Cumartesi, 15 Ekim 2011 17:39
İslam düşüncesi, yüzyılların birikimi olan külliyatın üzerinde gelişmiş bir fikirler dünyasından müteşekkildir. Bu tefekkür külliyatı hem dini hem de felsefi disiplinlerin birlikte yoğrulduğu ve geliştiği / olgunlaştığı evrensel bir hazinedir.
Uluslararası Dini ve Felsefi Metinler 21. Yüzyılda Yeniden Okuma, Anlama ve Algılama
İslam düşüncesi, yüzyılların birikimi olan külliyatın üzerinde gelişmiş bir fikirler dünyasından müteşekkildir. Bu tefekkür külliyatı hem dini hem de felsefi disiplinlerin birlikte yoğrulduğu ve geliştiği / olgunlaştığı evrensel bir hazinedir.
İslam dünyasındaki gerek şer'i / nakli gerekse akli ilimlere kaynaklık eden kadim metinlerin bu anlamda yeniden bir okumaya tabi tutulması gerekmektedir. Buna duyulan ihtiyaç onuncu yüzyıldan (belki daha da erken bir dönemden) başlayarak günümüze kadar gelmiştir. Gazali'nin "Dini İlimlerin Yeniden Ihyasını aradan on asır geçtikten sonra Doğu'nun Son Filozofu Muhammed İkbal'in "Dini Düşüncenin Yeniden İnşası" projesi, Raci Famki'nin "Bilginin islamileştirilmesî" ve nihayet Muhammed Abid el-Cabiri'nin "İslam Düşüncesinde Yeniden Yapılanmalını bu arayışın çağlar boyunca bir ifadesiolarak kabul etmek gerekir, işte "Dini ve Felsefi Metinler 21. Yüzyılda Yeniden Okuma, Anlama ve Algılama" Uluslararası sempozyumu da yaşadığımız asrın fikri, entelektüel, sosyal ve siyasal problemleri karşısında metinleri yeniden bir okumaya tabi tutulması için bir başlangıcı hedeflemektir. Bu gerçekleştirildiği takdirde eş disiplinlerin daha derinlemesine ele alındığı aktivitelerin devamı da gerçekleştirilmesi hedeflenen birer entelektüel faaliyet olarak düşünülmektedir.
Prof. Dr. Şinasi GÜNDÜZ
İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı
Sempozyum Programını İndirmek İçin Tıklayınız

| < Önceki | Sonraki > |
|---|


Duyan var mı taşların sessiz çığlıklarını
Yöneli
Çıkmıyor avazım haykırsam boşa
Ruhumuz ile bedenimizin bütünleştiği o uzun yolculuktan döndükten, uykumuzu alıp dinlendikten sonra hali hazırda bir sofranın önünde oturuyor buluruz kendimizi. Hiç birimizin sofrası diğerimizin sofrasına benzemez.

Gözlerime çarpan gün ışığı ile birden uyandım, ensemde bir ağrı her zamankinden, 


