(Anlatmak istediğimizi mizah ile anlatalım dedik sayın okuyucu. Velhasıl bu bir mizah yazısıdır. Amma yerinde güldürmek, yeri geldiğinde de düşündürmek için yazıldı. Gülmeyince güldürmüyor diye laf etmeyesin. Vesselam.)
Huuu!
Bazılarının edebiyatı güçlü olurmuş efendim. Bir de halk sanatlarında yeteneği varsa o kişinin ne ala bir durum olur bu. Halk sanatı derken çene çalma, laf tepme, ortamı kızıştırıp hemen ardından türkü çığırma gibi hususları kastediyoruz biraz.
Velhasıl-ı kelam, isimler üzerine edebiyat yapalım istedik. Amma burada yapılacak olan bu edebiyat, istiareli, teşbihli, telmihli falan değil. Dalga edebiyatı efendim. Siz anlarsınız onu. Daha uzatmaya gerek yok. Olayı saygıdeğer halkımızın anlayış güzelliğine bırakmak da fayda görüyorum.
Şimdi isimlerden seçmeler yaparak giriş yapacağımız edebiyat yazımızda, akıllıların ve delilerin bakış açılarını kullanacağız; sonuçta edebiyat halkın ihtiyacı. Bütün kesimleri kaplamalı. Başlıyoruz. Bu arada unutmadan söyleyelim, ele alacağımız isimler sizin, annenizin, babanızın ya da çocuğunuzun olabilir. Ama bu hiçbir şey değiştirmez sayın okuyucu. Biz yine de söylemeliyiz çünkü.
İsim 1: Aleyna
Anlam: Bizim üzerimize olsun.
1.Yorum: Bu tarz saçma sapan, hiçbir şey ifade etmeyen isimler, verildikleri kişilerin ruh hallerini etkilerler. Yüce ve faziletli anlam taşıyan kelimeler varken sırf moda olduğu için saçma şeylere yönelmek pek akıllıca değil. Hele ki isim gibi önemli bir konuda.
2.Yorum: Günlerden bir gün çocukları okula yollamak için kurduğu saati uykulu olduğu için farkında olmadan kapatır. Servisin gelmesine on dakika kala uyandığında işler karışmıştır. Aleyke, Aleyküm, Aleyna, Aleykünne kalkın. Hadi çocuklar çabuk. Aleyke dişlerini fırçala. Fırçaladım anne. O halde Aleyna sen fırçala. Ben de fırçaladım anne. Aleyke sen fırçala öyleyse. Bana söylemiştin zaten anne. Her halde Aleyküme fırçala diyecektin. Of of of. Sizin adınızı Aleyknakekümakünne koyanda kabahat. Koymaz olaydım. Aleykünne sen de mi gülüyorsun halime evladım. Gülün gülün adınızı eyyünakekümakünne ile değiştirirsem görürsünüz.
İsim 2: Ajda
Anlam: Filiz, sürgün. Çok genç.
1.Yorum: Böyle bir ismim olsun istemezdim. Oldukça hoşa giden isimlerden biri olsa da hiçbir şey ifade etmiyor. İnsan gibi değerli bir varlığı, filiz ve sürgün anlamına gelen bir kelime ile isimlendirmek pek basitçe bir kullanım. İnsan bu kadar değersiz olamaz.
2.Yorum: Anne bugün Türkçe kitabında senin ismin olan Ajda’nın eş anlamlısını soruyorlardı. Ben önce Pekkan diye cevap verdim ama sonra sildim. Pekkanı silince filiz diye cevapladım. Öğretmen: “Aferin evladım. Peki, Filiz ne demek” dedi. Ben de: “Argoda yerden bitme diye bir şey var onun gibi bir şey öğretmenim” dedim. İyi demiş miyim anne? Beni çok seviyorsun değil mi benim yerden bitme anneciğim? Çünkü ben çok akıllı bir çocuğum. Her şeyi bilebiliyorum.
İsim 3: Asena
Anlam: Dişi kurt, güzel kız.
1.Yorum: Kızım olacaksa ne kurt isimli olsun ne ceylan isimli. Hayvanlar familyasından isimlere karşıyım sayın halk adamı, saygıdeğer okuyucu. İnsan, kendine güzel koktuğu, kendine has rengi olduğu, âleme anlam kattığı için çiçek familyasından isim verir. Bunu anlarız amma sivri burunlu, çirkin sesli, etçil, vahşi bir hayvanın ismini niye verir? Bunu anlamayız.
2.Yorum: (Uuu… U… Uu… Uuuuuuuu… Asenaaa… Gel buraya benim bir tanecik kurdum. Güzel kızım geh geh… Kapıdan geçen sıradan vatandaşın biri ismin tesiri ile dile gelir ve konuşur: “Bu da nesi ya. Ne zaman hayvan isimleri insanlara verilir oldu da bizim haberimiz yok. Ben de şöyle Aslan isimlerinden birini alsa mıydım ki? Mesela Sanskritçe’de Aslan ne demekse onu almak güzel olurdu her halde? Ya da Latince Aslan! Ağzım bir karış açık kükrer dururdum sağa sola karşı. Fena mı olurdu?”
İsim 4: Azra
Anlam: Üstünde hiç yürünmemiş kum.
1.Yorum: Okyanus, ova, dağ, bayır, ağaç gibi görümünü belli hayallere sebep olsa da estetik olarak insana yakışmayan tabiat unsurlarının insana verilmesi biraz kel alaka. Ya da bu isme daha yakışan tabiriyle “kum alaka”.
2.Yorum: Kum deyince aklıma cam geliyor. Saat geliyor. Çevir çevir aksın misali saatler yani. Ispanak geliyor. Kıvırcık salata bir de.
Şimdi birden yani aniden düşündüm de üstünde yürünmemiş kum var mıdır ki? Peki, bu kelimeyi alıp isim diye kullanacak kum zekâlı var mıdır? Vardır diyorsanız vardır efendim. Azra olmak yaban olmak gibi bir şey geliyor bir taraftan da. Ayak basmaz, göz görmez, kervan geçmez bir uzaklık. Peh bir isim işte bu azra.
İsim 5: Hıncal
Anlam: Öç-al
1.Yorum: Alınacak öcü olanların, öçlerinin alınması için kendi yapamadıklarını oğullarının yapması psikolojisi ile çocuklara verilmiş olma ihtimali olan bir isim.
2.Yorum: Almak ya da almamak; belki de bütün mesele bu. Vermek yoksa işin içinde, biz kaçarız yantiri yantiri. Hem alacaksın hem de aldığın öç olacak. Hafazanallah Hıncallardan.
Ve bize eyvallah; isminizle kalmak ya da kalmamak (değiştirmek yani, anlayan işte canım) işte bütün mesele bu. İsminizle yaşamak ya da yaşamak işte bütüne eklenen bir mesele de bu.
Ahmedî isimlerle isimlenin inşallah değerli okuyucu.
Necla Ceyhan
| Sonraki > |
|---|


İtalyan yazar Giovanni Papini, Türkçeye Kaçan Ayna ismiyle tercüme edilmiş kitabının altıncı öyküsünde sorar bu soruyu; Sen Kimsin?
Din görevlileri olarak, kutsal kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’in hâdimliğini yürütüyoruz. Yaşayan bir ahlâk numûnesi olmak, yâni hâlimizle; sözümüzle, kalimizle etkili olduğumuzdan çok daha etkileyici olacaktır.
Benim pamuk salıncağım pembe beyaz bulutların üzerindeydi. Dünyaya geldikten sonra insanların pamuk ipliğinden sanki dayanıksız bir şeymiş gibi bahsetmelerine her zaman şaştım.
Keramet, Allah’ı seven, O’na itaat eden ve O’nun tarafından sevilen veli kullara, yine Allah tarafından ikram edilen olağanüstü hallerdir.
Evet, ‘Güneş, doğudan doğar’. Böyle terennüm etmiş Târık Torun, ‘Işık, doğudan gelir’ diyen Cemîl Meriç’e ithâf ettiği şiirinde. Bu iki tesbît, tabiî ki bilimsel ve fiziksel gerçekliğin ötesinde, teşbîh-i belîğ san’atiyle, insânlığın birikimine sunulan ‘ışığın’ (faydaların) menbâını tebârüz ettiren iki güzîde misâl..
Zamanın birinde verimli bir toprak, cömert bir güneş, göz alabildiğine geniş bir düzlük ve bu düzlükte tohumları yan yana atılmış; farklı özellikleri, başka güzellikleri, yekta tabiatlarıyla, aynı rüzgârda okşanan yapraklarının değişik kokular saldığı Ceviz ve Meşe adlı iki ağaç vardı.
