Pazartesi, 22 Aralık 2008 20:19
İmam-Hatip Liseleriyle ilgili problemler bitmek tükenmek bilmiyor. Katsayı problemi, öğrenci bulamama sorunu, yetersiz kadro ve kalitesiz eğitim seviyesi bu sorunlardan sadece birkaçı. Bu problemlerin sonucu ise dışlanmışlık hissi yaşayan, umutsuz ve mutsuz, geleceği karartılmış on binlerce genç ve çocuğuna din eğitimini nasıl verebilirim, çocuğumu ahlaksızlıktan nasıl kurtarabilirim diye soran binlerce aile…
Katsayı problemi olduğu gibi duruyor. Bir yandan Anadolu İmam Hatip Liseleri kapatılırken bir yandan da İmam Hatip Okulları öğrenci bulamamanın sıkıntısını yaşıyor. Birçok İmam Hatip Lisesi, öğrenci bulamamaktan kapanmış durumda ve birçoğu da kapanmaya yüz tutmuş.
Yarım yüzyıldır bu okullar ve bu okulun öğrencileri, siyasilerin elinde bir hiç uğruna oyalanıp durdu. Bu millet, çocuklarının hem din eğitimi almasını hem de kaymakam, mühendis, avukat gibi meslekleri icra edebilmesini istiyordu. Ama maalesef bu okullar çeşitli tarihlerde siyasi maksatlar için kullanılır oldular. Olan vatandaşa ve çocuklarına oldu. Umudunu yitirmiş, hayata karamsar bakan on binlerce imam-hatipli genç var şimdi. Ne kendi mesleklerini hakkıyla yapabilmekteler ne de başka bir alana yönelebilmekteler. Bu okulda okumak isteyen çocuklar (okumak istedikleri de tartışmalı tabi) ve çocuklarını bu okullarda okutmak isteyen halk, devletten sadece çocuklarına “din eğitimi” vermesini bekliyor, o kadar. Bu kadar basit ve naif bir istek bu kadar yıpratılmamalıydı.
Bu mesele bütün eğitim sisteminin bir parçası olarak kangrene dönüşmüş durumdadır ve bu okullar derhal kapatılmalıdır. En köklü çözüm budur bence. “İmam- Hatip Okulu” projesi artık bitmiştir. Bu okullar ne sağlam bir din eğitimi vermekte, ne memleketin ihtiyacı olan yeterli donanıma sahip imam hatipler yetiştirmekte ne de katsayı meselesi yüzünden ilahiyat dışındaki alanlarda başarılı olabilen öğrencileri topluma sunabilmektedir. Binlerce gencin hayal dünyası, binlerce ailenin beklentileri basit bir hiç uğruna karartılmakta ve mutsuz, umutsuz, gelecek kaygısı taşıyan bir kitle oluşturulmaktadır.
Ayrıca bu okullar ilahiyat fakültelerine yeteri kadar mesleki eğitim almış, fakülte düzeyinde eğitim almaya hazır öğrenciler de yetiştirememektedir. İlahiyat fakültelerinin hazırlık sınıfının kaldırılmasından beri eğitim kalitesinde gözle görülür bir düşüş yaşanmaktadır. İlahiyat fakültesini bitirdiği halde Arapça bilmeyen ilahiyatçıların sayısı bilenlerden daha fazladır ve bu durum hem lisedeki hem de lisans düzeyindeki yabancı dil eğitiminin çok düşük seviyede olduğunun işaretidir. Bu durumda tek çözüm imam-hatip liselerinin kapatılmasıdır. Bu okulların yerine daha kaliteli eğitim veren, müfredatı değiştirilmiş, günümüz dünyasının şartlarına uygun eğitim veren ilahiyat liseleri açılmalıdır. İlahiyat fakültelerinin alt yapısını oluşturacak olan bu okullarda en az iki yabancı dil öğretilmeli ilahiyat fakültelerine giden öğrencilerin zorlanmadan üçüncü, dördüncü yabancı dilleri öğrenmeleri sağlanmalıdır.
İlahiyat fakülteleriyle bütünleşmiş, koordineli eğitim veren ilahiyat liselerinin açılması en doğru seçenektir. Bu liseler sınavla öğrenci almalı ve en az iki yabancı dil eğitimi vermelidir. Gerekirse iki yıl hazırlık okutulmalıdır. Daha sonra ilahiyat fakültelerine lisans eğitimi için giden bu öğrenciler burada daha üst lisans ve lisansüstü eğitim alarak mezun olmalıdır. İmam-Hatip kadroları en az lisans eğitimi alanlara verilmeli, müftülük gibi konumlara da doktora seviyesinde eğitim alanlar getirilmelidir.
Ayrıca din eğitimi sadece imam-hatip okullarında değil bütün devlet okullarında seçmeli olarak verilmelidir. İsteyen çocuğuna ilkokulda Kur’an okumayı öğretebilmelidir. İsterse orta öğretimde başka alanlara yönelebilir ama dinle ilgili derslerini de tamamlayabilir.
Bu, hem halkın “çocuğumu hangi okulda okutmalıyım, din eğitimini nasıl verebilirim” çatışmasını yaşamasının önüne geçecektir hem de devlet görevlerinden biri olan din eğitimini yerine getirecektir.
Ayrıca bu okullar ilahiyat liseleri şeklinde isimlendirilmeli ve sadece imam ve hatip yetiştiren değil, başta bütün soysal bilimlerde olmak üzere hem İslam düşüncesi hem de diğer düşünce alanlarında da kaliteli eğitim vererek meslek uzmanları yetiştirilmelidir. Bu okulların müfredatı ve eğitim şekli değiştirilmedikçe, toplumdan uzak, sosyal ilişkilerde sorunlar yaşayan, ailesiyle ve çevresiyle çatışma yaşayan karakterler ortaya çıkacaktır.
En köklü çözüm bence İmam-Hatip liselerinin kapatılması ve yerine daha kaliteli eğitim veren ilahiyat liselerinin açılmasıdır. Ya sizce?
Yunus Şerifoğlu
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







Yorumlar
başkalarına fetva vermek kolay yada kürsülerden ahkam kesmek ayağın taşa vurursa kalbini yokla bir çok hadis ayet delil getirmek vs.
bir gün okula uğramıştım bir kaçyıl sonra ve bir arkadaşla karşılaştım marmarayı bilenler bilir beşbine civarında öğrenci dışarda oturmaya yer bulamazsınız yazın bile şu andaki durumundan daha canlı olurdu okulun bahçesi vu şunu söyledim o arkadaşa şimdi asistan bir okulda ben beddua ettim bu okula ama bukadarınıda etmemiştim gülüştük sayın yöneticiler ya yorumumu tam yayınlayın yada yayınlamayın rica ediyorum bak bu sefer üslübüm yumuşacık değil mi?
yani demek istedegim bu okulları kapatıp farklı bir isimle acmak birşeyleri değiştirmez,madem değişiklik yapmak istiyorsunuz sisitemi değiştitirn..yoksa bu cabaların refah-fazilet-saadet ü çlemesinden farkı olmaz..
Birilerinin derdi üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir aziz kardeşim. Bunları güzel yazmışsınız ama yemin edebilirim ki, İmam Hatip dernekleri başta olmak üzere kanaat önderleri şiddetle karşı çıkacaktır kapatılmasına! Onlar göbeklerini kaşırlar, size okuldayken gaz verirler (motivasyon ama çlı, yanlış anlaşılmasın), okuldan sonra da emirlerine amade bir asgari ücretli iş çi olabilirseniz kendinizi şanslı hissetmelisiniz dir. Onların çalışkan kızları ve oğulları vardır, onlar yurdışında okutulurlar. Geri kalanlar zaten önemsizdir. Hayatların mahvedilişinin İslâm üzerinden yapılıyor olması daha da bir vahimdir ama önemsizdir.
Keşke kapatılsa.
Anne babanın din eğitimi verme sorumluluğunu çocuk neden hayatıyla ö-)esin?
Yorumlara bakınız; " çok karamsar bakılmış"mış.
Neredeyse hi çbirşey yazılmamış gerek çe olarak kapatılmaya. Sadece anahatlarıyla problemlere değinilmiş, o kadar. Buna rağmen "karamsar yaklaşılmış".
Benim görüşüm şu:
Bu okullardan 1998-2008 arası mezun olan kuşaktan sağlam bir örneklem oluşturup istatistik çıkarılsın. Referandum gibi. Ona göre karar verilsin.
Bu okullardan nemalananlara sorarsanız, daha çoook nesiller BOMBOş YERE yanıp kül edilecekler demektir çünkü.
Bile bile gen çleri mahvedenlerin ahı az değil. İslamcı görünmek ya da laik çi olmak hi ç önemli değildir. Hi ç. Herkes yaptığının karşılığını görecek inşallah. İnşallah. İnşallah.
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için