Ayşe Serra
1986 yılının aralık ayında "Evliyalar Diyarı" Bursa'da dünyaya gelen yazarımız, ilkokulu Ali Osman Gür İlköğretim Okulu'nda birincilikle bitirdi. Yıllarca önünden geçip izlemekle yetindiği Bursa Anadolu İmam-Hatip Lisesi'nde orta okuldan önce bir sene hazırlık okuyup birincilikle mezun oldu. 2004 senesinde de Bursa Anadolu İmam Hatip Lisesi'in lise kısmından mezun oldu. Anadolu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Önlisans Programı'nda okurken aynı zamanda Uludağ İlâhiyat'ta derslere de iştirak etti. Dikey Geçis Sınavı ile geçtiği Ankara Üniversitesi bünyesindeki İLİTAM'a devam ederken özel arapça dersleri aldı ve Ankara İlahiyat'ı başarı ile bitirdi. Çeşitli gazete, dergi ve aylık bültenlerde de yazıları yayımlanan yazarımız halen Marmara Üniversitesi Tasavvuf Ana Bilim Dalı'nda başlamış olduğu yüksek lisansına devam etmektedir.


İtalyan yazar Giovanni Papini, Türkçeye Kaçan Ayna ismiyle tercüme edilmiş kitabının altıncı öyküsünde sorar bu soruyu; Sen Kimsin?
Din görevlileri olarak, kutsal kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’in hâdimliğini yürütüyoruz. Yaşayan bir ahlâk numûnesi olmak, yâni hâlimizle; sözümüzle, kalimizle etkili olduğumuzdan çok daha etkileyici olacaktır.
Benim pamuk salıncağım pembe beyaz bulutların üzerindeydi. Dünyaya geldikten sonra insanların pamuk ipliğinden sanki dayanıksız bir şeymiş gibi bahsetmelerine her zaman şaştım.
Keramet, Allah’ı seven, O’na itaat eden ve O’nun tarafından sevilen veli kullara, yine Allah tarafından ikram edilen olağanüstü hallerdir.
Evet, ‘Güneş, doğudan doğar’. Böyle terennüm etmiş Târık Torun, ‘Işık, doğudan gelir’ diyen Cemîl Meriç’e ithâf ettiği şiirinde. Bu iki tesbît, tabiî ki bilimsel ve fiziksel gerçekliğin ötesinde, teşbîh-i belîğ san’atiyle, insânlığın birikimine sunulan ‘ışığın’ (faydaların) menbâını tebârüz ettiren iki güzîde misâl..
Zamanın birinde verimli bir toprak, cömert bir güneş, göz alabildiğine geniş bir düzlük ve bu düzlükte tohumları yan yana atılmış; farklı özellikleri, başka güzellikleri, yekta tabiatlarıyla, aynı rüzgârda okşanan yapraklarının değişik kokular saldığı Ceviz ve Meşe adlı iki ağaç vardı.
Sabahın ışıkları günaydın diyor penceremden.. Bir esinti dokunuyor sertleşen çehreme...
nden vazge