Demin haberlerde izledim. Çapa Tıp'ta doktor, hemşire, memur vs. Döner sermaye paylarının yükseltilmesi için eylem yapıyorlardı. Dışarda bağırıp durdular, hastalar beklerken...
Daha önce de İETT şoförleri, bankacılar da iş yavaşlatma eylemleri yaptılar. Bir de grevler var tabii.
Biz eylem yapsak nasıl olur?
İş Yavaşlatma Eylemi
İmam Efendi Cuma Namazının ilk rekatında Bakara, ikinci rekatında Ali İmran okur.
Hutbe'de bir cüz açıklaması yapar.
Müezzin tesbihlerin her birbirini 99 çeker.
Akşam Ezanları da Saba makamında okunur.
Grevler
Bayram Sabahı seçilir ki, İnsanlar çok olsun.
Sabah yılda iki defa kıldığı namazı için gelen adam cami duvarında şu afişle karşılaşır:
Bu İş Yerinde Grev Var Bayram Namazı Kılınmayacaktır
İmam Grev Sözcüsü Gömleğini giyip minberden halka seslenir
Müezzin de minareden Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek şeklinde temcid okur.
Mesai hakkı
Fazla mesai verilene kadar İmamlar yalnızca sabah 08:00 akşam 17:00 saatleri arasına gelen namazları kıldırır.
Hatimlerde zamanı değerlendirmek için cüzler hafızlar tarafından hızlı şekilde ve paylaşılarak okunduğu halde, eylem sırasında hatim “tertil” ve sıra ile okunur…
Mevlidler de yavaş makamlar seçilerek okunur ve arada bahir ve mısra atlanmadan devam edilir.
Ramazanda imsak ezanları bir saat erken, iftar ezanları da yarım saat geç okunur.
Teravihler hep hatimle ve tertil üzere kılınır…
Zekatta kırkta bir hesaplanırken kırk yıl düşünülür, kılı kırk yararak ve kırk dereden su getirilerek verilecek pay hesaplanır…
Hacc da ise şaftlar haremin en dış sınırında yapılır ve her şaft 3 km’den yürünür…
İlahiyatlarda İş Yavaşlatma
Fiil çekimleri 6 ya düşürülür... Bu biraz öğrenci sınıfının da işine gelir...
Nasara Nasaruuu
Nasarte Nasartüm
Nasartü Nasarnaa
Kelam da yalnızca üç iman esasıından bahsedilir.
En etkili yöntem de dini nikahta iş yavaşlatmadır. Bu yöntemin başarı şansı %100 olacaktır. Mehirdi, nikahtı, ayetti, hadisti derken vaazımsı bir konuşa yapılır.
Ardından tevbe istiğfar edilirken bilinen tüm tevbe ayetleri ile istiğfar duaları peş peşe sıralanır. Sonra iş tarafeynin rızasına gelmiştir. Burada kısadan Allah’ın emri, peygamberin kavli diyerek iş kısadan bitirilmez. Örnek olarak:
Yerleri ve gökleri var eden, varlığından haberdar eden, bizi bir erkek ve bir dişiden yaratan, esirgeyen ve bağışlayan, yaratan, şekil veren, her şeyden üstün ve hakim olan Allah’ın emri; İki cihan serveri, Rasül-i sakaleyn, Sultan-ı kainat, Habib-i Hüda, şefi ruz-i ceza, Hazret-i Ebe’l-Kasım Muhammed Mustafa sallalahü aleyhi ve sellem Efendimizin kavli; İmam-ı Azam Ebu Hanife Numan bin Sabit el-kûfi Efendimizin ictihadiyle siz Ahmed'den olma Naciye'den doğma Canberk!
Bu soru da her iki tarafa üçer kez sorulur. Kesinlikle en etkili eylem budur.
- Yerleri ve gökleri var eden, varlığından haberdar eden, bizi bir erkek ve bir dişiden yaratan, esirgeyen ve bağışlayan, yaratan, şekil veren, her şeyden üstün ve hakim olan Allah’ın emri; İki cihan serveri, Rasül-i sakaleyn, Sultan-ı kainat, Habib-i Hüda, şefi ruz-i ceza, Hazret-i Ebe’l-Kasım Muhammed Mustafa sallalahü aleyhi ve sellem Efendimizin kavli; İmam-ı Azam Ebu Hanife Numan bin Sabit el-kûfi Efendimizin ictihadiyle siz Ahmed'den olma Naciye'den doğma Canberk!
- Üfffff
- Öhöm öhö, Hasan'dan olma, Havva'dan doğma Nidasuu'yu 50 gr altın mehr-i muaccel yani hemen tahakkuk eden mehir ve 1 Mersedes 500 SEL Mehr-i müeccel yani zamana yayılan mehir ile hanımın olarak kabul ettin mi?
- Bu ne ya!!! Ettim ettim. Hocam. Ben ettim sen etme! Hızlandıralım. Alttan iki 200'lük görülür.
(İşte burada eylem amacına ulaşmıştır. Hocamız fazla mesaisinde hakkını almıştır. Artık gençleri bekletmenin bir manası yoktur.)
- Kızım sen zevcin olarak kabul ettin mi?
- Ettim gitti.
- Şahitler?
- Şahidiz
- Hadi Allah mübarek etsin. Ben kaçar...
Diğer Eylemler için Tıklayınız.
Halil İbrahim AKBULUT
| < Önceki |
|---|


İtalyan yazar Giovanni Papini, Türkçeye Kaçan Ayna ismiyle tercüme edilmiş kitabının altıncı öyküsünde sorar bu soruyu; Sen Kimsin?
Din görevlileri olarak, kutsal kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’in hâdimliğini yürütüyoruz. Yaşayan bir ahlâk numûnesi olmak, yâni hâlimizle; sözümüzle, kalimizle etkili olduğumuzdan çok daha etkileyici olacaktır.
Benim pamuk salıncağım pembe beyaz bulutların üzerindeydi. Dünyaya geldikten sonra insanların pamuk ipliğinden sanki dayanıksız bir şeymiş gibi bahsetmelerine her zaman şaştım.
Keramet, Allah’ı seven, O’na itaat eden ve O’nun tarafından sevilen veli kullara, yine Allah tarafından ikram edilen olağanüstü hallerdir.
Evet, ‘Güneş, doğudan doğar’. Böyle terennüm etmiş Târık Torun, ‘Işık, doğudan gelir’ diyen Cemîl Meriç’e ithâf ettiği şiirinde. Bu iki tesbît, tabiî ki bilimsel ve fiziksel gerçekliğin ötesinde, teşbîh-i belîğ san’atiyle, insânlığın birikimine sunulan ‘ışığın’ (faydaların) menbâını tebârüz ettiren iki güzîde misâl..
Zamanın birinde verimli bir toprak, cömert bir güneş, göz alabildiğine geniş bir düzlük ve bu düzlükte tohumları yan yana atılmış; farklı özellikleri, başka güzellikleri, yekta tabiatlarıyla, aynı rüzgârda okşanan yapraklarının değişik kokular saldığı Ceviz ve Meşe adlı iki ağaç vardı.
Sabahın ışıkları günaydın diyor penceremden.. Bir esinti dokunuyor sertleşen çehreme...
nden vazge


Yorumlar
Eyvallah efendim. Beğendiğinize sevindim...
Sizin yazınızla, beğenen, güzel yorum yapan herkese teşekkür ederim...
kimsenin bir şeyi beğenme lüksü yoktur tabii ki, ancak burada biraz art niyet var gibi gözüküyor. Özellikle "ilahiyyatçı" ayetlerle "alay" edildiği ve onların "oyuncak" haline getirildiği fikrine nerden vardı acaba?
tekrar inceledim de ayetlerle ilgili tek bir alay yok.
Bu kadar ciddiye almaya gerek yoktu. Tabii herkesin tıyneti aynı olamaz. Kimisi hiç şakadan hoşlnmaz kimisi de şakayla Mescid-i Nebevi'de arkadaşının sırtına bir amayı işetir.
Bunlar yaratılışa ait bir meseledir. Ayrıca bu ve benzer şakaların fıkraların anlatıldığını illaki duymuşsunuzdur.
Neyse yazı sadece ufak nüktelere yüklenmiştir.
Yoksa derdim dinle alay edip cehenneme gitmek değil...
uyanmayan şüphe kalmamış. burada yapılanın da bir lehv olduğu kanaatinde değilim.
dini değerlerle dalga geçme durumu söz konusu yoktur. niyet temizdir. ben de size niyetle ilgili on tane hadis yazabilirim.
cımbızla bir ayeti kerimeyle istişhad etmek yanıltabilir. bütüncül bakmak gerekir. ayet ne için indi, kimi uyarmak için indi.
ve burada kaleme alınan yazı kesinlikle bu ayetin kendileri için indirildiği kimselerin yapmış oldukları dalga/lehv/ağız yansılama vb. küçük düşürücü hareketlerden uzaktır.
peygamberimiz de yaşlı kadının cennete giremeyeceğini söyleyerek şaka yapmıştır.
peygamber makamında olan birisinin dinin ulvi değerlerini böyle alay konusu yapmanın ne alemi vardı diyebilir miyiz?
alay değil latife
dalga değil mizah
no panic no problem.
altında bir şeyler aramaya luzum yok.
bu alaya almak, hafif görmek değildir değerleri.
ellerinize sağlık, gayet güzel düşünülmüş..
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.