Cuma, 28 Mart 2008 17:20
E-ilahiyat kulübü tarafından düzenlen Filistin haftası
etkinliklerinin üçüncü günü de artan bir yoğunlukla devam etti. “Filistin
Tarihi” başlıklı panel, Fatih Üniversitesi’nden Prof. Dr. Tufan Buzpınar ve
Boğaziçi Üniversitesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. Lütfullah Karaman’ın
katılımıyla Marmara İlahiyat konferans
salonunda gerçekleştirildi.
Evet, Marmara İlahiyat’ın bahçesi Filistin haftası
etkinlikleri çerçevesinde en canlı günlerini yaşıyor diyebiliriz. Ellerde
dolaşan broşürler, resim sergisi, kermes derken öğrencilerin ağzından Filistin
düşmez oldu. Elimizdeki programa göre de bugün saat 15.15 itibariyle .
“Filistin Tarihi” başlıklı panel vardı.
Dersten çıkan arkadaşlarımızın da ilk durağı yemek
kermesi olsa da ikinci durakları salonun doluluğuna bakılırsa paneldi. Salonun
doluluğu demişken sesimiz İstanbul İlahiyat’tan da duyulmuş olacak ki otuz
kişilik bir grupla okulumuza gelerek bu haftanın herkesin haftası olduğunu ilan
ettiler.
Tüm bunlardan sonra sıra artık panelin başlamasına
geldi. Katılımcıların tanıtılmasıyla başlayan panel Osmanlı ve Modern dönemde
Filistin Tarihi olarak iki başlık altında ele alındı. Osmanlı Dönemi’nde
yaşananlardan Prof. Dr. Tufan Buzpınar, Modern Dönem’den ise Prof. Dr.
Lütfullah Karaman bahsetti. Bu süreci Fransızların Mısır’ı işgaline kadar
dayandıran Dr. Tufan Buzpınar özellikle İngilizlerin Yahudileri Filistin’e göç
ettirmek adına Osmanlı Devleti’ne yaptığı baskılardan ancak Osmanlı’nın böyle
bir şeye yanaşmadığından bahsetti. Osmanlı için onların Filistin’e göç
ettirilmesi kabul edilemezdi belki başka bir yer olabilirdi ama Filistin
olamazdı.
Ancak İngilizlerin baskıları artarak devam etmiş ve ilk
defa doğrudan görüşme 1901 de gerçekleştirilmişti. Fakat Osmanlı net duruşundan
taviz vermemişti. Bu duruşa rağmen Filistin’e gayri resmi göç olmaktaydı ve
Osmanlının Filistin’i kaybetmesiyle otuz beş yılda 30.000 yahudi göçü almış olan
Filistin bir yılda 40.000 göç almıştı. Nüfuslanma beraberinde teşkilatlanmayı
getirmiş ve böylece yeni bir devletin kurulmasına zemin hazırlanırken Filistin
manda olmuştu.
Ardından sözü alan Dr. Lütfullah Karaman özellikle Oslo
barış sürecinin üzerinde durdu. Bu süreçten barış çıkacağına dair herhangi bir
ümidi olmadığını söylerken bu sürecin insanlara yansıtılmayan yönlerine de
değindi. Mültecilerden, Yahudilerin giderek Filistin’in kalan topraklarına da
yerleştiğinden ve Filistin’in toprak oranın yüzde on altıya düştüğünden
bahsederken bunların bu barış sürecinin konusu dahi olmadığını belirtti. Çünkü
bu süreç haksızlıkların çerçevesiydi.
Hocalarımızın bu sunumlarının ardından sıra bize
gelmişti. Elbet söylenecek, sorulacak çok şeyimiz vardı. Nitekim soruldu da,
hocalarımızda sürenin el verdiği kadar açıklamaya çalıştı ve ardından
hocalarımıza plaketleri takdim edildi. Gördük ki aslında böyle şeylere çok
ihtiyacımız varmış.
Evet, belki bir çözüm yok denilebilir ama en azından bir duruşumuz var diyebiliriz. Bize bunları hissettirdikleri için hocalarımıza ve bu etkinlikte emeği geçen herkese ve bizi yalnız bırakmayan İstanbul İlahiyat öğrencilerine teşekkürler. Yeni etkinliklerde buluşmak umuduyla…
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için