|
SAKARYA İL MÜFTÜLÜĞÜ
KUTLU DOĞUM HAFTASI 14-20 NİSAN 2008
PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED (s.a.v.)'İN DÜNYAYA
TEŞRİFLERİNİN 1437. YIL DÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE
MÜFTÜLÜĞÜMÜZCE DÜZENLENEN PROGRAMI
ONURLANDIRMAMIZI DİLER
SAYGILAR SUNARIM.
SİNAN CİHAN
İL MÜFTÜSÜ
SERGİ BAĞDAGÜL SANATEVİ “GÜL VE KUTLU DOĞUM” Varlığı, manası ve kokusu suyun yüreğine aksetti …
Toplumda ilahiyatlılara karşı bir saygı söz konusudur. İlahiyatlılar halka diğer bilimlere oranla daha yakındır. Hoca olarak camide halka hitap etme imkanı, ilk ve ortaöğretimde eğitim verme imkanı vardır. Ama bu yeterli mi, orasını ayrıca sorgulamak lazım. Ben o konuda karamsar değilim. İlahiyatçıların da bu konuda eksik olduğunu sanmıyorum. Ara sıra tv de bazı kişiler ilahiyatçı kimlikleri ile önyargılara sebep olsalar da birkaç kişi ilahiyat camiasını temsil edemez...
17 Eylül 2007 Pazartesi günü Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde yeni eğitim-öğretim yılı başladı. Yaz okulunun ardından bir buçuk aylık kısa bir tatil döneminden sonra fakültemizin kapıları tekrar açıldı. Saat 13.30’da gelenek halini almaya başlayan “Açılış Dersi” için konferans salonunun yolu tutuldu. İlahiyatçılık serüveniniz nasıl başladı? İmam-Hatip’ten başlayarak anlatabilirsiniz. İlahiyatçılık maceram doğrusu daha öncelere dayanıyor. Aile içinde başlayan Kur’an öğrenimi 7 yaşımdayken Trabzon/Çaykara’ya bağlı Uzuntarla (Alisinos) isimli köyümüzde hafız yetiştiren bir hocanın yanına verilmemle hafızlığa çalışmakla devam etti. 1960 yılının başlarıydı.
Sayın hocam, ilahiyatçılık serüveniniz nasıl başladı? Bu yola nasıl girdiniz? Öncelikle muhafazakâr bir çevrede doğduk, büyüdük. Böyle bir çevrede olmamız hasebiyle özellikle ilkokul sonrasında çevremizin de yönlendirmesiyle imam hatibe gittik, açıkçası pek bilinçli bir tercih değildi. Gerçi o dönemde imam hatipler çok parlaktı.
İlahiyatçılık Serüveniniz Nasıl Başladı?
Ben imama hatip lisesi mezunu değilim aslında İstanbul Sefaköy Lisesi mezunuyum. O zamanlar bu 80 öncesi düşüncelerin yoğun bir şekilde ayrıldığı bir dönemdi. o dönemde Erzurum’da Yüksek İslami İlimler, Ankara İlahiyat, bir de Yüksek İslam enstitüleri vardı. Normal lise mezunlarını da yüksek islam’lara almıyorlardı oralara sadece imam hatip mezunlarını ve ön kayıtla alıyorlardı.
Sakarya Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi İslam Hukuku Ana Bilim Dalı Başkanı ve Öğretim Üyesi Prof. Dr.Faruk BEŞER'e nasıl ilahiyatçı olduğunu, branşının nasıl seçtiğini ve nasıl etkin/yetkin bir ilahiyatçı olunabileceğini sorduk..
- İlahiyat serüveniniz nasıl başladı, ilahiyat yoluna nasıl koyuldunuz? Beşer: Benim ilahiyatlı olmamın ilginç bir hikâyesi var aslında.
|


