Sizlerden

Çocuk!

News image

Çocuklar meleklerin çeşmesinden su içerler. Ne zaman ki büyürler, Merak ederler bu su nerden ...

İç/im/den

News image

Şekersiz, açık bir bardak çay / Şimdi ellerini süsleyen, Çayın ne kadar sıcak olduğunu / Parmak uçlarında ...

Hamit Yalçın

hamit.php[Eilahiyat Forum üyerinden şair Hamit Yalçın’ın şiirlerini artık eilahiyat.com üzerinden takip edebilirsiniz. İlahiyatçı şair Hamit Yalçın’ın kitabı İstanbul Aşk ve Gözyaşı tanıtımı için tıklayın. ]


Yüreklere atılan bir kördüğüm

Yandıkça büyüyen yüce dağdır aşk

Ezelden ebede yolculuk eden

Bin yıllardır kapanmamış çağdır aşk


Sinede bir yara merhem onulmaz

Lokman hekim gelse çare bulunmaz

Öyle bir pınar ki akar durulmaz

Muhammedi güller kokan bağdır aşk


Her anın meşakkat emek isteyen

Her nefes mahbuba demek isteyen

Bin kahır çekse de sevmek isteyen

Yiğidin düştü tuzak ağdır aşk


Onun için viran olmaz eşikler

Sayesinde boş sallanmaz beşikler

Hududunu çizemedi âşıklar

Rab katında ölmeyecek sağdır aşk


Nurullah’tan yola çıkan bir gemi

Peygamberler zincirinin hâtemi

Gene Nurullah’a kırık dümeni

Muhammed’in alnında nur vardır aşk


İsa da nefestir üfürülen hakla,

Musa da kelamdır konuşur hakla

Gönlüne düşeni götürür hakka

Çirkefe göz yuman hayâ ardır aşk


Edeptir hayâdır asalet soydur

Anane töredir kavimdir boydur

Namustur ahlaktır düğündür toydur

Namertlere geçit vermez dardır aşk


Bazen bir çağlayan bazen bir engin

Bazen simsiyahtır kırmızı rengin

Fark etmez ne kral ne fakir zengin

Sultanlara saray konak dârdır aşk


Sıddık ta sadakat Osman da nurlar

Ali de keramet görür tüm kullar

Dağ deniz çöl ova hep bütün yollar

Kesiştiği tek noktada hardır aşk


Ömer de adalet hilalde ki nur

Keklikte ki tutku kumruda ki kur

Fatihin önünde aşılacak sur

Haliç kıylarında hala nardır aşk


Bir kızıl elmadır yedi tepede

Kılıçtır kalkandır oktur cephede

Yavuzda kulluktur bir tek küpede

Çaldıranda Malazgirt’te naldır aşk


Bülbülde avazdır goncada diken

Sabanda ki terdir tarlayı eken

Kanını akıtıp bin nazın çeken

Kızıl beyaz gonca açan daldır aşk


Bedene sığmayan dar gelen cana

Alınan nefesle karışan kana

Çeker de götürür ateşe nara

İbrahim’in yaşadığı haldır aşk


Yasir’in göğsünde yanan kızıl kum

Gözlerde tek nokta bakıp gören zum

Cihada çağıran davulda ki dum

Hak yolunda sarf edilen candır aşk


Bilal de sedadır güneşte ziya

Damlası kül eder düşse dünyaya

Ecele koşturur hem atlı yaya

Sümeyye’nin bağrındaki kandır aşk


Düştüğü gönüller çevir kora

Yakar dağı taşı döndürür nura

Kıyamet gününde üflenir sura

Feryattır figandır ağıt zardır aşk


Yakup’un gözüne inen perdedir

Keremler kül oldu mecnun çöldedir

Aslılar Leylalar hep bahanedir

Yusuf’un kuyusu zindandandır aşk


Kimse eremedi daha sırrına

Kabul etmez kimseleri yurduna

Meltemlerle başlar sonu fırtına

Yaşanıp bilinen şöhret şandır aşk

Surlarda dikilen elinde âlem

Bir elinde kılıç öteki kalem

Hak yolda yüklenen gam keder elem

Örsteki demirde kızıl tavdır aşk


Beslenen gözyaşı emekle kanla

Bedeli ödenen ömürle canla

Yürek ki yarışır dağla volkanla

Taşları kül eden alev lavdır aşk

Geçilmez surları düşmez kalası

Yoktur kâinatta aşktan âlası

Cennet anahtarı tamu halâsı

Aşk oduna yananlara vardır aşk

Hamit YALÇIN

Bu kategorideki diger yazilari goster.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile