Hocalarımızdan
İnternetten Alim Çıkar Mı?![]() “İnternetten âlim çıkar mı?” sorusu bize ne anlatır, bizden nasıl bir cevap bekler? Soruyu yanlış sorduysanız, muhatabınızın vereceği en mükemmel ve kendince en doğru cevap, “yanlış bir soruya verilmiş yanlış bir cevap” olmaktan öte bir mana ifade etmeyecektir.... |
Keramet ve İstidraç II![]() Yazının ilk kısmı Keramet ve İstidraç I için ... |
Pazar, 28 Mayıs 2006 00:28
Danıştay’ın yeni başkanı da , Cumhurbaşkanımız gibi düşünüyor. İkisi de hukukçu!
Yeni Danıştay Başkanımız, “ din ve vicdan özgürlüğü, kişinin iç dünyasına ilişkin olup sınırsızdır ve devletin etkileme alanının dışında kalmaktadır. Bu özgürlük, dinler arasında ayırım getirilmeksizin herkese tanınmıştır “. Yani hayallerimizin özgür olduğu söyleniyor.
Böyle düşünenler, devlet erkinin insanların iç dünyasını bile denetleyebileceğini ama bu hakkı kullanmayıp insanlara ihsanda bulunduklarını söylüyor.
İnsanların iç dünyalarının denetlenebileceğini ileri sürmek, dünyanın düz olduğunu ileri sürmekten farklı mı?
Hayallerinizi özgür bırakıyoruz ama şımarmayın denmek isteniyor.
Bir inanca sahip olmanıza karışmıyorlar ama dini değerlerinizin toplumu etkilememesi lazım.
Bunu bir hukukçu söylüyorsa bir bildiği vardır.
Dinin etkilerinden kamusal alanı ve toplumu koruma
gayretinde olanların şu sorulara cevap vermesi gerekmiyor mu?
---- Ezanı ne yapacaksınız? Toplumu açıkça etkileme gücü var. Cat Stevenson’u, Yusuf İslam yapacak kadar etkili bir mesaj.
---- Camileri ne yapmayı düşünüyorsunuz? İmamlar camilerde yemek tarifi mi yapacaklar?
---- Okullarda fitre – zekat toplanmayacak mı?
---- Kurban derisi toplamadan bazı kurumlar yaşayabilecek mi?
----“ Allah rızası için bir sadaka “ diyerek vatandaşların kutsal din duygularını istismar eden dilencileri F tipi ceza evlerine mi tıkacaksınız?
---- Dini bayramları tatil olmaktan çıkaracak mısınız?
---- Dini kitaplar toplatılacak mı?
---- Ramazan ayında imsakiye dağıtan gazeteler kapatılacak mı?
---- İftar topları susturulacak mı?
---- Mevlit yayınını canlı yayınlamak müebbet hapisle mi cezalandırılacak?
---- Atatürk’ün annesinin ve eşinin başörtülü resimleri için ne düşünüyorsunuz?
---- İrticai bir renk olan yeşilden kurtulmak için ağaçları ve çim sahaları maviye mi boyayacaksınız?
---- İsimlerimizi ne yapacağız, dini isimler başımıza bela olacak mı? Gerçi Cumhurbaşkanımızla adaş olmamdan dolayı rahatım ama benden gayrısı ne yapacak?
Ahmet Hamdi Ayan
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







Yorumlar
Yıl 2008 Yer İstanbul Üniversites i İlahiyat Fakültesi..
Güvenlik Görevlisi Ve Üğrenci Arasında Ge çen Bir Diyalog...
G.Görevlisi: Peruğunu Tak..
Üğrencinin Hi ç Kelimesi Yoktu Bu Üslup Karşısında Daha Ünce Deneyip Başardığı Bir Yola Başvurdu Üekingen Adımlarla Ka çmaya Üalışıyordu Ama Başaramadı..
Kararlıydı Güvenlik Görevlisi Onun İşi Buydu Zaten
G.Görevlisi Tak Peruğunu Diye Hırsla Sesini Yükseltti..
Neyse Üyle Devam Etti Sonra Üğrenci Bilhassa Hırpalamış Bir Yumağa Dönüştürmüş Olduğu Peruğunu Başörtüsünün Üzerine Attı Ve Azad Olduğunu Sanıyordu Artık Ama Olmadı Olamadı...
Sinirle Koydun Başına Peruğu HAKARET ETT İN Adını Yazacağım Dedi Daha Ünce de Defaatle Adını Yazmış Olduğu Dekanın Lanetine Uğrayacaklar Listesini Hatırlatarak Güvenlik Görevlisi..
Ve Bitmişti Her şey..
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için