Cuma, 01 Mayıs 2009 00:55
Bir masal anlatayım size…
Hikaye bu ya, aklı, oyundan çıkarmışlar ve bütün beşeri duyguları da… Hiç kimse oyunun gidişatı hakkında bir bilgiye sahip değilken yönetmenlik koltuğunu şeytan suretli cambazlar kapmış.
Oyunun esiri olan oyuncular, ne oyundan çıkmaya takat getirebiliyorlar, ne de oyunun bitmesine razı gelebiliyorlarmış. Aslına bakarsanız uyuşturulmuş gibi görünen oyuncular, panzehiri de içlerinde taşıdıklarından habersiz bir halde öylece dolanıp duruyorlarmış sahnede.
Kimsenin kimseye eyvallahının olmadığı bu oyun bir ömür sürmeye bedelken, oyuna katılmanın hayra işaret olmadığının idrakinde olan üç beş kişi, eşyalarını da toplayıp dağlarda buldukları mağaralara çekilmişler.
Bu idraki diğerlerine anlatmaya çalışsalar da muhataplarının anlama gayreti karanlıklara yem olmuş.
Tek gözlü deccal de bu oyunda oyunculara tesir etmekle birlikte onların oyuna kapılmalarında bir vesile, bir yardımcı görevini üstlenmiş.
Alan memnun, satan memnun bir halet-i ruhiyeyle oyun oynana gelmiş yıllarca.
İctimai huzur (ki masalda ne işi var demeyin) gaib olmuş, herkes birbirinden haberdar olmayı çok görmüş, zalimler zulmünden ötürü tapınılacak bir mevkie yükselmiş, şaklabanlar zulümleri yaymakta yarışır olmuş, kahinler mutluluk hayalleriyle kandırdıkları oyuncuların rehberliğini üstlenmiş…
Hurafeler satış rekorları kırarken hakikatler o diyarlara küsüp uzaklara doğru yelken açar olmuş.
Şunu ifade etmeli ki hikayenin sonunu yazar da dâhil hiçbir kimse bilmemekle beraber, sonunu kestirmek de açıkça zormuş.
O halde siz deyin ki neden anlattın bu hikayeyi. Şu sebeple anlattım; olur ki okuyucu arasında bir oyuncu vardır da oyunun dışına çıkmak ister, sobelenmeyi göze alarak.
Önüm arkam sağım solum; sobe!
Mehmet Nişancı
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


Duyan var mı taşların sessiz çığlıklarını
Yöneli
Çıkmıyor avazım haykırsam boşa
Ruhumuz ile bedenimizin bütünleştiği o uzun yolculuktan döndükten, uykumuzu alıp dinlendikten sonra hali hazırda bir sofranın önünde oturuyor buluruz kendimizi. Hiç birimizin sofrası diğerimizin sofrasına benzemez.

Gözlerime çarpan gün ışığı ile birden uyandım, ensemde bir ağrı her zamankinden, 



Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için