Sizlerden

Çocuk!

News image

Çocuklar meleklerin çeşmesinden su içerler. Ne zaman ki büyürler, Merak ederler bu su nerden ...

İç/im/den

News image

Şekersiz, açık bir bardak çay / Şimdi ellerini süsleyen, Çayın ne kadar sıcak olduğunu / Parmak uçlarında ...

Abdurrahman MIHCIOĞLU

Image

“O’nun arzusuna muhalif tüm arzulara ket vurmadıkça halimiz nice ola?”

O vardı, hiçbir şey yoktu; O diledi ve oldu. O’na olan aşkından kâinat zikre geldi. Berzahta verdiği söze sadık kalmayan ve aşkı kaybedense insan oldu…

Maddenin esiri olan ve dünyevileşen insan, -dikkat buyurun mümin veya müslüman demiyorum- O’nun aşkını kaybettiğini çok geç fark etti. İşin aslı O her yerde idi ama maddiyatın girdabında kaybolan âdemoğlu, O’nu bulmaktan acze düştü.

O’nun yerine maddeyi, çoluk çocuğu, işi, aşı, eşi, meskeni ve sair birçok şeyi ikame eden insan, O’nu bu girdabın içinde bulmaktan tabiatiyle acze düştü…

Kalbinin değil aklının, vicdanının değil nefsinin, rehberinin değil şeytanın emrine ve yoluna tabi olan, O’nu nasıl bulabilsin?

Dinin ve de yaratılışın hakikatinin aşk olduğunu unutan, aşkını kaybetmiş ve akıl putuna ram olan bir benliğin, O’na vuslata mani olan putları kırmadan, O’na, O’nun aşkı ile vasıl olması ne mümkün?

O, “ben” ve “sen” mefhumunu her daim izhar eden, bu mefhumun O’na vasıl olmak için birer mani olduğunu idrak edemeyen bir insan için elbette ulaşılmazdır…

Hâlbuki O, “bana doğru bir adım atana, ben on adım atarım” derken, “ben” putundan sıyrılmış bir surette yüzünü O’na döneni kastetmiştir, yoksa nefsinin esiri olanı değil…

Mevcudiyetinin ve mevcudatın biricik Sani’i ve Hâkim’ine, sade ve sadece mevcudiyetini borçlu olduğu için dahi yönelmekten imtina eden bir nefis, O’na nasıl vasıl olabilir?

Konuşmasında “aklın ve bilimin ışığı”  diyen birisi ile bilmem kaç yılını “din” yoluna sarf ettiğini iddia eden ve bu sürede yazdığı eserler ile böbürlenen kimse arasında, ilahi aşka mesafe hususunda bir fark olduğu iddia edilebilir mi? O’na vasıl olmanın biricik yolu olan aşk ve ihlâs nimetinden bihaber bir surette; “bu din akıl dinidir, aklı rehber etmez isek bağnazlığa düşeriz, binaenaleyh ayet ve hadisler de aklın süzgecinden geçirilmelidir” diyen kimse için, vâesefâ! O aşk isterken O’na aklın rehberliğinde ulaşabileceğini düşleyenler için; vâesefâ!

Nefis ve şeytan putunu Lâ baltası ile parçalayıp toz haline getirdikten sonra aşk hamurunu O’na sevdalı ve O’na müteveccih bir surette yoğurup muhabbet denizine giremeyen için; vâesefâ!

Bu hususta Sehl b. Abdullah Tüsterî Hazretleri de şöyle buyurmakta ve meseleyi özetlemektedir:

“Hiçbir yolun, insanı Allah’a ihtiyaçtan (iftikardan) daha fazla yaklaştırmadığını ve hiçbir perdenin iddialarda bulunmaktan (da’va) daha kalın olmadığını gördüm. İblis’in yoluna bak; iddiadan başka bir şey göremezsin. Sonra Âdem’in yoluna bak; bu kez de ihtiyaçtan başka bir şey göremezsin.” Yani insanlar kendilerinde varlık ve bağımsızlık buldukları ve kendilerini iyi gördükleri sürece Allah aşkından boş olacaklarıdır.

O, O’na muhabbetsiz bir surette sadece aklı ile gelmek isteyeni ne yapsın? Aklın O’na varmada perde olduğu hakikati ayan beyan ortada iken, aklı aşka tercih niye?

Resul-u Zîşan efendimiz, O’na olan muhabbetinden olmasaydı, felahı teminat altında olmasına rağmen O’na taat ve ibadet hususunda sınırları zorlar mıydı?

Can, cânânı için canından geçmedikçe, candan ve canandan hakkıyla bahsedilebilir mi?  Candan geçmeyi akla ve mantığa muhalif gören bir zihniyetin de O’na, O’nun istediği bir muhabbet duyması mümkün müdür?

Şairin de ifade ettiği gibi:

Gözde O gönülde O’nda iken ne güzeldik,

Ondan ayrı düşünce hep üst üste devrildik,

Aç ellerin yönel O’na ol kullukta müdâm,

Ol ki budur ancak hilkati insandan meram…

Ez cümle O, O’na olan aşk ve muhabbetini hakiki manada izhar eden biricik kulunu muhabbet ocağına alarak ona muhabbetin huzur, neşve ve manasını tattırır.

O neşve ve muhabbeti henüz tatmayan, tadamayan bir kimsenin O’nun aşk ve muhabbetinden hakkıyla söz edebilmesinin imkânsızlığını elbette takdir edersiniz. Öyleyse dilimizden düşmeyen duamız şu olmalı; Rabbim; bizi senin rızan ile sana vasıl olan ve şu fani dünyada ilahi aşktan nasiplenenlerden eyle!

Vesselam…

Abdurrahman Mıhcıoğlu

Yorumlar  

 
+1 #23 Ziyaretçi 16-11-2008 21:11
Darwin'in 200. doğum yıldönümü olan 12 şubat 2009'da tüm dünyada (Amerika, Kanada, Avustralya, İspanya v.s.) ve önde gelen üniversitel erin katılımıyla yapılacak olan kutlama ve sempozyumlarla ilgilenen olursa www.darwinday.org/index.html. Üzellikle 'events' bölümünde yapılan hazırlık ve verilecek konferansları izleyebilirsini z.
Alıntı
 
 
+1 #22 Ziyaretçi 16-11-2008 20:34
tarih bir deverandan ibarettir.islam coğrafyasında batı-)aki anlamında bilimsel bir gelenek malesef oluşamamış.ama bu hi ç bilim adamı olmadığı anlamına gelmez elbette.size bir arkadaşımım hayyam ile alakalı bir yazısından kısa bir alıntı;â??Arz dönüyor ve biz emniyetteyiz. Daha başka, daha kuvvetli güneşleri olan bir çok alemler arasında u çuyoruz.â? böyle söylüyor Gazaliâ??ye. Dünyaâ??nın kendi ekseninde döndüğünün anlaşılıp kabul edilmesinden asırlar önce... Nasıl bir i çgörü ve zamanını aşan bir hayal gücü. Hayyam â??şeyâ?in mucidi. İspanyollara â??Xayâ? olarak ge çen, bugün ise â??Xâ? dediğimiz â??bilinmeyenâ?in adını veren dahi." ama dediğim gibi bilimsel çalışma bir "okul" halini alamamış.
güzel bir diyalektik oldu sayın falay teşekkür ediyorum.
Alıntı
 
 
+1 #21 Ziyaretçi 16-11-2008 14:52
Galileo ve sonrasındaki bilimsel gelişmeler Kuran'da vardı da müslüman bilginler ni çin anlayamadılar? Son zamanlarda bazı ilahiyat çılar evrimi de Kuran'da bulur oldular. Bir kere de Avrupalı'dan önce söyleseler de benim gibi hi ç değilse müslüman bir aileye doğmuş insanlar olarak göğsümüz kabarabilse..
Alıntı
 
 
+1 #20 Ziyaretçi 15-11-2008 22:55
>metodoloji sorunu; her bilim dalının kendine has bir â??terminolojisiâ?, bir â??anlama usulüâ?, bir â??konusuâ? vardır. Sizce fiziğin â??usulüâ? ile â??insan psikolojisiâ? çözümlenebilir mi! Sizin zikrettiğiniz â??ayetlerâ? hakkında yapmış olduğunuz â??yorumâ? biraz böyle bir şey. â??ben bu â??ayetlerdenâ? bunu â??anladımâ? desenizâ? anlayabilirim ama â??Bu ayetler felsefedeki anlamıyla birer 'sağ-)uyu' ifadesidir ve dünyayı evrenin merkezi olarak aldığı apa çıktırâ? ifadeniz anlaşılır türden değil.
> â??oysa geceyi,gündüzü,güneşi ve ayı yaratan Oâ??dur.bunların â??her biriâ? birer â??yörüngedeâ? yüzüyorlar.
Felsefe â??sorgulamaktırâ? demiştiniz. Sorgulayalım;
Güneş bir â??şeyâ? dir
Ay, o da bir â??şeyâ?dir.
Gece ve gündüz â??olayâ?dır. Bu olay nerde â??ger çekleşirâ?? â??dünyada. Nasıl ger çekleşir? Dünyanın kendi ekseni etrafında dönmesi ile.
Ayette â??bunların her biriâ? dendiğine göre buradan çıkacak sonu ç â??gece ve gündüzün-dolayısı ile dünyanın- da bir yörüngede yüzdüğü anlamına gelir.bu ayet sizin â??iddia ettiğinizâ? gibi â??dünyayıâ? â??merkezeâ? koymuyor. Bilakis her ü çünün de birer yörüngelerinin olduğunu ve bu yörüngelerinde â??yüzdükleriniâ? ifade ediyor.(( â??bu günküâ? (ki bunun altını çiziyorum,zira bugünkü bilgi â??nihaiâ? bilgi değildir) astronomik bilgimizle ifade edersek dünya da ay da güneş de â??Samanyoluâ? galaksisinin etrafında â??yüzmektedirl erâ? hem de saatte yaklaşık 720 bin km. hızla!))
Alıntı
 
 
0 #19 Ziyaretçi 15-11-2008 22:53
Sayın falay;
>bilimsel tavır ile istihza asla bir şahıs üzerinde toplanamaz. Bilimsel tavır bir tezi de antitezini de â??doğrulamaâ? prensibini gerektirir. İstihza ise ya â??aczinâ? neticesi ya da â??ideolojik dogmatizminâ? neticesidir.
Üzgürlüklerden özellikle â??fikir özgürlüğündenâ? dem vuran Avrupa! Nasıl oluyor da bir şahsı â??fikirlerindenâ? dolayı mahkum edebiliyor. Hem de mahkeme zoru ile! Birileri â??evrim teorisineâ? â??inanabilirâ?, bu inan çlarının â??propagandasınıâ? yapabilir ama bir başkası â??evrim teorisinin sa çmalığına inanamazâ? ve kendi inancının propagandasını yapamaz. Bu ancak bir tek şeyle a çıklanabilir herhalde â??patolojik İslam düşmanlığıâ?.
> â??â?¦evrimi 'teori' diye ge çiştirmek ancak önceki yorumumda zikrettiğim gibi 'iman esaslarına itikad' üstüne kurulmuş ve aklın ışığından yoksun bir düşüncenin yansıması-)ır.â?
Evvelen ben evrimi sadece bir â??teoriâ? diyerek ge çiştirmiyorum. Sizin â??..yaradılış inan çları 'aklın ışığı' ile yanlışlanmış ve evrensel kabul görmüştür.â? Sözünüzün â??asılsız ve gayri ilmiâ? olduğunu söylüyorum.
http://www.biltek.tubitak.gov.tr/merak_ettikleriniz/index.php?kategori_id=2&soru_id=332. Herhalde bu ifadeleri de â??'iman esaslarına itikad' üstüne kurulmuş ve aklın ışığından yoksun bir düşüncenin yansımasıâ? olarak değerlendirme zsiniz umarım. Yani demek istemem o ki bu â??teoriâ? sadece bir â??teoridirâ?, bir â??kanunâ? değil.
Alıntı
 
 
0 #18 Ziyaretçi 15-11-2008 15:08
'Din değil kilise dogması' dediğiniz ve Galileo'nun çürüttüğü 'dünyanın evrenin merkezi olduğu ve güneşin dünya etafında döndüğü fikrinin' Kuran'daki kozmolojik ayetlerde bulunup bulunmadığını - benim i çin değil - ama kendi kendiniz i çin aklın ışığıında okuyup değerlendirme nizi öneririm: Ayetler: (Ra'd 2; Lokman 29; Yasin 38,39,40; Fatır 13; Zümer 5; Enbiya 33) Bu ayetler felsefedeki anlamıyla birer 'sağ-)uyu' ifadesidir ve dünyayı evrenin merkezi olarak aldığı apa çıktır. Galileo'nun çürüttüğü yalnızca yunan felsefesinden aktarılmış kilise dogması değildir.
Alıntı
 
 
0 #17 Ziyaretçi 15-11-2008 14:50
Ünerdiğiniz siteye baktım. Harun Yahya'nın fikirleri Avrupa'daki bilimadamlarınca alay vesilesidir. Kendisi hümanist derneklerince 2008 'yanlış inan ç' ö-)ülüne en büyük adaydır. (Henüz se çim yapılmadı-) Kendisi bilimadamlarını durmadan münazaraya davet etmekte (kimse ciddiye almıyor) ve onların Türkiye'deki sitelerini mahkeme zoruyla kapattırmaktadır. Origin of Species, The Descent of Man, Climbing Mount Improbable, The Voyage of the Beagle, The Blind Watchmaker, The Selfish Gene, The Ancestor's Tale gibi bilim kitapları okunmadan evrimi 'teori' diye ge çiştirmek ancak önceki yorumumda zikrettiğim gibi 'iman esaslarına itikad' üstüne kurulmuş ve aklın ışığından yoksun bir düşüncenin yansıması-)ır.
Alıntı
 
 
0 #16 Ziyaretçi 13-11-2008 14:30
Sayın falay; öncelikle sorularıma cevap verdiğiniz i çin teşekkür ederim.
>okumak gereklidir ama daha gerekli olan doğru bir â??okuma keyfiyetineâ? sahip olmaktır. â??aklı selimâ? ve â??muhakemeâ? melekesinden yoksun bir okuma-ki konusu ne olursa olsun- kuru bir ezbercilikten öte bir anlam ifade etmez. Ben de size-bir ilahiyat çı olarak- okuma keyfiyetinizi â??sorgulamanızıâ? tavsiye ediyorum.
>bütünü anlama noktasında â??aklın ışığıâ? da yalnızca bir â??pencereâ?dir. Bu ifademizden aklı olumsuzladığımız manası çıkmaz bilakis, bütünü anlama çabasında â??bütün çülâ? bir yöntemin kullanılmasının gereğine işaret vardır. Siz hakikatin bilgisine ulaşmada â??indirgemeciâ? bir tavır sergiliyorsunuz . Oysa â??indirgemeci bir zihniyetâ? ile â??bütünün bilgisineâ? ulaşılamaz.
> â??dinâ? mefhumunu â??kilise dogmalarıâ? bağlamında değerlendirip sonra da kuran ve İncil-leri mukayese etmek metodolojik bir hata olur.
> galileonun beyanı â??dinin bir hakikatiniâ? değil â??kilisenin bir dogmasınıâ? yanlışlamıştır. Ki esasen vakıa şudur; ilk ü ç İncil yunancadır, yunan felsefesi ve mitolojisinden bir takım öğeleri alması da ka çınılmazdır. Yani galileonun başkaldırısı â??esasenâ? aristotelesin â??niteliksel kozmolojisineâ? karşı geliştirdiği â??niceliksel kozmolojiâ? tasavvurunun başarısı-)ır. Ki modern bilim de bu esas üzerine kurulmuştur.
> â??yaradılış inancınıâ?nın â??aklın ışığıâ? ile yanlışlandığı ve â??evrim TEOR İS İâ?nin evrensel kabul gördüğü â??yargınızâ? bence hi ç de â??aklın ışığıâ? ile verilmiş bir yargı değil. Bir defa evrim teorisi sadece bir â??teoridirâ?. Bilimsel olmaktan öte â??ideolojikâ? ve â??mitolojikâ? bir teori. Bunun tartışmasına girmeye gerek yok.eğer kurallara uygun ise sadece şu linki vereceğim, aklı selim ve muhakeme ile â??okumanızıâ? rica ederek;http://www.evrimbelgeseli.com/anasayfa.html
Alıntı
 
 
0 #15 Ziyaretçi 11-11-2008 21:44
ali bardakoglunun inanmayana hakkini teslim etmekle ilgili sozune katiliyorum, ancak bu site bu hakki teslim etme yeri degil.. onlarca site var gidin oralarda tartisin, sitemizde ilahiyatci arkadaslarla sohbet etmek, hasbihal etmek isteriz..

ayrica bir ilahiyatci felsefenin alasini okur diyebilirim, meslek derslerinden cok felsefe dersi okutulur ilahiyatlarda, lutfen ilahiyat mufredatini inceleyin ve oyle konusun..
Alıntı
 
 
0 #14 Ziyaretçi 11-11-2008 06:42
Felsefecilerin Tanrı hakkında yapmış oldukları hakaretamiz değerlendirme lerin varlığı, mütedeyyin ve hassas olan ilahiyat mensuplarının gözüne soka soka bu değerlendirme lerin yapılacağı veya yapılması gerektiği manasına gelmez. Ayrıca bu işi felsefecilerin yapmış olması da o hakarete bir masumiyet kazandırmaz, aksine bu değerlendirme yi yapan kimsenin, (ister felsefeci ister başka bir şey) Allah'tan daha da uzaklaşmasına sebep olur.
Bir kimse müminim, Müslümanım diyor ve Resul'un öğretisine harfiyyen tabi oluyorsa elbette düşüncesi ve düşünme yolculuğu da tabii olarak belli hududlar dahilinde olmalı-)ır. İsmini zikrettiğiniz filozoflardan birisinin "aklın ışığında" fasit teorileriyle dünyanın ifsadına direkt veya dolaylı olarak yol a çtığının bilmem farkında mısnız (bkz. 2. Dünya harbinin arka planındaki ideoloji, gü çlü-zayıf metaforu)? Orta çağ-)a (ki durum pek değişmemiştir, o zaman farklı doğması olan kilise, bugün dünyadan elini eteğini çekmiş, o alanı Allah'a değil de Sezar'a! bırakmıştı ki işin aslı tarih boyunca bu fikri arka plan da kökeninde mevcuttur) Hıristiyanlığın i çinde bulunduğu durum göz önüne alındığında İslam- Hıristiyanlık kıyası yapmanın manasızlığı kabul edilmesi gerekn bir vakıadır.
Mesele, Hakk'a esir olmayı kabul etmek ya da nefsin veya aklın esiri olamyı kabul etmektir. Biz müminler olarak şu emre amadeyiz; Hakiki hürriyet Hakk'a hakiki manada kul olmaktır. Ondan sonradır ki kulun hürriyeti başlar. O'na kul olmak, kainatın biricik yaratıcısının arzularına muğayir iş yapmamayı gerektirir, yani her fiil ve düşüncenin O'nun belirlediği hududlara dahilinde olmasının... Tabi ki Allah'a hakiki manada kulluğu kabul ve tasdik etmeyen ve aşk odunda yanmayanların, yanmak istemeyenlerin bunu anlaması gü çtür Rabbin Kur'an'ında ifade ettiği üzere ... Vesselam...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile