Din psikolojisi uzmanı Ali Murat Daryal hocamız, bu eşsiz eserinde kurban kesmenin dini boyutundan çok psikolojik boyutunu incelemeye çalışmış. Eser, giriş ve üç kısımdan oluşmaktadır. Ayrıca ilk baskıdan ayrı olarak Vecdi Akyüz hocamız tarafından hazırlanmış bir bölüm de eklenmiş.
Hocamız bu eserde kurban kesen ve kesmeyen milletleri (medeniyetleri) mukayese ederek, milletlerin davranışlarında kurbanın etkisini gözlemlemeye çalışmış. Buna göre her kültürde kurban vardır. Ancak Maya ve Aztek kültüründe görüldüğü gibi bu kültür bozularak insan kurban etmeye kadar uzanmıştır. Bunun sebebi de insanın doğasında olan kan görme ve şiddet isteğidir. Allah, bu nefret hissini kurban ile belli bir amaca yöneltmek istemiştir.
Ali Murat hocamız, kurban kesmeyen medeniyetlerdeki spor müsabakalarını, sporcular açısından ve seyirciler açısından sonu kan, ateş ve ölüm olan sporlar olarak ikiye ayırmaktadır.
Sporcular açısından sonucu kan, ateş ve ölüm olan sporları incelersek şunu görürüz ki, batı medeniyetinin mensupları ne kadar çok kan ve ölüm görürlerse o kadar memnun olurlardı. Boğa güreşleri, horoz dövüşleri ve canlı hedeflere atış gibi sporlar, hayvanların eziyetinden haz alan sporlardır. Eski Roma’da mermer üzerindeki güreşler ve gladyatör dövüşlerinin sonu mutlaka ölümle bitmekte ve seyirciyi coşturmaktadır. Bu müsabakalar yanında görülen at arabaları yarışları da her türlü müdahalenin serbest olduğu oyunlardır. Bu oyunların uzantısı olan boks, kickboks ve tai-boks gibi sporlar da kanla beslenmektedir. Fiyatlar ringe yaklaşıldıkça artar. Çünkü ne kadar yakın olursa o kadar çok kan görülür.
Seyirciler açısından kan ve ölüm olan spor ise futboldur. Voleybol ve basketbol gibi diğer takım sporlarının aksine futbol müsabakalarında sık sık olaylar çıkmaktadır. Bu olaylar mağlup takımın taraftarları arasından çıktığı gibi galiplerin de bu olaylara karıştıkları görülmektedir.
Kurban kesmeyen medeniyetlerde görülen eğlenceler de başkasına alay etme, onları küçük düşürme gibi durumlara yöneliktir. Bu eğlenceler, zevk ve haz prensibine dayanır. İnsanların azmasına müsait zaman (gece) ve mekân (loş ortamlar) seçilir. İçki, dans ve gayri meşru ilişkiler bu eğlencelerin temel direkleridir. Oyunlar da, ihtiras ve intikam hislerinin yoğun olduğu trajedi ve alay etmenin önde geldiği stand-up şeklinde vuku bulur.
Batı’da ateş tutkusu da göze çarpar. Engizisyon zulmü ile yüzlerce insan canlı canlı yakılmıştır. Ayrıca kurban kesmeyen medeniyetlerde, intihar, alkolizm, tehlikeye karşı düşkünlük, linç, kumar, harp tutkusu, işkence ve anlaşmazlıkların çözüm yolu olarak görülen düello gibi hadiseler normal olan çeşitli insan davranışlarıdır.Kurban kesen İslam medeniyetinde ise sporlar, güreş, okçuluk gibi insanı geliştiren ve hasımlarına bir zarar iliştirmeyen sporlardır. Ata sporumuz cirit ise hayvan ile insanın iç içe oluşunu gösterir. İslam Medeniyetinde eğlenceler gündüzdür. İnsanın izzet-i nefsine dokunmayan, eğlendirirken hisse veren oyunlardır. Meddah, Karagöz-Hacivat, hokkabaz ve Orta oyunu bu meyandadır. Ayrıca batının sınıflaşması ve zulmü karşısında, doğuda İslam kardeşliği vardır.
Yazara göre bu gibi davranış farklılıkları, yaratılış itibariyle kan dökücü ve fitne çıkarıcı olan insanın, kurbanın akıtılan kanıyla birlikte içindeki kinin çıkmasıyla mümkün olmaktadır. Çünkü kurbanda esas olan kan akıtmaktır. Kan akıtmak farz, et dağıtmak ise sünnettir.
Kurban Kesmenin Psikolojik Temelleri
Prof. Dr. Ali Murat Daryal
1994, İstanbul.
Halil İbrahim AKBULUT
| < Önceki | Sonraki > |
|---|


İtalyan yazar Giovanni Papini, Türkçeye Kaçan Ayna ismiyle tercüme edilmiş kitabının altıncı öyküsünde sorar bu soruyu; Sen Kimsin?
Din görevlileri olarak, kutsal kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’in hâdimliğini yürütüyoruz. Yaşayan bir ahlâk numûnesi olmak, yâni hâlimizle; sözümüzle, kalimizle etkili olduğumuzdan çok daha etkileyici olacaktır.
Benim pamuk salıncağım pembe beyaz bulutların üzerindeydi. Dünyaya geldikten sonra insanların pamuk ipliğinden sanki dayanıksız bir şeymiş gibi bahsetmelerine her zaman şaştım.
Keramet, Allah’ı seven, O’na itaat eden ve O’nun tarafından sevilen veli kullara, yine Allah tarafından ikram edilen olağanüstü hallerdir.
Evet, ‘Güneş, doğudan doğar’. Böyle terennüm etmiş Târık Torun, ‘Işık, doğudan gelir’ diyen Cemîl Meriç’e ithâf ettiği şiirinde. Bu iki tesbît, tabiî ki bilimsel ve fiziksel gerçekliğin ötesinde, teşbîh-i belîğ san’atiyle, insânlığın birikimine sunulan ‘ışığın’ (faydaların) menbâını tebârüz ettiren iki güzîde misâl..
Zamanın birinde verimli bir toprak, cömert bir güneş, göz alabildiğine geniş bir düzlük ve bu düzlükte tohumları yan yana atılmış; farklı özellikleri, başka güzellikleri, yekta tabiatlarıyla, aynı rüzgârda okşanan yapraklarının değişik kokular saldığı Ceviz ve Meşe adlı iki ağaç vardı.
Sabahın ışıkları günaydın diyor penceremden.. Bir esinti dokunuyor sertleşen çehreme...
nden vazge


Yorumlar
insan cahil zalim nankör kan dökücü fesat çıkarıcıdır ama bütün bunlarıinsanlar a bunları yaptırarak onların bu olumsuz duygularını törpülüyemezsin iz. tam aksine olur diye düşünüyorum çünkü insanın doğasında bu var.
ve şunu söylemek istiyorum allahın bize emrettiği herşeye de mutlaka ilmi maddi bir açıklama ulmak zorunda değiliz. iman da zaten bun ugerektirir. yoksa kaş yaparken gözler elden gider ve bu bu gibi durumlarda hep böyle oluyor malesef
burada uzun yazıladığından değinmiyorum eğer bir başlık açılırsa irdelene bilir
ben açınca kimse rağbet etmediğiiçin açmıyorum. iman kabul etmektir. fakat ne körü körüne ne de herşeye bir isbat bularak bunların tam ortasıdır.
Benim namazım, kurbanım,hayatı m ve ölümüm Alemlerin RAbbi Allah içindir.
etnik temizlik yapanların böyle düşünmediği aşikar!
Şunu demesin kimse insanlar din adına, Allah adına da insan kesiyor! Onlar Allah adını, din adını sadece kullanıyor. Kendi menfaatleri için kesiyorlar. Dini de kalkan olarak kullanıyorlar...
Bayram Tatilinin de Başlayacağı BuGün İ çin Güzel Bir Tanıtım Olmuş..
Halil İbrahim AKbulut ve Eilahiyata Teşekkürler..
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.