Hocalarımızdan

İnternetten Alim Çıkar Mı?

News image

“İnternetten âlim çıkar mı?” sorusu bize ne anlatır, bizden nasıl bir cevap bekler? Soruyu yanlış sorduysanız, muhatabınızın vereceği en mükemmel ve kendince en doğru cevap, “yanlış bir soruya verilmiş yanlış bir cevap” olmaktan öte bir mana ifade etmeyecektir....

Keramet ve İstidraç II

News image

Yazının ilk kısmı Keramet ve İstidraç I için ...

Esintiler - Esâtiz

amblemsuleymaniyeYaşar Nuri Öztürk son röportajında teravihe dair Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır Hoca’nın Süleymaniye Vakfı sitesine de atıfta bulunan açıklamalar yaptı. Çok tepki çeken bu açıklamayı ve Süleymaniye Vakfı Sitesinden ilgili metni istifadenize sunuyoruz.

"İslam'da teravih diye bir namaz yok. Peygamberimizin bizzat yasakladığı bir şeydir, peygamberimizden sonra bu namazı koydular. Geçen sene bunu Prof. Dr. Abdülaziz Bayındır söyledi, ben söylememiştim. Ben, "Evinizde kılın" diyordum, Bayındır çıktı, "İslamiyet'te böyle bir namaz yok" dedi. Ben o kadar radikal konuşamamıştım, o yüzden şimdi de söylememizde bir sakınca yok: Teravih diye bir namaz yoktur. Evinde sevap için namaz kılmanın önü açıktır, istediğin kadar kıl fakat teravihi asla camiye sokamazsın, peygamberimiz yasaklamıştır. Çünkü orası riyakârlık yarışına kapalı bir mekan olmalıdır. 20 rekat namaz ne demek, günün bütün namazları 20 rekatı bulmuyor. Siz ikinci bir yükümlülük getirip Müslüman'ın sırtına bindiriyorsunuz, yoktur böyle bir şey. Peygamberimiz dört rekat, bazen sekiz rekat ama hep evde kılmıştır.”

Abdulaziz Bayındır Hoca'nın sitesinde teravih namazı ile ilgili bilgiler şöyle:

Teravih Namazı

Teravih, ‘tervîha’ kelimesinin çoğuludur. Tervîha ise sözlükte ‘istirahat etmek’, ‘dinlenmek’, ‘huzur duymak’, ‘sevinmek’ ve ‘bir işi kolaylaştırmak için nöbetleşe yapmak’ gibi anlamlara gelir. Teravih namazı Ramazan ayında yatsı namazının son sünnetinden sonra kılındığı ve her dört rekâtından sonra biraz istirahat edildiği için bu adı almıştır.

Buharî’de geçen bir rivayette Aişe Validemiz, Peygamberimizin Ramazan ayında olsun ya da başka vakitte olsun geceleri on bir rekâttan fazla nafile namaz kılmadığını söylemiştir.[1]

Aişe Validemizden gelen bir başka rivayet şöyledir: “Allah’ın elçisi bir gece mescitte nafile namaz kılmıştı. Birçok kimse de ona uyarak namaz kıldı. Sabah olunca Ashab, “Allah’ın elçisi geceleyin mescitte namaz kıldı” diye konuştular. Ertesi gece Allah’ın elçisi yine namaza durdu. Halk yine onları konuştu, katılanların sayısı iyice arttı. Üçüncü veya dördüncü gece halk yine toplandı. Öyle ki mescid, insanları alamayacak hâle gelmişti. Ancak Peygamberimiz o gece yanlarına çıkmadı Sabah olunca: “Yaptığınızı gördüm. Size çıkmamdan beni alıkoyan şey, namazın sizlere farz oluvermesinden korkmamdır” dedi. Bu hâdise Ramazanda cereyan etmişti.”[2]

Konuyla ilgili olarak nakledilen hadislerde Peygamberimizin ashaba kaç rekât namaz kıldırdığı belli değildir. O, Ramazan dışında nafile namazlarını mescitte kılmazdı. Ramazan’ın son on gününde itikâfta bulunduğu için sürekli kıldığı 11 rekâtı mescitte kılmıştı. Bunlardan üç rekâtı vitir olduğu için geriye sekiz rekât kalıyordu. İşte bu sekiz rekâtı kendi kendine kılarken Ashab ona uyarak kılmış olmalıdır. Bazılarının ‘teravih sekiz rekâttır’ demeleri bundandır. Fakat doğru olanı nafile namaz için herhangi bir rekât sayısı belirlememektir.

