Tarihten Günümüze Tefsir Usulü ve Kur’an İlimleri
Kur’an ve Tefsir alanında çalışan uzmanlar için oldukça önemli açılımlar sağladığı muhakkak olan bu toplantıların biri de Kur'an ve Tefsir Akademisi adı altında Istanbul’da 18–23 Ağustos 2008 tarihleri arasında İlim Yayma Vakfı’nın destekleriyle Vakfın Vefa Misafirhanesi toplantı salonlarında gerçekleştirildi. “Tarihten Günümüze Tefsir Usulü ve Kur'an İlimleri” başlığını taşıyan toplantının temel amaçları tertip heyeti tarafından şu şekilde ortaya konmaktadır:
1. Türkiye’de Kur’an ve tefsir üzerine araştırmalar yürüten genç akademisyenlerin akademik çalışmalarını teşvik etmek ve desteklemek ve bu hedef çerçevesinde genç akademisyenleri alanın öncü, tecrübeli isimleri ile bir araya getirip bilgi ve tecrübelerinin genç nesle aktarımını sağlamak. Doktora çalışmalarının akademik hayatta en önemli aşamaların başında geldiği gerçeğinden hareketle, bu program özellikle genç katılımcıların doktora çalışmalarını akademik bir ortamda tartışma imkânı sağlayarak çalışmanın olgunlaşmasına yardımcı olmak.
2. Akademisyenlerin kendi aralarında bilgi paylaşımını kolaylaştırmak ve akademisyenlerin birbirlerinin çalışmalarından haberdar olunmasına vesile olarak yeni konular hakkında güncelleme yapmalarına imkân sağlamak.
3. Akademi vesilesiyle Kur’an ve tefsir alanında özel bir konu çerçevesinde tebliğ ve müzakereleriyle derinleşmek, elde edilen verileri kitaplaştırmak suretiyle Kur’an araştırmalarına katkıda bulunmak.
Bu programın özellikle Doktora tez aşamasında olan doktora öğrencilerini ve henüz doktorasını tamamlamış akademisyenleri öncelikli olarak programın hedef kitlesi içine almasından ve onların çalışmalarını teşvik etmeyi hedefleri arasına koymasından da anlaşılacağı gibi program diğer toplantılardan bu yönüyle ayrılmaktadır. Bu özelliği ile program formatı itibariyle tebliğlerin sunulduğu mini bir sempozyum, Tefsir Anabilim dalı ile öteki anabilim dalları akademisyenlerini kaynaştıran disiplinler arası küçük bir kurultay hatta belli bir konuyu çözüme kavuşturma amaçlı bir çalıştay özelliklerinin hemen hepsini barındırmaktadır. Fakat “Kur’an ve Tefsir Akademisi” adından da anlaşılacağı gibi program genç akademisyenlerle tecrübeli hocaları buluşturan bir akademik ortam, bir seminer ve ders meclisi olarak tasarlanmıştı. Bu özelliğinden dolayı tebliğler ve verilecek seminer notları programdan önce tüm katılımcıların okuması ve müzakereye hazırlanması için çoğaltılmıştı.
Kur’an ve Tefsir Akademisinde tartışılan temel konular şunlardır: Tefsir Usûlü kavramı, kavramın tarihsel gelişimi, erken dönem kaynakları, sınırları ve muhtevası, Tefsir Usûlü’nün diğer bilim dallarıyla bağlantısı, Klasik ve Yeni Tefsir Usûlü Metot/Metotları, Ulûmu’l-Kur’ân kavramının tarihsel gelişimi ve kaynakları.
Akademinin ana konusu Kur’an ilimleri ve Tefsir usulü çerçevesinde olmakla birlikte, Kur’an ve Tefsir ilmine yönelik diğer disiplinlerin katkılarına da yer verilmiş olduğu görülür. Nitekim katılımcı profilinden de anlaşılacağı gibi Tefsir anabilim dalı elemanlarının tebliğlerinin yanında İslam Hukuku, Arab Dili ve edebiyatı, Hadis anabilim dalı uzmanlarının Kur’an ilimleri ve tefsirine yönelik çalışmalarına da yer verilmek suretiyle akademiye “Kur’an ve Tefsir” merkezli olmak kaydıyla disiplinler arası bir perspektif kazandırılmaya çalışıldığı gözlenir.
Programda sunulan tebliğler şu şekildedir:
Birinci gün 18.08.2008 Pazartesi açılış konuşmalarının ardından Prof. Dr. Lütfullah Cebeci başkanlığında Prof. Dr. Mevlüt Güngör ve Prof. Dr. Zeki Duman’ın katıldığı bir panel yapıldı. Kur’an üzerine genel konuşmaların yapıldığı ve genele açık olan bu açılışın ardından öğleden sonra program sadece katılımcıların yer aldığı normal akışına geçti. Öğleden sonraki otorumda Prof. Dr. Lütfullah Cebeci “Geleneksel Tefsir Usulü ve Yeni Usul Arayışları” Doç. Dr. İbrahim Görener “Tefsir Usulü ve Kur'an İlimlerinin Tefsir Yöntemi Açısından Değerlendirilmesi” başlıklı tebliğlerini sundular.
İkinci gün 19.08.2008 Salı
Doç. Dr. İsmail Çalışkan“İlk Tefsir Usulü Kaynakları Üzerine Bir Tetkik -Abdullah b. Vehb (Ö. 197/812) Ve Muhâsibî (ö. 243/857) Örneği”
Ali Bulut “Türkiye 'de Tefsir Usulu Literatürü ve Tartışmalar”
Mehmet Demirci “Tefsir Usulünün Temellendirilmesi İhtiyacı”
Süleyman Karacelil “Tefsir Usulünün Yapısı ve İşlevi”
Nur Ahmed Kurban “Mekke Tefsir Ekolünün Ulûmu'l-Kur'an (Kur'an İlimleri) İle İlgili Görüşleri”
Üçüncü gün 20.08.2008 Çarşamba
Prof. Dr. Zeki Duman “Kur’an-ı Kerim’de Neshe Delil Gösterilen ve Mensuh Addedilen Ayetlerin Mana Yönünden Yeniden Gözden Geçirilip Değerlendirilmesi”
Doç. Dr. Gıyasettin Aslan “Tefsir Usulünün Fıkıh Usulünden Arındırılması Gerektiğine Dair”
Dr. Burhan Baltacı “Tefsir Usulünün Yeniden İnşasına Fıkıh Usulünün Katkısı -Şâtıbî Örneği-”
Doç. Dr. Ömer Kara “el-Furuku'l-Luğaviyye'nin Bir Kur'an İlmi Olma İmkânı Üzerine ”
Mustafa Karagöz “Vücûh ve Nezâirin Terimleşme Süreci -'Nezâir'in Eşanlamlılık Olarak Tanımlanması Sorunu-”
Dördüncü gün 21.08.2008 Perşembe
Prof. Dr. Ömer Dumlu “Konulu Tefsir Bir Usul Sayılabilir mi? Ve Bunun Kur'an'ı Anlamaya Katkısı”
Prof. Dr. Ali Bakkal “Kur'an'ın Anlaşılmasında Siyak-Sibakın Önemi”
Doç. Dr. Bilal Gökkır “Meryem Suresi Örneğinde Sure Çalışmaları: Yapısal Bir Yaklaşım”
Dr. Hasan Yılmaz “Semantik Analiz Yönteminin Kur'ân'a Uygulanmasına Dair Bazı Mülâhazalar”
Dr. Necmettin Gökkır “Tefsir Usulünde “Lafız-Mana” İlişkisinin Tespiti”
Beşinci gün 22.08.2008 Cuma
Prof. Dr. Said Şimşek “Yaygın Halk Kültürünün Tefsir Üzerindeki Etkileri”
Dr. Harun Öğmüş “Kur'an Yorumunda Şiirin Yeri (2. Asır Çerçevesinde)”
Salih Kesgin “Ayetleri Anlamada Hadisleri Yanlış ya da Eksik Değerlendirmenin Etkisi”
Dr. Ali Bulut “Filolojik Tefsirle Rivâyet Tefsirinin Buluşma Noktası: Zeccâc'ın Meani'l-Kur'ân'ı”
Dr. Muhammed Abay “Yeni Bir Tabakâtü'l-Müfessirîn Denemesi”
Toplantı öğleden sonra Prof. Dr. Zeki Duman’ın başkanlığında Prof. Dr. Said Şimşek, Doç. Dr. Ömer Kara, Dr. Necdet Yılmaz ve Dr. Necmettin Gökkır’ın kapanış konuşmaları ve değerlendirmeleri ile son buldu.
Doç. Dr. Bilal Gökkır
| Sonraki > |
|---|


İtalyan yazar Giovanni Papini, Türkçeye Kaçan Ayna ismiyle tercüme edilmiş kitabının altıncı öyküsünde sorar bu soruyu; Sen Kimsin?
Din görevlileri olarak, kutsal kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’in hâdimliğini yürütüyoruz. Yaşayan bir ahlâk numûnesi olmak, yâni hâlimizle; sözümüzle, kalimizle etkili olduğumuzdan çok daha etkileyici olacaktır.
Benim pamuk salıncağım pembe beyaz bulutların üzerindeydi. Dünyaya geldikten sonra insanların pamuk ipliğinden sanki dayanıksız bir şeymiş gibi bahsetmelerine her zaman şaştım.
Keramet, Allah’ı seven, O’na itaat eden ve O’nun tarafından sevilen veli kullara, yine Allah tarafından ikram edilen olağanüstü hallerdir.
Evet, ‘Güneş, doğudan doğar’. Böyle terennüm etmiş Târık Torun, ‘Işık, doğudan gelir’ diyen Cemîl Meriç’e ithâf ettiği şiirinde. Bu iki tesbît, tabiî ki bilimsel ve fiziksel gerçekliğin ötesinde, teşbîh-i belîğ san’atiyle, insânlığın birikimine sunulan ‘ışığın’ (faydaların) menbâını tebârüz ettiren iki güzîde misâl..
Zamanın birinde verimli bir toprak, cömert bir güneş, göz alabildiğine geniş bir düzlük ve bu düzlükte tohumları yan yana atılmış; farklı özellikleri, başka güzellikleri, yekta tabiatlarıyla, aynı rüzgârda okşanan yapraklarının değişik kokular saldığı Ceviz ve Meşe adlı iki ağaç vardı.
Sabahın ışıkları günaydın diyor penceremden.. Bir esinti dokunuyor sertleşen çehreme...
nden vazge


Yorumlar
13 Yıllık bir Kur'an mesaisi sonunda kafamda oluşan bilgi birikimini bir sistem dahilinde web sitesine dönüştürdüm.
Kısaca sistem şöyle.Ayetlere farklı bakış a çılarıyla sorular yönelterek yine Kur'an'dan cevaplar vermeye çalıştım.
şu ana 20.000 soru ve 680.000 cevap bulunmakta.
İncelemeniz dileğiyle.
www.kuranasorunca.com
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.