Hamit Yalçın

hamit.php[Eilahiyat üyelerinden Hamit Yalçın’ın şiir kitabı 'İstanbul, Aşk ve Gözyaşı' yayınlandı. Çalışmasından dolayı kendilerini tebrik ederiz. Hayırlı olsun. ]

Ve insan rüzgârın önünde savrulan bir tohum gibidir. Nerede, ne zaman, nasıl bir yere düşeceğine rüzgârlar kara verir çoğu kez. İşte bu bilmediğiniz, seçmediğiniz ve size hangi şartları sunacağı konusunda hiçbir fikrinizin olmadığı; Hatta hiçbir fikrinizin olmadığı bir anne-baba kucağında hayata gözlerinizi açarsınız.

Bütün mesele buradadır. Kader çizgisinin karşısında, cüzi irade dediğimiz kaderle mücadele de başlar. İnsanoğlu garip bir varlıktır. Başarıyı kendinden başarısızlıkların nedenlerini farklı yerlerde arar. Çoğu zaman bilerek ya da bilmeden, bir iman göstergesi olarak kaderi suçlar.

Eh ne yapalım kader böyle imiş. Oysa insanın iradesi elindedir. Ve bu iradeyle hayra yürümek hayrı dilemek ve bu uğurda çalışmak zorundadır. Yoksa kuru bir kelamla her şeyin düzeleceğini beklemek aptallık olsa gerek.hamit.php

Ayet aynen şöyle der: İnsan için ancak çalıştığı vardır. Bunun karşılığı hemen olmaya bilir..

İnsan bu bilmeden çıktığı yolculukta bir müddet aile, çevre ve çeşitli sosyal grup, töre, ahlak ve bir müddet sonra dinin de devreye girmesiyle belli bir şekil alır. Bulunduğu ortamlar, karışlaştığı sorunlar, yaşadığı sıkıntılar insanın şekillenmesinde ana şablonu oluşturur. Kişiliğe göre artık insan kendi kararını veren ve bu kararları uygulayıp sorumluluğunu yüklenen insan olmuştur. Eğer hayatta başka insanların verdiği kararların sorumluluğunu yükleniyorsa o zaman bu gelişimde bir sorun var demektir.

İnsan tohumunun diğer tohumlardan farkı bulunduğu ortama adapta olmakta pek fazla zorlanmamasıdır. Diğer canlı ve hayvanlar bu konuda insanoğlu kadar şanslı değildir. Bu da sanırım insanın ekmel surette yaratılmasıyla ilgili bir durum.

Eğer vicdan denilen mahkeme insanı yargılamazsa dünyanın en vahşi canavarına rahmet okutan insan. Vicdanını harekete geçirince dünyanın en mükemmel yaratılmışlığına layık bir insan olmaması için hiçbir neden yoktur.

İşte bu yolculukta yaşadıklarımın bir kısmını insanlarla paylaşmak adına bu sayfaları karalamış bulunuyorum. Okuyan herkesin mutlaka kendilerinden bir şeyler bulacağına inandığım bu eser kurgu ve hayalden öte bizzat yaşananlardan kaleme alınmış ve okuyan dostlarınım çok sıcak ve kendilerinden bir şeyler bulduğunu söyledikleri şiirlerden oluşmaktadır..

Selam ve Saygılarımla..

Kalemim
Yetmiyor avazım haykırsam boşa

Yorgun düştü yürek yürüye koşa

Derbeder serimi vurmaktan taşa

Şimdi sukut etti sustu kalemim


Yıllarca kahrını çekti sineye

Kan karıştı gözyaşından dideye

Serviydi umutlar döndü iğdeye

Bunca riya nifak küstü kalemim


Deli dolu aktı dağdan bayırdan

Geçti nice taştan yurttan çayırdan

Bir kula varmadı yolu hayırdan

Lakin enginlerde ustu kalemim

Nice yar saydığın çıktı çün ağyar

Sarsıldı bedenin dünya oldu dar

Konuşsan nafile sussan ayıp ar

Hulasa zehrini kustu kalemim



Avuçladı başın daldı derinden

Gün oldu kavurdu esti serinden

Krallar saraylar uçtu yerinden

Artık dingin bir dem esti kalemim


Savurdu külünü yeller çarnaçar

Bağrında yarayı hançerle açar

Aynada hayalin kendinden kaçar

Selamın sabahın kesti kalemim

HAMİT YALÇIN

derin_cileler@hotmail.com

Bu kategorideki diger yazilari goster.

Yorumlar  

 
0 #2 hamit yalçın 24-01-2012 15:51
derin_izdirap@h otmail.com
Alıntı
 
 
+1 #1 Ziyaretçi 08-11-2010 07:45
site yöneticilerine ve sayın adminimiz halil ibrahim akbuluta teşekkür ediyoru selamlar
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile