3. İstikâmet: Dostdoğru yolda eğilmeden, bükülmeden, yılmadan, yılışmadan ve yıkılmadan yol almak temel amacımız olmalıdır. Bu konuda Yüce Resul’ü ihtiyarlatan emir ile silkinelim, rotamızı şaşırmayalım: “Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!”. Eğer kendimizi düzeltmez, düzgün yolda gitmezsek, başkalarına yaptığımız çağrının ne anlamı ve etkisi olabilir?
  4. İhsan: Biliyorsunuz bu kavram “Allah’ı görüyormuşçasına O’na itaat etme”yi içerdiği gibi, “iyilik” anlamında da kullanılır. Evet, sürekli Rabbimizin gözetimi ve denetimi altında bulunduğumuzu hissederek mahlûkata şefkat ve merhametle muâmele etmeyi şiar edinmek zorundayız.
  5. İletişim: Çağımızda popüler olan bu kavram ile ailemiz, akrabalarımız, arkadaşlarımız, cemaatimiz, iş çevremiz, halkımız, muhatap olduğumuz insanlar hatta kurt kuş ile tabiî, etkin ve başarılı ilişki kurma ve geliştirmeyi kastetmekteyim. Bunu başarmak için amaç, iyi niyet ve teknik bilmek gerekmektedir. Sağlıklı bir iletişim için dili ve dini iyi bilmek, teknik vasıtaları iyi kullanmak ve iş birliği yapmak da önemlidir. Şunu unutmayalım ki, hemen hemen bütün trajediler iletişim başarısızlığıdır.

Fazla söze ne hâcet var? Mevlâna Hazretleri, “akıllıya bir işaret yeter” demektedir. Siz de akıllı gençlersiniz, ve’s- SELÂM.

Allah yolunuzu açık etsin, başarılı ve mutlu kılsın, rızasına erdirsin.

Prof.Dr. İbrahim EMİROĞLU

DEÜ İlâhiyat Fakültesi Öğretim Üyesi

Yorumlar  

 
0 #1 Ziyaretçi 25-03-2011 14:04
sayın ibrahim hocam, Allah sizden razı olsun nezih, açık ve net olan bu yazınızdan dolayı. biz gençlere unuttuğumuz ya da çoğu zaman görmemezlikten geldiğimiz bir şeyi hatırlamamıza vesile oldunuz. iyi gençler olacağız ve's-SELAM...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile