Prof. Dr. Orhan ÇEKER

orakKur’an ve Peygamberimiz (s.a.v.) sadece ehl-i kitap dışındaki insanları değil ne kadar insan varsa hatta cinleri bile İslam’a çağırmakta ve kurtuluşun sadece bu yolda olduğunu ilan etmektedir. Peygamberimiz (s.a.v.) için Resulu’s-Sakaleyn denilmektedir ki bu ifade ins ve cinnin Peygamberi anlamına gelir. Kur’an’da apaçık şekilde Peygamberimiz için “De ki ey insanlar ben size toptan Allah’ın peygamberiyim” (A‘raf 158), denilmektedir. Bundan daha açık başka nasıl bir ifade istenebilir ki. Peygamberimiz (s.a.v.)  bizzat kendisi “Başka peygamberlere verilmeyen beş şey bana verildi” demiş ve bunları sayarken bir tanesini “Başka peygamberler özel olarak kendi kavmine gönderildiği halde ben tüm insanlara gönderildim…” şeklinde zikretmiştir.

Ehl-i kitap Peygamberimize (s.a.v.) inanıp tabi olmayacaklar idiyse bu ayet ve hadisin ne anlamı olabilir. Haşa Allah ve Peygamberi abesle mi iştigal etti. Peygamberimize (s.a.v.) tüm insanların ve bu arada ehl-i kitabın hem iman edip tabi olmaları hem de düşmanlarına karşı onu desteklemeleri gerektiğini, bununla emrolunduklarını çok açık ifadelerle görmek için A‘raf suresi 157 ve 158. ayetlere bakmak fazlasıyla yeterlidir. Hz. Muhammed’e (s.a.v.)  inanıp tabi olmaktan başka yolun ve kurtuluşun olmadığını bu ayetler çok açık ifade etmektedir. Bakara Suresi 137. ayette ise Allah Teâlâ, ehl-i kitabın, Peygamberimizin (s.a.v.) ashabının imanı gibi iman etmezlerse doğru yol üzerinde olamayacaklarını, doğru yola gelmiş olmak için ashap gibi iman etmenin şart olduğunu söylüyor. Bu şekilde iman etmemiş olan insan ehl-i kitap bile olsa cennete giremeyecektir. Beyyine Suresi’nde Rabbimiz Teâlâ şöyle buyuruyor. “Ehl-i Kitap ve müşriklerden oluşan o kafirler ebedi kalmak üzere cehennem ateşi içerisindedirler…” Aksi iddiada bulunanların başka bir ciddi hataları da şudur; meseleleri anlamaya ve çözmeye çalışırken Resulullah’ın (s.a.v.) hadislerine bakmamaları. Onlar hadis-i şeriflere de baksalar iddialarının ne kadar yanlış olduğunu hemen göreceklerdir. Zaten sapıklığın en baş sebebi sünneti dışlamaktır. Peygamberimizin sünnetini dışlamak ve kendini ona bağlı görmemek, sünnet beni ilgilendirmez şeklinde itikat etmek, insanı Allah korusun İslam’ın dışına çıkarır.

Diyalog taraftarlarının sık sık dillendirdikleri bir başka ciddi yanlış da “İbrahimî Dinler” orakbyksöylemidir. Bu ifadeyi Kuran’a arz ettiğimiz zaman çok açık şekilde bu söylemi red cevabı alırız. Hem de Kur’an “… hiç mi aklınız çalışmıyor” (Âl-i İmran/65) demektedir. Aynı surenin 67. ayetinde ise Rabbimiz Teâlâ aynen şunu söylemektedir: “İbrahim ne Yahudi ne de Hıristiyan’dı. Hanîf Müslüman idi, müşriklerden de değildi.” Bu ayet varken hem Yahudiliği hem de Hıristiyanlığı Hz. İbrahim’e dayandırmak ve o büyük peygamberin bu dinlere mensup olduğunu söylemek Kuran’a iftira değil midir. Herkes artık kafasına şunu çok net olarak yazsın ki Hz. İbrahim babamızın tek dini vardı, o da hanîf İslam’dı. İddia ettikleri gibi İbrahim babamız üç tane dine mensup değildi. Dolayısıyla İbrahimî dinler ifadesi değil İbrahimî din (hanîf İslam) ifadesi doğrusudur, öteki ifade tek kelimeyle yanlıştır ve de Kuran’a terstir.

Müslüman kadın kesinlikle hangi dinden olursa olsun gayrı Müslim bir erkekle evlenemez. Bu hüküm Bakara Suresi 221. ve Mümtehine Suresi 10. ayetle sabittir. Bu ayetlerin, Müslüman kadını din ayrımı gözetmeksizin gayrı Müslim erkeğe haram kıldığını ifade ettiği icma ile sabittir. Yani icma ile sabittir ki bu ayetler müşrik veya kâfir erkek derken ehl-i kitap erkeklerini de içine almaktadır. Dikkat buyurun; bu hüküm icma ile sabittir demiyorum. O ayetlerin bu hükmü ifade ettiği icma ile sabittir diyorum. Yani icma burada hüküm koyucu olarak değil tefsir edici olarak zikredilmiştir. Dolayısıyla bu ayetler sadece müşrik erkekleri kastediyor, ehl-i kitap erkekleri kastetmiyor demek icma ile sabit olan tefsire nazaran ayetlere ters düşen bir fikir olup batıldır. Ehl-i kitap kadınları Müslüman erkeklere helal kılan Maide Suresi 5. Ayeti, adı geçen iki ayet tahsis etmektedir. Fıkıh usûlü ilkelerine göre tahsis sadece ifade ettiği hükme mahsus kalır ve başkasına taşmaz. Dolayısıyla ehl-i kitap kadın helal kılındığına göre ehl-i kitap erkek de Müslüman kadına helal olmalı demek yanlış olur.

Bizim ehl-i kitapla insani diyaloğumuz tarih boyu âdâb-ı muaşeret ilkelerinin en güzel şekliyle devam etti. Buna tarihimiz şahittir. İlmihallerde der ki; “Kestiğiniz kurbanın etinden Yahudi komşunuza verebilirsiniz”. İnsanî diyaloğu bundan daha güzel nasıl ifade edebiliriz. Tarih boyu bizim ehl-i kitapla diyaloğumuz bu insanî şekliyle devam ettiği halde yeni bir diyalog ileri sürüldüğüne göre bu diyalog başka bir diyalog olmalıdır. Uzatmadan söyleyelim ki bu diyalog Hıristiyanlık önündeki İslam engelini kaldırmaya yöneliktir. Yani Hıristiyanlık yeryüzünde yayılma çabası gösterirken İslam’dan başka ciddi bir duvar ve engelle karşılaşmamaktadır. İşte Hıristiyanlık önündeki bu sorunun bertaraf edilmesi, zikri geçen yeni diyalogun hedefidir. Biz bu diyaloğu reddediyoruz. Çünkü bu diyalog, İslam’ın da diğer dinler gibi tahrif edilmesi sonucunu doğurur ki bu doğrudan doğruya İslam’ın tahrif edilmesi anlamına gelir. İslam’ın reforma da tahrife de müsaadesi ve ihtiyacı yoktur.

Satırlarımı burada noktalarken şunu hatırlatmayı vazife sayıyorum; Âl-i İmran 8 ve 9. ayetleri özellikle hatırlatarak iman ve amelimizi Allah’a emanet etmemiz gerekiyor. Yoksa Şeytan batıl amelleri süslü göstererek bize hiç ummadığımız sözleri söyletir. Farkında olmadan her şeyimiz boşa çıkabilir neuzubillah. Allah’a emanet olun. Dua ve selam ile.

Prof. Dr. Orhan ÇEKER

Bu kategorideki diger yazilari goster.

Yorumlar  

 
+1 #8 Ziyaretçi 12-06-2009 11:58
Hıristiyan Olmayanlar Sekreteryası Pietro Rossano:“Diyalo gtan söz ettiğimizde bu faaliyeti Kilise şartları çerçevesinde misyoner ve İncil’i öğreten bir cemaat olarak yapmakta olduğumuz açıktır. Kilise’nin bütün faaliyetleri, üzerinde taşıdığı şeyleri yani Mesih’in sevgisini ve Mesih’in sözlerini aktarmaya yöneliktir. Bu sebeple diyalog, Kilise’nin İncil’i yayma amaçlı misyonun çerçevesi içinde yer alır.”[ The Sekretariat for Non-Christian Religions from the Beginnings to the Present Day: History, Ideas, Problems, Bulletin, XIV/2-3, Roma, 1979, s. 100]
Papa II. John Paul: “Dinlerarası diyalog, Kilise’nin bütün insanları Kilise’ye döndürme amaçlı misyonunun bir parçasıdır. Bu misyon aslında Mesih’i ve İncil’i bilmeyenlere ve diğer dinlere mensup olanlara yöneliktir. ... Diyalog Tanrı’nın Krallığına doğru bir yoldur ve bunun süresini ve mevsimini sadece Baba bilse de, mutlaka sonuç verecektir.”[ Redemptoris Missio, Libreria Editirce Vaticana, Roma, 1991, s. 55-57. ]
Alıntı
 
 
0 #7 Ziyaretçi 10-06-2009 16:07
sayın hocam görüşlerinize katılıyorum.İnsanların kavrayamadığı bir müslüman herkesle güzel geçinir vijdan sahibidir anlayışlı ve hoşgörülüdür ancak dini konularda diyalog değil tebliğ esastır.ve her müslümana farzdır.diyalogda yapılmayan bu insanları tek kurtuluş olan İslama çağırmamak insafsızlıktır ateşe giden insanları uyarmamaktır ve büyük vebaldir.yakında ramazan gelecek ve iftar çadırlarında haham papaz ve hocalarımız oruç açacak göreceksiniz ama kimse müslüman olmaya davet edilmeyecek.Peygamber efendimizin Yahudi ve Hristiyanlara tavırları nasıldı, liderlere yazdığı tebliğ mektuplarını okuyun lütfen.ve yahudilik ve hıristiyanlık bir din değil.insanlar tarafından yazılmış düşünceler.dinler tarihini okumanızı ve nasıl incillerin ms 300lerde yazıldığını kimlerin yazdıklarını göreceksiniz.Tevratta yahudi hariç insan katletmenin ibadet sayıldığını vs araştırın.Müslüman ölçü sahibidir.Ayık olun.Araştırın
Alıntı
 
 
-5 #6 Ziyaretçi 11-05-2009 05:23
otobüse binmesini bilmediği halde uluslar arası diyalogu eleştiren hatta kendi komşusu ile geçinemediği halde uluslararası dilayoğu eleştiren o kadar fazla insan var ki.. Bırakın Orhan Hocamız da eleştirsin diyalogu. Şüphesiz hocamız otobüse binmesini biliyor ve komşusu ile geçinebiliyordu r...
Alıntı
 
 
+1 #5 Ziyaretçi 07-05-2009 00:03
Orhan hocamızın ifade etmiş olduğu hususlaraın Kur'an ve sünnete aykırı bir yönünün olduğunu söyleyemeyip (ki bu yazıda yoktur) yazıyı bir cemaatin diyalog hareketine karşı yazılmış olması ile itham etmek ve bunun üzerinden insanların amelini sorgulamak zannımızca ehl-i insaf olanlar için makul değildir. Diyalog mevzusunda hatadan beri bir usul takip edildiğini söylemek de mümkün değildir. Hocamızın da ifade ettiği vechile haddizatında diyalogun Kur'an ve sünnete muhalif bir yönü yoktur, hocamızın da cemaat taassupçuluğu yapmayacağını, söylediklerinin de sadece ikaz mahiyetinde olduğunu ve din-i mübine hizmet eden herkese saygısı olduğunu onu tanıyanlar bilir... Din-i mübinin tebliğine diyalog meselesine Kuran ve sünnet zaviyesinden bakmak zarar veriyorsa, bırakın zarar versin. Ama Kuran ve sünnet merkezli bakışın hiç bir zaman Allah'ın dininin tebliğine mani olmadığı, aksine onu tetikleyici bir unsur olduğu insaf ehlince kabul edilecektir. Vesselam...
Alıntı
 
 
+1 #4 Ziyaretçi 07-05-2009 00:01
orhan çeker hoca meseleyi gayet net bir biçimde anlatmış. bu yazı üzerine tenkid yazan ramazan kardeşime orhan hocanın ne kadar değerli bir insan olduğunu selçuk lahiyat öğrencileri ve mezunları gayet iyi bilmektedir.allah selamet versin.
Alıntı
 
 
-3 #3 Ziyaretçi 06-05-2009 08:46
Bu yazıda ve yorumlarda Muhterem Fethullah Gülen ve Diyanet Camiasının yapmış olduğu Diyalog hedef alınmış. Gülüyorum bu yazıyı yazan profesor unvanlı insana ve yorum yapanlara. Kişinin ainesi iştir lafa bakılmaz. Sorarım Kur'an-ı anladığını iddia eden bu ehl-i ilme ameliniz nedir acaba. Bununla kime ne kadar hizmet ediyorsunuz. Kime destek olmuş oluyorsunuz bu yazılarızla acaba
Alıntı
 
 
+1 #2 Ziyaretçi 21-04-2009 19:29
hocam gerçkten çok güzel anlatmışssız.mnşetleriyle müslüman bir bayanla hristiyan birnin müftü papaz haham eşliğinde üç dinin dualrıylla yapıldığı düğünü diyalogtan düğüne manşeti atarak veren ve hem hristyanım hem müslümanım diyen damadın sölzerini normal bir şey gibi aktaran malum gazetenin sayın okuyucular ve diyalog çığırtkanları da okusa keşke...
Alıntı
 
 
+1 #1 Ziyaretçi 19-04-2009 16:27
Teşekkür ederim sayın Hocam ..
Çok güzel ifade edilmiş, konu zihinlere çok hoş bir şekilde yaklaştırılmış..
Allah razı olsun ...

Duâ ile ..
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile