GEZİyorum
Hayallerin Şehri New York'a Yakından Bakın II![]() New York yemek kültürü açısından da karışık bir şehir. Her türlü yemeği ama özellikle orta-doğu yemeklerini bulmak gayet kolay. Bagel ve Pizza New York denildiğinde akla gelen iki vazgeçilmez. ... |
İlahiyatçı Gözüyle 'Uyumayan Şehir' New York - I![]() Burası New York. Banliyolarla birlikte yaklaşık 21 milyon nufusuyla Amerika’nın en kalabalık şehri. Frank Sinatra’nın meşhur New York şarkısındaki ifadeyle “uyumayan ... |
Perşembe, 05 Temmuz 2007 15:59
İLK DURAK MADABA
Nereye gittiğimizi bilmeden başladığımız yolculuğumuzda yaklasık bır saat sonra kendimizi eteklerinde çöllerle çevrenlenmiş Nebo Dağının doruk noktasında muhteşem bir manzara karşısında bulduk. Bu manzaranın kuru kuruya bir manzara olmadığını, bu tepeden Ürdün Vadisi, ölü Deniz ve Kudüs’u görmenin mümkün olduğunu öğrendiğimizde iyice anladık.
.
Ortodoks Hıristiyanlar buraya bir bazilika inşa etmiş ve bu bazilika
da varlığını gelişmiş bir şekilde korumaktadır. Ayrıca yunan
kitabeleri, çeşitli kalıntılar ve mozaiklerin sergilendiği bir
bölümde yine bu çevrede bulunmaktadır. Buradan sonraki durağımız dağın tepesinde bir lokantaydı. Yemek yiyebileceğimiz bir ortam olduğunu düşünerek içeri girdik. Ancak lokantadaki içkili servis bizim aç kalmamıza sebep oldu. Bizim için üzücü olan Müslüman bir ülkede, bizim göz ardı edilip Müslüman olmayan öğrencilerin içki içmesi için ortam sağlanması ve bunun normal görülmesiydi. Bu olaya tepkisiz kalmayan Türk öğrenciler lokantayı terk edince programı düzenleyenler de hatalarının farkına vardılar. O gün başımızda bulunan Halid Hocamız ve diğerleri Merkezi Lugat’nın müdürüyle bu konuyu görüştüler ve bundan sonra yapılacak gezilerin programı Müslüman öğrencilerin istekleri göz önünde
bulundurularak
tekrar hazırlandı.
Bu
tatsız olaydan sonraki durağımız Protestan Hrıstiyan kilisesiydi.
Sade görüntüsüyle dikkat çeken kilisede piyanoyu gören arkadaşlarımız
kendini tutamadı. Bir yandan yeni bir yer görmenin heyecanıyla patlayan
flaşlar diğer bir yandan piyanodan çıkan korkunç ses…neyse ki
kilise görevlileri anlayışlı çıktı da azar yemeden oradan ayrılmayı
başardık. Ardından hemen karşı caddede bulunan Ortodoks Rum Patrikhanesi’ne
geçtik. Bu kilise diğerinin sade görüntüsüne nazaran oldukça
resimli ve renkli görüntüsüyle dikkat çekti. Ayrıca bünyesinde
barındırdığı mozaik sergisi ve özellikle 6.yy da Ortadoğu kentlerini
gösteren kutsal toprakların harita mozaiği görülmeye değerdi.
Ortodoks
Rum Patrikhanesi’nin diğer bir özelliği ise avlusunda eğitim öğretimin
yapıldığı bir Ortadoks ilköğretim ve lisesinin bulunuyor oluşuydu.
Kız, erkek ve ana okulu kısımlarının bulunduğu binalarda Müslüman
öğrencilerin ders gördüğünü duyunca bir hayli şaşırdık. Yanlış
anladığımızı düşünsek de kütüphanedeki kitaplar durumu gözler
önüne sermekteydi. Gerçekten inanması zor bir durum fakat
maalesef gerçek bu ve kim bilir daha bilmediğimiz daha nice bu şekilde
okullar var. Buraya ilk geldiğimizden beri halkın kendi kültüründen
nasıl böylesine uzaklaştırıldığı ve sahip oldukları karma kültür
ve yaşantının cevabı da burada yatmakta galiba.
Nilufer KALKAN
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için