Kitap Tanıtım

sahabeninsunnetanlayisi Özellikle hadis ve sünnet alanında birçok eser veren Bünyamin Erul, sahabenin sünnet anlayışını değerlendirdiği bu çalışmasında sahabe kavramı, tanımı ve bu tanım üzerindeki ihtilaflara yer vermektedir. Sahabenin sünneti nasıl algıladığı ve Hz. Muhammed’in (s.a.v.) söz, fiil ve takrirleri hususundaki tavırlarını incelemektedir. Bu tavırlar karşısında ortaya çıkan farklı yaklaşımları ele almakta ve bunları izah etmeye çalışmaktadır.

“Sahabe” kavramı üzerinde duran müellif, bu kavram üzerindeki değişik tanımları aktarmakta ve bu bağlamda “usûlcüler” ile “hadisçiler”in sahabe tanımlarını karşılaştırmaktadır. Müellif, bu karşılaştırma sonucunda Kur’an’a ve tarihi vakaya daha uygun gördüğü usûlcülerin tarifini benimsemektedir. O sahabenin sünnet anlayışı derken, daha çok Hz. Peygamber’in çevresinde kümeleşen, onun eğitim ve terbiyesinde yetişen, onun sadık dostlarının ve özel arkadaşlarının telakki ve anlayışlarını esas almaktadır. Bunu yaparken, hadisçilerin “görüşmeyi” esas alan tarifini de tamamen reddetmemektedir.

Sahabenin peygamber telakkisinin, onu hem risalet öncesinde hem de sonrasında yakından tanıması hasebiyle oldukça önemli olduğunu dile getiren müellif, sahabenin Hz. Muhammed’e bir beşer, peygamber, hakim ve lider olarak bakışlarını incelemektedir. Hz. Peygamber’in risaletiyle başlayan karizmatik liderliğinin sahabe üzerindeki tartışılmaz otoritesine dikkat çekmektedir. Bununla birlikte, değişik sebeplerden dolayı sahabenin, Hz. Peygamber’in söz, fiil, terk ve takrirleri karşısında farklı bakış açılarına sahip olduğunu da dile getirir.

Hz. Peygamber ve sünnetinin anlaşılmasında sahabenin tartışılmaz rolünden yola çıkan yazar, sahabenin Allah Rasulüne bağlılıklarının üç farklı yaklaşım gösterdiğini ifade eder:

1. Hadisleri lafzen anlayan, sünnetlere ise şeklen uyan Zahiri yaklaşım,

2. Sünnetin kaynağını, bağlamını, bağlayıcılığını vb. araştıran Fıkhi yaklaşım

3. Sünnetlere rağmen farklı yorumlar ve uygulamalar yapan İçtihadi yaklaşım.

Bu sınıflandırmayı yapan yazar, bu farklılıkları oluşturan eğilimler üzerinde durur. Ona göre, zahiri yaklaşımı gösteren Sahabenin eğilimlerinde sevgi ön plana çıkmış ve genel olarak duygusal anlama egemen olmuştur. Bu tarz düşünen sahabe için Hz. Peygamber’in “ne dediği” ile “ne yaptığı” harfiyen uymak için yeterlidir. Bu düşünceye sahip olan sahabenin başında İbn Ömer’i örnek veren müellif, bu sahabilerin, Hz. Peygamber’den gördüğü her şeyi taklit etme temayülü daha çok kendilerini tatmin etmeye, onun fiillerini canlandırarak aktarmaya yönelik olduğunu ve bu tür davranışları sünnet olarak telakki ettiklerini ifade eder. Bu tarz sahabilerde, zapt ve hafızalarıyla meşhur olmaları ve çok sayıda hadis nakletmek suretiyle rivayete ağırlık verdikleri görülmektedir.

Fıkhi yaklaşım eğiliminde olan sahabe, Hz. Muhammed’in söz ve davranışlarını anlamaya, kavramaya çalışan fakih sahabilerin eğilimleridir. Onları yalnızca duymak ve görmekle yetinmediklerini, Hz. Peygamber’in “ne demek istediğini”, “neyi amaçladığını” tespit etmeye çalıştıklarını beyan eder. Rivayeti yanı sıra dirayete de önem vermiş, fıkhi melekeleri ve muhakeme güçleriyle sünneti anlamaya ve kavramaya özen göstermişlerdir. Bu yaklaşımın önde gelenleri arasında, Hz. Aişe, İbn Abbas ve Ebu Musa el-Eş’ari gibi sahabileri örnek vermektedir.

Son yaklaşım olan içtihadi yaklaşımı, fıkhi yaklaşımın bir üst seviyesi olarak görmektedir. Müçtehit sahabenin karşılaştıkları problemlere, kendi içtihatlarıyla çözüm üretmeye çalıştıklarını ifade eder. Ona göre, burada dikkat edilmesi gereken, bu sahabilerin Hz. Peygamber’in yapmadığı yeni bazı uygulamaları yapmaları ve onun uygulamalarından farklı olarak değişik uygulamalara gitmeleridir. Bu tür uygulamalarında sünnete zahiren muhalefet etmiş gibi görünseler de, aslında onların şartları ve maksatları dikkate alarak, Kur’an ve sünnetin ruhuna uygun yorumlar yaparak aynı amaca hizmet etmekte olduğunu da vurgulamaktadır.

Eserin, Sünneti anlamayı kolaylaştıracak sahabe tatbiklerinin örnekleriyle dolu olan güzel bir çalışma olduğunu ifade ediyor ve faydalı olmasını Yüce Mevla’dan niyaz ediyoruz.

Prof. Dr. Bünyamin Erul

Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları

471s.

Sezgin MİSİR

Bu kategorideki diger yazilari goster.

Yorumlar  

 
0 #1 2010-11-26 12:20
Prof. Dr. Bünyamin Erul'un aynı adlı eserinden Hira çalışma Grubu katılımcıları için özetlenmiştir. http://www.hiradanhayata.net/haber.asp?id=9
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile