Cuma, 05 Haziran 2009 22:27
İslam ve Batı adlı eser yeni basılmıştı. Kitapevinde onu gördüğümde beni çok heyecanlandırmıştı. Zira İslam ve Batı kavramlarına ister birlikte isterse de tek tek nazar edilsin, üzerlerinde zorunlu ve ciddi bir fikir jimnastiğini gerektirir.
Halen geçerli olan ve her birimizin özne olabileceği İslam ve Batı meselesinde-ilişkilerinde her gün onlarca haber, makale vb. çalışmaları müşahede etmekteyiz.
Böyle hayatî bir konuda İbrahim Kalın hocanın -kendi tarihi/kültürel değerlerinin farkında ve batıda yaşamış ve eğitim görmüş birisinin- bir şeyler kaleme alması dikkate değer olmalıydı. Kitabı gözden geçirdikten sonra birçok dostuma tavsiye etmiş olmama rağmen ancak birkaç gün önce okuma bahtiyarlığına kavuştum.
Bir cümle ile ifade edecek olursak, kitabın konusu İslam-Batı ilişkilerinin tarihi seyridir. Konu yatay ve derinlemesine değil dikey ve özet olarak ele alınmıştır. On bölüme ayrılan kitapta, birinci bölüm kavramsal bir tahlil denemesi, akabindeki yedi bölüm İslam-Batı ilişkilerinin tarihi seyri, son iki bölüm de içinde yaşadığımız dönemleri kapsayan çatışma veya bir arada yaşama konusu irdeleniyor. Her bölüm çeşitli örneklerle okuyucuya sunuluyor.
Başlıklar kısaca şöyle:
1. İslam ve Batı – Kelimelerin Büyüsü
2. Üç İslam Algısı – Teolojik, Siyasi ve Kültürel Meydan Okuma
3. İslam ve Bizans – Medeniyetlerin Geçişenliği Sorunu
4. Orta Çağlar – Haçlılar, Skolâstik Düşünce ve Bir Dönemin Sonu
5. Endülüs – Bir Büyük Parantez ve İslam’ın Batı’ya Etkisi
6. Modernliğe Doğru – Reform, Rönesans Yahut “Kaçın Türkler Geliyor”
7. Yeni Bir Dünyanın Eşiğinde – Avrupa Kolonyalizmi, Seyyahlar ve Oryantalizm
8. Kayıp Bir Medeniyet – İslam Dünyası Avrupa’yı ‘keşfediyor’
9. Modern Dünya – Yakınlaşırken Uzaklaşan Dünyalar
10. Gelecek ve Gerilim – Çatışma, Uzlaşma ve Ötesi
Kitabın, yaşadığımız bu dünya ile ilgili derdi olan herkese bir şeyler kazandıracağı inancındayım. Bu eser, bilgi yığını oluşturmaktan uzak, İslam-Batı ilişkilerinin tarihi seyrinin sağlıklı bir şekilde değerlendirilmesi ve bu tarihi mirası dikkate alarak geleceğimizi nasıl kurgulayabileceğimiz hususunda bir çerçeve sunacak faydalı el kitabı mahiyetindedir. Kitabın bir başka özelliği de sıkıcı olmaktan çok uzak, akıcı bir üsluba sahip oluşudur.
Eserin değerini düşürmeyeceğini düşündüğüm bir konuyu da paylaşmak istiyorum; da bazı konularda dipnotların gösterilmemiş olmasıdır.
2007 yılında Türkiye Yazarlar Birliği Fikir Ödülü’ne layık görülen bu eseri samimi duygu ve düşüncelerimle tavsiye ediyorum.
Muhammet Hanefi SULUOĞLU
İslam ve Batı
İbrahim KALIN
İsam Yayınları
186 SH| < Önceki | Sonraki > |
|---|


Duyan var mı taşların sessiz çığlıklarını
Yöneli
Çıkmıyor avazım haykırsam boşa
Ruhumuz ile bedenimizin bütünleştiği o uzun yolculuktan döndükten, uykumuzu alıp dinlendikten sonra hali hazırda bir sofranın önünde oturuyor buluruz kendimizi. Hiç birimizin sofrası diğerimizin sofrasına benzemez.

Gözlerime çarpan gün ışığı ile birden uyandım, ensemde bir ağrı her zamankinden, 