Yukarıdaki hadislerde de görüldüğü gibi Peygamberimiz vefat edinceye kadar bir daha ashab-ı kirama Ramazan gecelerinde veya diğer gecelerde herhangi bir nafile namaz kıldırmamıştır. Fakat Müslim, Ebu Davud ve Tirmizi’de geçen bir rivayete göre Peygamberimiz, ramazanda kılınacak nafile gece namazını kesin olarak emretmez fakat kılınması için ashab-ı kiramı teşvik eder ve şöyle derdi: “Kim iman ederek ve sevabını yalnızca Allah’tan bekleyerek Ramazan ayını ibadetle geçirirse onun geçmiş günahları affolunur.”[3]

Peygamberimiz (sav)’in sağlığında, Ebu Bekr’in (ra) halifelik döneminde ve Ömer’in (r.a) ilk yıllarında cemaatle teravih namazı kılınmamıştır.

Abdurrahman b. Abdulkâri diyor ki, Ramazan’da Ömer b. el-Hattab ile beraber Mescide geldim. İnsanlar öbek öbek, kimi kendi başına namaz kılıyor, kimi de arkasındaki cemaate namaz kıldırıyordu. Ömer dedi ki, bunları, güzel Kur’an okuyan birinin arkasında toplasak iyi olacak. Sonra Übeyy b. Ka’b’ın arkasında topladı. Bir başka gece yine Ömer ile beraber çıktım, insanlar imamlarının arkasında namaz kılıyorlardı. Ömer dedi ki, “Bu ne güzel bid’at oldu. Bu namazı kılmadan uyuyanlar, burada kılanlardan daha faziletlidirler. Ömer, uyuyup uyandıktan sonra namaz kılanları kast ediyordu. [4]

Bu rivayete göre Ömer (ra) bu namazı kılmamıştır. Onun camide böyle bir namaz kıldığına dair rivayet yoktur.

KAYNAK: Yahya Şenol, Ramazan ve Oruç, Süleymaniye Vakfı Yayınları, İstanbul, 2009, s: 41-43.

[1] Buharî, Salatü’t-Teravih, 1.

[2] Buharî Salatu’t-Terâvih 1, Cum’a 29, 5; Müslim, Müsafirîn, 177, (761); Muvatta; Salât-fi’r Ramazan 1; Ebu Dâvud, Salât 318; Nesâî, Kıyâmu’l-Leyl: 4.

[3] Muslim, Salatu’l-Musafirin, 25 (174); Ebu Davud, Ramazan, 1; Tirmizi, Sıyam, 83.

[4] Buhari, Salâtu’t-Teravîh, 1.

Yorumlar  

 
0 #2 m erdoğan 13-10-2011 14:18
وَالَّتِي يَنَامُونَ عَنْهَا أَفْضَلُ مِنَ الَّتِي يَقُومُونَ يُرِيدُ آخِرَ اللَّيْلِ ، وَكَانَ النَّاسُ يَقُومُونَ أَوَّلَه.
Bu namazı kılmadan uyuyanlar, burada kılanlardan daha faziletlidirler . Ömer, uyuyup uyandıktan sonra namaz kılanları kast ediyordu.
metin ve tercümeye dikkat ediniz.
Alıntı
 
 
0 #1 TUNAHAN KAYHAN 02-10-2011 06:25
benim ve benden sonra gelen raşid halifelerinim sünnetine uyunuz... ''Allahın kendisini ilmiyle sapıttığı kişiyi görmezmisin?'' >Y. N Öztürk
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile