Salı, 02 Haziran 2009 00:27
Eylemleri İbadete Dönüştürmek
Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurur: “Şaşılır müminin haline ki onun her işi hayırdır. Bu durum da yalnızca mümin için söz konusudur. Şöyle ki onun başına güzel bir iş gelirse şükreder, bu da onun için hayır olur. Onun başına sıkıntılı bir iş geldiğinde ise, o sabreder bu da onun hayrına olur.”1
Bu hadis, Müslümanın her işini ibadete dönüştürmesini emretmektedir. Evet, iman eri, her işini ibadete dönüştürebilendir. Zaten onun her önemli işine besmele çekilir, yani o her işini Allah adına, O’nun ölçüleri doğrultusunda yapar. Başında besmele çekemeyeceği işlerden de uzak durur. Zira besmelesiz işler murdardır, günahtır, haramdır, mümine yakışmaz. Çünkü mümin, Allah için var olan ve varlığını Allah’a adayan kimsedir. “Doğrusu bizler Allah içiniz ve O’na döneceğiz.”2Yolculukları İbadete Dönüştürmek
Bu meyanda sürekli hareket halinde olan insanın, hayatında önemli bir yer tutan yol/yolculuk da müminin hayatında ibadete dönüşmelidir. Şöyle ki iman eri, asla anlamsız ve amaçsız yolculuklara çıkmaz. Onun yolculukları Allah içindir ve Allah yolundadır. Zira o, ya helalinden rızık kazanmak için yola çıkar yahut hac ve umre ibadetlerini yerine getirmek için yola çıkar yahut ilim uğruna yolculuklara çıkar yahut Kur’ân’ın; “yeryüzünde gezin dolaşın da ibret alın” emirleri doğrultusunda yolculuk yapar yahut cihat için/İslam’ı yaymak ve İslam’a davetin önündeki engelleri /fitneyi kaldırmak için yola çıkar veya onun yolculuğu ölü yahut dirileri ziyaret içindir. Müslüman’ın dinlenmek için gezisi de yüce Allah’ın Kâinat Kitabı’ndaki ayetlerini okuyup anlamaya yöneliktir.
Kur’ân bu yolculuk türlerinin hepsine işaret edilmiştir:
“Allah'tan lütfunu isteyin; şüphesiz Allah her şeyi bilmektedir.”3 “Namaz kılınınca artık yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan/rızkından isteyin. Allah'ı çok zikredin; umulur ki kurtuluşa erersiniz.”4
“Allah bilmektedir ki, içinizde hastalar bulunacak, bir kısmınız Allah'ın lütfundan/rızkından aramak üzere yeryüzünde yol tepecekler, diğer bir kısmınız da Allah yolunda çarpışacaklardır.”5
“Yeryüzünde gezin de görün, inkâr edenlerin sonu nasıl olmuştur!”6
“Haccı ve umreyi Allah için tam yapın.”7 “İnsanlar arasında haccı ilân et ki, gerek yaya olarak, gerekse nice uzak yoldan gelen yorgun argın develer üzerinde, kendilerine ait bir takım yararları yakinen görmeleri, Allah'ın kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine belli günlerde Allah'ın ismini anmaları (kurban kesmeleri için) sana (Kâbe'ye) gelsinler.”8
“Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”9
“Yeryüzünde gezip dolaşın da, Allah ilk baştan nasıl yaratmış bir bakın.”10
“Göklerde ve yerde neler var, bakın da ibret alın!”11
Tevbe suresi 112. ayette geçen “es-Sâihûn” kavramı oruç tutanlar, gaziler, ilim yolcuları ve muhacirler olarak anlaşılmıştır.12 Yüce Allah, bu sınıflara giren herkesi övmüş ve onlara müjdeler sunmuştur.
Yolda Kalarak Yola Devam Etmek
Tüm bu ayetlerinde yüce Rabbimiz, bizlerden gezip dolaşmamızı istemiş, yeryüzünde gezip
dolaşabileceğimiz imkânlar lütfetmiş, yapacağımız yolculukların amaçlarını da açıklamıştır.
Bu yüzden bu yolculukların hangisi olursa olsun, yolculuklar Allah’ın ölçüleri doğrultusunda gerçekleşmelidir. Mümin, haram olan günah yolculuklarına çıkmadığı gibi, çıktığı yolculuk esnasında günahlara bulaşmamaya özen gösterir. Özellikle günümüz şartlarında yolculuğun riskli olduğunun şuurunda, yolculuk sırasında işlediklerinden de hesaba çekileceğinin bilincinde, her zaman ölümün gelebileceği düşüncesiyle, mukîm olduğu zamanlardan daha fazla ibadet ve taatlerine dikkat eder, günahlara düşmemek için azami gayret eder.
Zaten Müslüman’ın yolculuğu dua ve namaz ibadetiyle başlar, yolculuk esnasında kılacağı namazlar ve çeşitli vesilelerle yapacağı dualarla devam eder. Yolculuk dönüşü yine namaz ve dua ile yapılan yolculuk değerlendirilir ve en güzel şekilde sonlandırılır. Buna göre namaz ve dua ile başlayıp yine namaz ve dua ile bitecek olan yolculuk, namaz ve dua doğrultusunda geçmelidir.
Yolculuğu İslam’ın ölçüleri çerçevesinde gerçekleşen Müslüman’ın bu eylemi ibadete dönüşür ve işte o zaman yapılan yolculuklar Kur’ân’ın onlarca ayetinde geçen Allah yolunda/fî sebilillah13 tabirinin içerisine girer. Kur’ân’ın fî sebilillah kavramı, çok geniş kapsamlı bir kavramdır. Sözgelimi müfessirler zekât ayetinde geçen “Fî sebîlillah”14 kavramının içerisine Allah yolunda savaşa çıkanlar, hac ve umre ibadeti için yola çıkanlar15 ve ilim yolcularının girdiğini söylemişlerdir. Râzî, ayetteki bu ifadeyi yalnızca savaşçılara has kılmanın doğru olmadığını, Allah yolunda savaşa çıkanlar başta olmak üzere tüm hayır işlerine şamil olduğunu söyler.16 O zaman yolculuk sırasında karşılaşabileceği kaza ve belalar onun Allah katındaki derecesini artırır, yolculuk esnasında söz konusu olabilecek bir ölüm hadisesi de onun için Allah’ın izniyle şahadete dönüşebilir. Nitekim bu konuda rivayetler de vardır.
“Allah yolunda kim bir yürüyüşe çıksa, bu yolda kendisine isabet eden her toz, kıyamet günü miske dönüşür.”17
O halde yoldan çıkmadan, yoldan sapmadan, yolda kalarak yolculukların adamı olalım ki, o yolda, O’nun yolunda gelebilecek olan ölüm bizim için şahadet rütbesi olsun. İşte yola çıkanlar bunun için çıksınlar, yürüyenler bunun için yürüsünler ve O’nun yolunda ilerleyerek, o yolda pişerek yola baş koysunlar! Zira Necip Fazıl’ın da ifade etti gibi, yol da O’nundur, varlık da O’nundur, gerisi ise yalnızca angaryadır.
Prof. Dr. Ali Akpınar
1 - Münavî, Feyzü’l-Kadîr, IV, 302 (Ahmed b. Hanbel).
2 - 2 Bakara 156.
3 - 4 Nisa 32.
4 - 62 Cuma 10.
5 - 73 Müzzemmil 20.
6 - 3 Alu Imran 137, 16 Nahl 36, 27 Neml 69..
7 - 2 Bakara 190.
8 - 22 Hac 27-28.
9 - 9 Tevbe 41.
10- 29 Ankebut 20.
11- 10 Yunus 101.
12- İbnü’l-Cevzî, Zâdü’l-Mesîr, III, 506.
13- 2 Bakara 154, 190, 195, 217, 244, 246, 261, 262, 273…
14- 9 Tevbe 60.
15- Kurtubî, el-Câmi’, VIII, 185-186.
16- Râzî, Tefsîr, XVI, 113.
17- Münavî, Feyzü’l-Kadîr, VI, 134 (İb Mâce).
| Sonraki > |
|---|


Duyan var mı taşların sessiz çığlıklarını
Yöneli
Çıkmıyor avazım haykırsam boşa
Ruhumuz ile bedenimizin bütünleştiği o uzun yolculuktan döndükten, uykumuzu alıp dinlendikten sonra hali hazırda bir sofranın önünde oturuyor buluruz kendimizi. Hiç birimizin sofrası diğerimizin sofrasına benzemez.

Gözlerime çarpan gün ışığı ile birden uyandım, ensemde bir ağrı her zamankinden, 



Yorumlar
hocam elinize zihninize sağlık. iyisinizdir inşallah.sizin bu tür çalışmalarınızı vaaz formatında kullanabilmek için e mailimize yollamanız mümkün mü?mucur a geçici görevlendirme ile murakıp-vaiz vs gibi görevler yapmak üzere gideceğim inşallah. ramazan sonunda...
saygılarımla
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için