Sizlerden

Çocuk!

News image

Çocuklar meleklerin çeşmesinden su içerler. Ne zaman ki büyürler, Merak ederler bu su nerden ...

İç/im/den

News image

Şekersiz, açık bir bardak çay / Şimdi ellerini süsleyen, Çayın ne kadar sıcak olduğunu / Parmak uçlarında ...

Esintiler - Telâmiz

 Dinler arası diyalog, son zamanlarda en çok duyduğumuz kavramlardan biri. Ama bu kavram üzerinde herkesin ya da büyük çoğunluğun fikir birliği yok.Taraftar olanlarla karşı çıkanlar neredeyse birbirine yakın.İşin garip tarafı bu durum sadece biz Müslümanlar için değil Hıristiyanlar için de geçerli.Yani bizde de taraftar ve karşıtları var onlarda da. Yahudileri ve diğer dinleri saymıyorum çünkü bu mesele daha çok İslam ve Hıristiyanlık arasında konuşuluyor. -Peki bu durum bir çelişki  değil midir? Karşı olanlar bizim için zararlı diyor, taraftar olanlar da yararlı.

Ama her iki görüş de her iki tarafta eşit olarak paylaşılıyor. Bu ortada garip bir durum olduğunu gösteriyor.Dinler arası diyalog İslam için yararlı, Hıristiyanlık için zararlı ise Müslümanların büyük oranda taraftar olmaları, Hıristiyanların ise büyük oranda karşı çıkmaları gerekir.Ya da tersi durumda tam tersi olmalıdır.

Bunun sebebi şudur: Dört tarafın dördü de haklıdır. Nasıl mı?

 Dinler arası diyalog aslında göründüğünden çok farklı bir teşebbüs. Diyalog olursa İslam dünyası Hıristiyanlıkla, Hıristiyan dünyası da İslam la daha içli dışlı olacak, birbirini daha iyi tanıyacak. Önyargı ve kulaktan dolma bilgilerden sıyrılıp karşı dini asıl mensuplarından görüp öğrenecek. Öyleyse bu bir meydan okumadır.

Evet.Dinler arası diyalog tam bir meydan okumadır.İki yiğidin meydane çıkıp hangimiz daha merdane görelim demesidir.

Nitekim Hıristiyan dünyasında bu işe taraftar olanların misyonerlik faaliyetlerini daha rahat yürütebilme gayesinde oldukları görülebilir.En başta misyonun merkezi olan papalığın desteği bunun açık göstergesidir.

Yoksa sözünün Hıristiyanlar üzerinde bu denli etkisi olan papa Müslümanlarla dost olmak istese dört bir yanda Müslümanlara uygulanan zulümlere çok daha etkili biçimde karşı çıkardı.

16.Benedict gibi haçlı zihniyetli bir papa bile bu diyalog işine destek veriyorsa bunun altındaki bit yeniği misyonerlik gayesinden başka bir şey değildir. Zaten bizde karşı çıkanların çoğu da bu korku ile karşı çıkmıyorlar mı?

Diyalog taraftarlarını misyonerliğe hizmet etmekle suçlamıyorlar mı? Görülüyor ki bu iki taraf haklı. Taraf olan Hıristiyanlar dinini yaymak, karşı çıkan Müslümanlar dinini korumak gayesinde. Peki ya diğer iki taraf?

Onlar da madalyonun diğer tarafından bakanlar.Çünkü diyalog madalyonunun iki tarafı var.Yani Hıristiyanlar da İslam dinini daha yakından görüp tanıyacak.

Yakından tanıyınca da önyargılarının ve kendilerine kasıtlı olarak yapılan İslam'ı karalayıcı propagandanın tesirinden kurtulup Hak Din'in güzelliklerini görecek ve bu dine yöneliş artacak. İşte diğer iki taraf ta bu açıdan baktıkları için haklı.

Taraf olan Müslümanlar mensup oldukları hak dinin güzelliklerini bütün dünyaya göstermek ve i'lâyı kelimetullah yapmak gayesinde.Karşı çıkan Hıristiyanlar da zaten dininden uzaklaşmış, Hıristiyanlıkla tatmin olmayan, boşlukta dolaşan gençliğinin İslam'a yönelmesinden korkuyor.

Tabi diyaloğa sırf karşı tarafa olan garezinden ve dost olmak istemeyişinden karşı çıkanlar da azımsanacak miktarda değil.Ama ben bu işe daha derinden bakabilenleri ele aldım.

Bana göre dinimize güveniyorsak diyalogdan korkmamıza gerek yok.Tam aksine İslam'ı tebliğ hepimizin vazifesi olduğuna göre bu işe çok önem vermemiz gerekiyor.

Ama ben bu yazıyı diyaloğu savunmak için yazmadım.Diyaloğa karşı olanların diyalog taraftarlarını karşı tarafın adamı olmaya, ajanlığa kadar varan çok ağır ithamlara boğduklarını görmek beni çok üzüyor.

Bu yazıyı belki onların bakış açısını değiştirebilir düşüncesi ve gayesiyle yazıyorum.

Maalesef Müslümanlar olarak biri birimizle çekişmeyi bir türlü bırakamıyoruz.Bizim gibi düşünmeyeni hemen kötü niyetli, hatta münafık ilan ediaveriyoruz.

Galiba bizim önce kendi aramızda diyaloğa ihtiyacımız var.

 

Murat BIÇAKÇIOĞLU

Din Kült. Ve Ahl. Bil. Öğretmeni

Uludağ İlahiyat / 1998

Yorumlar  

 
+1 #2 Ziyaretçi 15-07-2009 02:37
Bakın tüm Dünyada savaşlar.Neden hep din ayrılıkları.Artık ne dedik, tüm dinler bir araya gelip diyolog içine girip,amentüdek i ittifakımızı pekiştirmeliyiz .Senin dinin batıl benimki üstün düşüncelerinden vazgeçip benzerliklerde buluşmalıyız.Tanrı inancı olduğu sürece hepimiz aynı yerde buluşacağız.O zaman kavgalar bitecek ve hepimiz kardeş olacağız.Amaç dünyaya barış ve kardeşlik tohumlarını serpmektir.Özellikle Büyük Orta Doğu çalışması, Dinler arası diyolog ile paralellik gösterip hizmetlerimize hep beraber hız vermeliyiz.Tanrı sizlerle olsun.
Alıntı
 
 
+1 #1 Ziyaretçi 15-07-2009 02:36
Bakın orta doğuya hiç bir yerde barış sağlanamıyor.Bizler hep birlikte elele vererek bunların üstlerinden gelmeliyiz. Şimdi ne güzel girilen her yerlerde barış gülleri açmaktadır. Bunuda 1969 yıllarında aktif olan dinler arası diyolog , medeniyetler buluşması, dinler bahçesi ve büyük ortadoğu projesi ile pekiştirmeliyiz . Sevgiden hiçbirşey kaybetmeyiz. Bu çalışmalar Vatikan tarafından başlatılmış veya sizler tarafından ne fark eder. İyiliğin seni beni varmıdır. Güzel olan her çalışmanın içinde olmak her uygar toplumun vazifesidir.Sizleri Tanrıya emanet ediyoruz ve diyoloğun meyvelerini en kısa sürede toplamayı bekliyoruz.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile