Pazartesi, 10 Ocak 2011 12:14
Kelime olarak ‘toplamak, okumak bir araya getirmek’ anlamına gelen ‘Kur’ân’ kelimesi, son Hak din olan İslâm’ın kutsal kitabının adıdır.
Biz ‘Hüdâ’ kelimesi üzerinde durmak istiyoruz. ‘Hüdâ’ doğruyu/hakkı gösterme, hidâyet[ii]; doğru yol, kurtuluş yolu[iii]; doğru yolu bulmak, yol göstermek[iv] anlamlarına gelir. Hidâyet, Allah’ın kullarını ilettiği sırât-ı müstakîm yoludur. Yine Allâh-u Te‘âlâ’nın esmâsından bir isim ‘el-Hâdî’ dir. Yâni, hidâyet” eden, doğru yolu gösterendir. Hâdî olan Allah (cc)’ın hüdâ olan Kur’ân-ı bütün insanlara yol göstermektedir. Allah (cc) ‘Ben insanları ve cinleri ancak bana ibâdet etsinler diye yarattım’[v] buyurmaktadır. Bu mesâbede hidâyetü’l-Kur’ân, Rahmân’ın kullarına sunduğu en güzel hedîyedir.
Hüdâ[vi], kulların ana yolda olmasını ister. Bu peygamberimizin yoludur. Hâdî’ye ulaşan yoldur. Tâlî yollara sapmamak için; nefsin, şeytanın ve bizi yoldan alı koyacak her türlü fitnelerden korumak için hüdâ bize yol göstermiştir. Karanlıklarda bir nûr olmuş ve hayâtımızı hidâyet ışığıyla aydınlatmıştır. Okuyanlara, dinleyenlere ve en önemlisi kendisi ile amel edenlere en büyük refîk olmuştur. Akıl sâhibi olan insan, hüdâ vesîlesi ile direkt Hâdî ile muhatap kılınmış ve bu sese kulak verenlere daha da lütuflarda bulunulmuştur. ‘Yâ eyyühe’n-nâs!’ ta‘bîri inanışla ‘Yâ eyyühe’llezîne âmenû’ya dönmüştü
r. Hüdâ bir işârettir ki, bu ma‘nevî semboller kişiyi maksûda ulaştırır. Hüdâ kula dâir her bilginin yer aldığı rahmânî bir sedâdır. Geçmiş milletlerin, ümmetlerin meselleri bile anlatılırken; maksat tarihi anlatmak değil öğüt ve ibret almak için sunulmuştur. Yani yine bizim hidâyetimiz için… Hidâyetü’l-Kur’ân denilince hüdâ’nın dünya ve ahirete dâir bize yeterli bilgi vermesini anlarız. Zorlamadan olması gerekeni yapmamız gerektiğini anlarız. Sevdirerek bizi yanmaktan kurtardığını sadece cennet sevdâsı değil; cemâl aşkını da içimize sundurduğunu anlarız. Kur’ân’ın nasiplileri okurken, işitirken, amel ederken kişiye hidâyet verir. Ve bunun bir örneği; (Hidâyetü’l-Kur’ân ve Misâlihî)
Hz. Ömer 40. Müslüman olan ve İslâm ile şereflenmesi ile dînin kavîyleşmesine vesile olan aşere-i mübeşşereden ve çihâr-i yâr-i güzîn’den bir zât… Adâleti, rikkati, yaşantısı ile hepimize örnek olan bir sahabî (ra)… Ve O’nun hidâyeti… Milyonlarcadan sadece biri ve ilkleri…
İslâm’ın ilk yıllarında, Hz. Muhammed (as)’in dîni teblîğ sırasında Kureyş’in ileri gelenleri tarafından hakkında öldürülme kararı çıkarılmış ve bu görevi Hz. Ömer üstlenmişti. Yolda karşılaştığı şahıs önce kardeşi ve eşine bakması gerektiğini ve onların da Müslüman olduğunu söylemesi üzerine önce kız kardeşinin evine gitmişti. Orada eşiyle Kur’ân okuyorlardı. Tâhâ Sûresi’ni… Sonra da kardeşine vuruşu ve öldürse de dinden dönmeyeceğini söylemesi ve Hz. Ömer’in düşünmesi… Sonrada sem‘ ederek rûhunu titreten o kelâm. Hüdâ’nın sözleri… ‘Tâhâ, Mâ enzelnâ ‘aleyke’l-Kur’âne li-teşkâ; İllâ tezkiraten limen yehşâ….’[vii] İşte o öğüt olan Kur’ân Hüdâ Hz. Ömer’e hidâyet vesîlesi olmuştu. Hz. Muhammed’in yanına gidip Müslümân oldu. Teslîm oldu. Mühtedî oldu. Onu öldürme yolunda Hüdâ vesilesi Hâdî cc hidâyeti ile dirildi. Hidâyetü’l-Kur’ân ile dirilen milyonlarcanın ilklerinden oldu. Hidâyetten Hüdâ hürmetine ayrılmamak du‘âsı ile…
Ayşe Serra
Marmara İlahiyat Yüksek Lisans
[i] Prof. Dr. İsmail Cerrahoğlu, ‘Tefsir Usûlü’ TDV yn, Ankara, 2009; s. 36, 37
[ii] Serdar Mutçalı, Arapça-Türkçe Sözlük, Dağarcık Yn, İst, sf. 939
[iii] Prof. Dr. Erol Ayyıldız, Türkçe-Arapça Arapça-Türkçe Cep Lugati, Ensar Neşr. 12. Basım, 2005, s. 165
[iv] Bekir Topaloğlu, Hayrettin Karaman; Arapça-Türkçe Yeni Kamus, s. 466
[v] Zariyat Sûresi, 51/56
[vi] Hüdâ: Kur’ân
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


Duyan var mı taşların sessiz çığlıklarını
Yöneli
Çıkmıyor avazım haykırsam boşa
Ruhumuz ile bedenimizin bütünleştiği o uzun yolculuktan döndükten, uykumuzu alıp dinlendikten sonra hali hazırda bir sofranın önünde oturuyor buluruz kendimizi. Hiç birimizin sofrası diğerimizin sofrasına benzemez.

Gözlerime çarpan gün ışığı ile birden uyandım, ensemde bir ağrı her zamankinden, 



Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için