Sabahın ışıkları günaydın diyor penceremden.. Bir esinti dokunuyor sertleşen çehreme...
nden vazge


Yorumlar
Üncelikle şunu belirtmeliyim ki söylemlerini zde bahsettiğiniz isim ahlakı bozulması konusuna deyinilmesini elbette yerinde bir mü-)ahele olarak değerlendirme kteyim ve tüm arkadaşların bu şekilde değerlendirdi ğini düşünüyorum. Ancak dediğim gibi; bu konuyu işlerken izlenen metod; şayet isimlerin verilip manaları yazılması ve bunların isim olarak uygun kelimeler olmadığı izah edilmesi veya başka bir tarzda ama kimseyi alaya almadan veya rencide etmeden işlense idi zaten başlıkta da dediğim gibi yine Tebrikler! diyerek bir yorum yapardım.
Ancak "olduk ça güzel anlatmış" demenizden anlıyorum ki; sizler de yazının alaycı i çeriğinin ismi ge çen kişiler üzerinde nasıl bir his uyadıracağını, ya empati kurmadığınızdan ya da kuramadığınızdan kavrayamamışsınız. Tasvip ettiğiniz ve güzel diye nitelediğiniz bu anlatım tarzının mezkur isimlere sahip olanları nasıl etkileyeceğini sizin de hissetmenize yardımcı olmak isterdim ancak isminiz sahabe ismi olduğundan bunda beis görüyorum. Bu yüzden iş size düşmekte. Empati yapmayı deneyerek, o isimlerden birine sahip olduğunuzu düşünerek bu yazı-)an nasıl etkileneceğinizi bir hissetmeye çalışın.
Ama tekrar söylemekte fayda var; işlenmek istenen konu elbette önem arzetmekte olup ciddiyetini inkar etmemekteyim. Bu konuyu gündeme taşıma girişiminden dolayı da yazarımıza teşekkür ederim. Ama şu da unutulmamalı-)ır ki "yazar" sıfatına haiz bir kişi onun hatadan müstağni olduğunu ifade etmez. Hatalar her insan i çindir. Amacım buradaki hatayı düzeltmek ve yazılarda kimi insanların gülmesine sebep olacak olsa bile diğer yandan kimi insanları (bunlar isterse azınlık olsun) kıracaksa, bu tarz yazılardan ka çınmamız gerektiğini dile getirerek bu hataların tekrar etmemesini sağlamaktı. Velhasıl yazarımızdan bu hassasiyetle nice yazılar beklemekteyiz.
vesselam.
dikkat edilecek durum kişilerin isim koyarken onları güzel isimlerden se çmeleri.
ancak güzellik görecelidir, birileri aslan'a benzetmek maksadiyla aslan ismini koyar yavrusuna, digeri bunu hayvan olarak telakki edebilir.
aleyna, uzerimize olsun isminden, guzellik, barış, mutluluk, esenlik üzerimize olsun. evladımız bizim başımız gözümüz üzerine olsun. manaları kastediliyor olabilir.
ancak sadece kisinin guzeli arama niyeti olmasi yetmez kalbinde. milletin diline dusecek isimlerden de sakinmasi gerekir guzel bile olsalar.
nasreddin hocanin "eyup" ismini zamanla insanlar arasinda "ip, ip" olur diye tavsiye etmemesi gib.
Not:Yukarı-)a Mezkur İsimlerden Herhangi Birisine Sahip Değilim..
---
NECLA: Anlamı: Üocuk, evlat. Kuşak, soy, nesil.
1. Yorum: Dünyaya geldiğinde insan türü olup olmadığı konusunda endişeye düşen ebeveynlerin çocukları i çin tercih ettikleri isimdir. Bu ismi koymakla, akıllara takılmadan bu varlığın çocuk olduğu ve insan soyundan olduğu belirtilir ki diğer varlıklarla karıştırılmasın.
2.Yorum: Yorumsuz! (tek yorum yeter sanırım)
---
yorum yapsa hoşunuza gider mi?
Bir hadisle bitireyim yazımı:
"Sizden biriniz, kendisi i çin arzu ettiği bir şeyi din kardeşi i çin arzu etmedik çe, ger çek mü'min olamaz". Buharî: iman 7; Müslim: iman 71.
Bu hadisin aynı zamanda;
-Sizden biriniz, kendisi i çin arzu etMEdiği bir şeyi din kardeşi i çin arzu etT İk çe, ger çek mü'min olamaz-
manasına geldiğini belirtmeye lüzum yoktur sanırım!!!
vesselam...
(Not: Zikredilen isimlere sahip değilim! Eleştirim yazı-)a izlenen metoda. Bu platforma yakışmayan metoda...)
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.