Sizlerden

Çocuk!

News image

Çocuklar meleklerin çeşmesinden su içerler. Ne zaman ki büyürler, Merak ederler bu su nerden ...

İç/im/den

News image

Şekersiz, açık bir bardak çay / Şimdi ellerini süsleyen, Çayın ne kadar sıcak olduğunu / Parmak uçlarında ...

Esintiler - Telâmiz

minare2.jpg

Ezanlar… Susturulmak istenen ama inadına yükselen ezanlar... Hz. Bilal’ın nefesi ile can bulup, Medine’nin eşsiz atmosferinden geçip, Medine çöllerini aşıp, gönüllerden gönüllere, dillerden dillere uzanan kutlu sözler, nağmeler…

Perşembe ikindilerini bekleyen ben unutmuştum günlerden Perşembe olduğunu ve günün ikindiye doğru çoktan yol aldığını. Şehrin sokaklarında hızlı hızlı yürümekti amacım sadece. Yürümek ve bir an önce mesafeleri kat etmek. Beynimde bin bir düşünce, dilimde tek bir hece yürüyordum. İşte o vakit gelmiş, kapıyı tıklamak üzere son hazırlıklarını yapıyordu. Güzel olması gerekirdi her zamanki gibi. Yine gönülleri efsunlamalıydı. Tüm dikkatleri cazibesi ile kendisine çekmeliydi. Önce zili çaldı; cami hoparlöründen bir ses yankılandı. İşte o geldi; nihavent makamından ikindi ezanı.. ‘Allahu ekber allahu ekber’ evet yine çok güzeldi. Yine beni benden aldı.

minare.jpgBen hızlı adımlarla yürürken, kulağıma çalınan o ses ile yerime çakılıp kalıyorum. Adımlarımı yavaşlatıyorum. Beynimdeki düşünce yumağı yerinden çıkıveriyor; dilimdeki hece yere düşüyor. Tek o ses... Tek o ses var benim için artık. Zaman dursa, bu ezan hiç bitmese, nihaventten tekrar tekrar okunsa diyorum; kalplere billur kadehlerden misk amber sunulsa .

Anlıyordum tekrar. Neden ezan sesini duyan bir gönül Müslümanlığı seçiyor, neden tüm faklı diller onda tek vücut oluyor, seni neden susturmak istiyorlar, anlıyordum. Sen kapısı aralı gönüllere usul usul akıyordun. Sen kilitlenmiş gönüllere en eşsiz anahtar oluyordun. Ve ben imanımı bir kez daha tazelemenin sevincini yaşıyordum. Gözlerim cami avlusundaki çiçeklere takılıyordu. Biliyordum onlar da susmuşlar ezanı nihaventten dinlemenin zevkini eksiksiz yaşamaya çalışıyorlardı.

Yollar, mesafeler, gidilecek, bir an önce varılacak yerler benim için uzak bir şehrin karanlıklarıydı şimdi. Beni benden çekip alan bu sesle meşguldüm artık. Yok olun ey cehaletin çığlıkları, yok olun! En kutluya davet, secdeye davet var. Vakit yar ile buluşma vaktidir. Vakit vuslatın vaktidir artık. Zaman geçiyor, ezanım gitmek için hazırlanıyordu bu sefer. Yâri birleyip gidiyordu. Gitme, biraz daha kal. Batıl haykırışlar ile örtülen gönüllerimize biraz daha mutluluk yaşat. Gitme ki o örtüleri seninle birlikte kaldırıp, toprağın en dibine gömelim. Ama sen gidiyordun.

Yavaşlayan adımlarım hızlanmıyor artık. Usulca yürüyorum. Aklımda kalan ise sadece nihavent makamından ikindi ezanı.

 

Şerife Doğruyol

Selçuk Üniversitesi

İlahiyat 2. Sınıf

Sizin de anı, deneme ve makaleleriniz E-ilahiyatta yayınlansın.. Başvuru için eilahiyat@gmail.com.

Bu kategorideki diger yazilari goster.

Yorumlar  

 
-1 #1 EhL`i İrfan 13-05-2007 18:59
" İşte o geldi; nihavent makamından ikindi ezanı.. â??Allahu ekber allahu ekberâ?? evet yine çok güzeldi. Yine beni benden aldı. "


Tiretti Yine .. Tercuman Oldunuz.. Teşekkürler ..
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile