Prof. Dr. Orhan ÇEKER

kurtuba3Akıl almaz işkencelerle can veren yerin altındaki şehitlere "Hakkınızı helal edin" dedim. "Etmiyoruz" dediler. "Peki, helal etmeniz için ne yapmam gerekiyor" dedim. "Bir şey yapman zamanı çoktaaan geçti. Seni Allah’a havale ediyoruz" dediler. Böylece onlardan ayrıldım.

Tuleytula (Toledo) merkez camiinden görüşme talebinde bulundum. “Sen kimsin, hayrola. Ben kilise olalı yüzyıllar oldu, o zaman neredeydin, şimdi başımdan git, beni meşgul etme” dedi, bana hiç mi hiç yüz vermedi. Muhatap bulamayınca oradan ayrıldım.

Elli bin kişilik sur gibi muhteşem Kurtuba (Cordoba) camiine gittim. Görüşme talebinde endulussbulundum. Görüşme talebimi kabul etti. İçinde tahiyyetü'l-mescidle selam verdim. Yanına oturdum, ne kadar konuştum ve çabaladıysam da benimle konuşmadı. Gözyaşı döktü durdu. Baktım konuşmuyor, o ağlarken usulce yanından ayrıldım. Muhteşem camii beni kilise çan sesleriyle uğurladı.

İşbiliyye (Sevilla) Ulu Camii'den görüşme talep ettim. Görkemli fakat görkemi kadar hüzünlü cami görüşmemi kabul etmedi. "Hıristiyanlar benim içimde yumurta yortusu kutluyorlar, görüşemeyiz. Zaten görüşmek de istemiyorum" dedi. Beni çan sesleriyle adeta kovdu.

Gırnata’da (granada) el-Hamra Sarayı’na vardım. Görüşme taleb ettim. "Sen kimsin" dedi. "Türkiye’den bir Müslüman" dedim. "Müslüman var mı ki dünyada. Müslümanlar yok olalı 500 yıl oldu. Yok olmasaydı şimdiye kadar bana hal hatır sorarlardı. Sana inanmıyorum, Müslüman yok, sen takiyye yapıyorsun" dedi. Ne kadar uğraştıysam da Müslüman olduğuma ve dünyada Müslüman yaşadığına inandıramadım. “A.a.a. ama…” diyerek mazeret beyan etmek istedim. “Sus! Hiç konuşma. Hiçbir şey mazeret olamaz” dedi. kurtuba2“Durumu karşılaştığım Müslümanlara anlatayım mı” dedim. “Müslüman bulabilirsen anlat” dedi. “Mescidinde iki rekât namaz kılabilir miyim” dedim. Seslenmedi. Sessizliğinden bil-istifade mahzun mu mahzun kilise / camide mahcubane iki rekât namaz kıldım. Çaresiz oradan da ayrıldım.

Kurtuba'da Müslümanlara yapılan işkence müzesini (Galeria de la Tortura) gezdim. Müze çıkışında ayakta durmada zorlandım. Oturacak yer aradım. Burada şunu düşündüm: Resulullah’A ümmetinin sıkıntısı çok zor gelir (Tevbe 128). Endülüs Müslümanları bu işkencelere uğrarken Efendimiz; O nasıl dayandı.

Prof. Dr. Orhan ÇEKER

Bu kategorideki diger yazilari goster.

Yorumlar  

 
0 #7 2010-12-03 16:32
Endülüs deyince bütün müslümanlar iç geçirir. Ama bunun sebepleri konuşulurken, müslümanların birbirlerine ve gayri müslimlere yaptıkları zalimane tutumlar gündeme getirilmez. Meydanlara yığılan kelleler sayılarak yarış yapılıyordu. zulum en güçlü medeniyetlerin ve toplumların yok oluşunun en temel nedenidir. Müslümanlar hayatlarına biraz da buradan baksınlar. Zülme ne kadar mani oluyorlar, ne kadar taraf oluyorlar?
Alıntı
 
 
0 #6 2010-05-28 19:56
yüreğinize sağlık hocam..
umulur ki bu sızıyı yüreklerde hepimiz hissedebilrlim..
Alıntı
 
 
0 #5 2010-05-10 11:54
Bir düzeltme, Tarık b. Ziyad olacaktı. Cebel-i Tarık ismi de bu büyük kumandandan gelmektedir.

Alıntı:
Halid bin Ziyad ruhu da olacak ve yaşayacaktır inşallah.
Alıntı
 
 
0 #4 2009-10-26 21:56
AH ENDÜLÜS AH MUKADDES KİMLİĞİN SESSİZ MEZARI
Alıntı
 
 
0 #3 2009-08-17 02:43
Endülüs'ün yine de karamsar olmaması gerek. İnsanlık var olduğu sürece Halid bin Ziyad ruhu da olacak ve yaşayacaktır inşallah. Ama oralara gidip, bu duyguları orada hissetmemek te olmaz.."Gemileri yakmak" tâbiri bile bize oradan hâtıra... Kurtuba'nın soluğu hâlâ kitaplarla Âmel eden âlimlerde... Kalbimizde'ki Endülüs hep himâyemizde ve hâkimiyetimizde kalsın inşallah...
Alıntı
 
 
0 #2 2009-07-19 02:43
çok duygulu bir yazı olmuş...Emeğine sağlık hocam...
Endülüs dile gelmiş, bizden hesap soruyor..
Ne dese az...
Alıntı
 
 
+2 #1 2009-07-15 18:06
Duydusal ama bir o kadar da ağır bir yazı olmuş. "Müslümanlar yok olalı 500 sene geçti sözünü nereye çekelim?"

Bir grubun arasında tefrikaya düşmesi sebebiyle küffara karşı mağlub olması, bu yüzden torunlarının eziyet çekmesinin sorumlusu neden başkası olsun?

O dönem de dünyanın gördüğü en büyük devlet yükseliyordu doğuda... Öyle büyük bir devletti ki, Haçlıların, moğolların yok ettiği toppraklardan yeni bir hayat oluşturdu.
Evet, belki sızısını içinde hissetmesine rağmen Endülüs'ü kurtaramadı fakat elinden gelen yardımı yaptı onlara. Yetinmedi elini kuzey Afrika'ya uzattı. Bari onlar Endülüs'ün kaderini yaşamasınlar diye...
15-16 değil 19. asırda Kuzey Afrika işgal olundu Avrupalı medeniler (!) tarafından.
Bence her konuda Osmanlı'ya vurmadan düşünelim. Ne yapmalıydı? Ne yaptı? Biz ne kadarını biliyoruz?
Yoksa tüm yenilenlerin sorumlusu Osmanlı olur...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile