Pazartesi, 03 Temmuz 2006 20:20
Taylandın ortasında,Malezya sınırına yakın,Chayah adında uzak bir yer var.Büyük bir gölün ortasında bulunan küçük bir ada bu. Adada bir budist manastırı var. Adada hiç su olmadığı için anakaradan sandallarla su taşıyıp büyük bir fıçıda saklıyorlar. Bir gün,orada ki Budist öğretmenim,bana dar görüşlülüğü açıklamaya çalışırken güzel bir öykü anlattı:
"Günboyu çalışıp didinirsin ve akşam olunca büyük bir iştahla,damlasını bile boşa harcamaman gerektiğini bildiğin bu değerli sudan içmek istersin. Fıçının kapağını kaldırırsın,kepçeni uzatırsın ve bir de bakarsın ki fıçıda bir karınca vardır. Çok öfkelenirsin. 'Hangi yüreklilikle benim adamda ki,benim ağacımın altında,benim gölgeliğimde,benim fıçımda olan benim suyuma girersin'der,karıncayı eziverirsin. İşte iyeliğe (sahipliğe) bağımlılık budur.Ya da karıncayı ezmeden önce biraz düşünüp 'hava çok sıcak ve burası adanın en serin yeri. Suyuma da zarar vermiyorsun' der kepçeni karıncaya değdirmemeye özen gösterek suyunu alır içersin. İyeliğe bağımsızlıktır bu!
Bir de İyelikten arınmak diye birşey vardır. Fıçıyı açıp karıncayı gördüğün an,iyi,kötü,doğru,yanlış gibi şeyler düşünmeden hemen karıncaya bir parça şeker uzatırsın.
İşte sevgi!
Leo Buscaglıa
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







Yorumlar
''
Hz Peygamberimizin
ÙÙ? Ù?Ù? ذات Ù?بد رؕبة أجر
hadisini hatırlattı bana ...
şu iki anekdotu da eklemeden ge çemeyecegim:
Sahabi Adiyy b. Hatem karıncalara ekmek kırıntıları veriyordu ve bunlar bizim komşularımızdır Dolayısıyla komşularımızın da üzerimizde hakları vardır diyordu...
Ebu İshak eş-şirazi yolda giderken bir arkadaşının yolda karşılaştığı köpeği azarladığını görünce üzüldü ve şöyle dedi: bu yolu onunla ortak kullandığımızı bilmiyor musun?
Uzaklardan bir şeyler ithal etmeye gerek yok sanırım işte islam literatüründe sevginin anlamı ..
'''
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için