Etkinlikler

ykaplanYusuf Kaplan, medeniyet tasavvuru yolculuğunda önemli çalışmaları, projeleri olan bir yazar.


Kitapları, gazete yazıları, tv. Programları, katıldığı ve kurduğu projelerle bir “öncü kuşak”ın oluşması için çaba sarfediyor. BSF(Bilim Sanat Felsefe)’nin de yönetmeni ayrıca.

Tarih:13.01.2010yusufkpln
Saat: 15:30

Yer: M.Ü.İ.F. Kültür Merkezi Konferans Salonu

Yorumlar  

 
+2 #4 Ziyaretçi 14-01-2010 13:55
Güzel bir programdı. Faydalandık.
Hoca, Medeniyyet kavramı üzerinden, bize nasıl öznenin nesne haline getirildiğini, asıl öznenin de bunu yuttuğunu anlattı. Doğu Batı Kavramı bunun en bariz örneğidir.
Konferansın sonunda bir arkadaşın, hırçın; diğerinin cahilce eleştirileri olmasaydı çok daha güzel olurdu. Program boyunca Yusuf Kaplan çok samimiydi...
Ayrıca benim için iki arkadaşla da şahsen tanışma fırsatı doğurduğu için de mutluyum...
Emeği geçenlere teşekkürler...
Alıntı
 
 
0 #3 Ziyaretçi 13-01-2010 21:20
Kaplan'ın "medeniyyet" kavramında musır olmasını tenkit ederken, o kavramın içini ne ile doldurduğuna bakmamak, veya bunu gözardı etmek, pek de makul olmasa gerek. Bir kavramın mazisinin çok da gerilere gitmemesi, ona atfedilen şeyi veya ona yapılan vurguyu önemsiz kılmaz... medeniyet menfi olarak tezahür edemez, çünkü "medeniyyet" "bizim" tarafımızdan, müslümanların ortaya koydukları dünya nizamı için verilmiş bir isimlendirmedir ; Batı Medeniyeti gibi kullanımlar, o kavramın menfiliğinden değil, başındaki "Batı" kelimesinden ileri gelmektedir. Siz en masum bir kavramı dahi menfi bir şey ile kullanırsanız aynı netice ile de karşılaşırsınız . Akif'in medeniyet kavramını tahlir etmesi de Batı bağlamında düşünülmelidir. Yusuf Kaplan'ın yazılarını hakkıyla takip ederseniz vurgusunun haklı gerekçelere dayandığını, muhteva olarak da bir yerde buluştuğunuzu görürsünüz. Kolay gele...
Alıntı
 
 
+2 #2 Ziyaretçi 13-01-2010 09:16
http://www.dunyabizim.com/news_detail.php?id=2674
Alıntı
 
 
0 #1 Ziyaretçi 10-01-2010 23:09
Yûsuf Kaplan, "medeniyyet" kelimesini çok abartılı bir şekilde diline pelesenk etmiş gözüküyor. Aksine, Müslümanların "medeniyyet" gibi bir hedefleri olmamalıdır ve dahi medeniyyet kelimesi, mâzîsi olmayan bir kavram olarak gözükmektedir. İbn Haldun'un "umran" nitelemesi, ona göre daha şümûllü ve de içi dolu bir kavram...ken "medeniyyet"e takılıp kalmak, ne kadar doğru? Kanaatimce medeniyyet, düşüncenin mekâna tezâhürüdür ve "nötr" bir kavramdır. Onu "müsbet" mânâ ile aynîleştirmek yanlış netîcelere sebebiyyet verecektir. "Menfi" olarak tezâhür de edebilir. Binâenaleyh bir "İslâm medeniyyeti"nden bahsetmek de yersiz olacaktır ve doğrusu da "Müslümanların medeniyyeti" olmalıdır. Amacımız "medeniyyet" kurmak değil; İslâmca yaşamak. Medeniyyet, zâten tezâhür edecektir..
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile