Kitap Tanıtım

osmanlcaEilahiyat Forum, Osmanlı Türkçesinden Çeviriler bölümünde 1429 Kurban Bayramı münasebetiyle

Sevban, İstanboli, Cemre_demir ve hiakbulut rumuzlu üyelerimizin katkıları ile Nimet-i İslam isimli kitaptan "Kitabü'l- Udhiyye" bölümü latinize edilmişti. Biz de forumdan bu konuyu alıntılayarak katkısı olan üyelerimize teşekkürle iki yılın akabeinde yeniden istifadenize sunuyoruz.

Bismillahirrahmanirrahim

Kitabu’l Udhiyye

Umniyye vezninde (udhiyye) ve kadiyye vezninde (dahiyye) Eyyam-ı Îd-i Edhada kesilen hayvanın ismidir ki (kurban) ta’bir olunur. Evvelkinin cemi’i (edâhî  ), ve ikincinin cemi’i (dahâyâ ) gelir. Zebâih buna dahi ‘âm ve şâmil olmakla udhiyyenin burada zikr-i lâzımeden olmuştur. Kurban kesmeye tadhiyye denir ki, niyet- i ta’at ile vakt-i mahsusta hayvan-ı mahsusu tezkiyeden zebh ve nahr etmekten ibarettir. Tedhiyenin sıfatı , şartı, sebebi,vakti, rüknü, hükmü vardır.

Tedhiyenin sıfatı: Vücuptur. Hadis-i Şerifte “men vecede sa’aten ve lem yudahhi fela yekrabenne musallânâ” buyurulmuştur ki; s’a-i hali (zenginlik) olup da tedhiye etmeyen kimse namazgâhımıza yaklaşmasın  demektir. Bu gibi va’id ancak terk-i vacibe lâhik olur.

Vacip olan irâke-i demdir. Kurbanı diri olarak tasadduk etmekle ahdeden çıkılamaz.

Dem-i irake olunduktan sonra etini tasadduk etmek müstehaptır. Edilmese de olur.

Tedhiyyenin şartı (şurud-u vücubu) : İslam, hürriyet, ikamet, sahibinin şer’an gani sayıldığı servettir.

Müslim olmayana, hür olmayana, mukim olmayana tedhiye vacip olmadığı gibi sadaka-ı fıtır nisabına  malik olmayana dahi vacip değildir.

İkamet: şehirde ve köyde ve karyede mukim olmaya şamildir ki misafir olmamak dimektir. Malik-i nisab olmayanların tedhiyesi tadavvu' olduğu gibi Mekki olmayan hüccac-ı misafirin olmağla onların tedhiyesi dahi tatavvudur. Dem-i kıran ve temettu vaciptir. Nitekim Kitabü'l-Hacda geçmiştir. Vücup tedhiyede zekurat(erkeklik) şart olmadığından malike-i nisab olan huriye dahi kendi akçesiyle tedhiye vaciptir.

Tedhiyenin sebebi: vaktidir. vakit tekerrür ettikçe vücup tedhiye dahi tekrerrür eder.

Tedhiyenin vakti: Eyyam-ı Nahirdir (Kurban günleri) ki Zilhiccenin onuncu ve on birinci ve on ikinci günleridir. Efdali ilk günüdür.

Şehirlerde bayram namazından sonra köylerde ve göçebelikde tulu-i fecrden sonradır. Çünkü onların bayram namazı yoktur.

Kurbanı gece kesmek mekruhtur.

Tedhıyyenin Rüknü: Caziü'z-zekat olan hayvanı tezkiyeden ibarettir. Kurban olmak üzere zekatı (zebh veya nahrı) caiz olan hayvan üç nevidir. İbil, Bakar, Ğanem.

Bunların erkeği ve dişisi kurban olur.(1) ğanemde keçi dahi dahildir. "Semaniyete ezvac" (e'l-ayeh)

Tavuk ve horoz hayvanat-ı vahşiyye-i me'kûle tedhiye edilemez.osmanlca

Devenin ancak beş seneliği ve sığırın (inek öküz, manda) iki seneliği ve ğanemin bir seneliği tedhiye olunur.

Bilhassa koyunun gösterişli olan altı aylığı dahi kafi olur. bir koç veya teke ne kadar yaşlı ve cesametli dahi olsa bir kişiden ziyadeye kurban olamaz.

Bir deve veya sığır yedi kişiye kadar iştirâk kabûl eder.

Şartı: Şerîkler hep ehli kurbet olmak ve ancak kurbân kasdıyla iştirâk eylemiş bulunmaktır.
Ehli kurbet olmak, ehli islâm olmak demektir. Çünkü kurbet tâatdir. Tâatte İslâm iledir.
İçlerinde Müslim olmayan yahud kurbândan bakşa maksâdı olan: meselen et almak veya ticâret etmek kasdıyla iştirâk eyleyen olur ise irâke tecezzi etmeyecegi cihetle hiç birininki makbûl olmaz.

İştirâkın kable-eş-şirâ (satın almadan evvel) olması evlâdır.

Bir hürr-i müslimîn kurbân etmek üzere iştirâ ettiği bir deve veya sığıra ehli kurbetten altı kimse sonradan dahî iştirâk edebilir.

Tedhiyyenin Hükmü: Ahdi vacibten hurûç ve ukbâda bi-fadlillâh sevâba vusûldur.

Kurbânlık hayvanın keçi ve erkek veya dişi olmasında beis olmadığı gibi boynuzlu veya boynuzsuz yahud biraz boynuzu kırık veya husyesi buruk olmasında dahî besi yoktur.
'Uyûbu âtîyeden sâlim olması lazımdır: körlük, bir gözlülük , dişsizlik, kulaksızlık, mezbahe yürüyemeyecek derecede topallık

Veya hastalık, kemikleri içinde iliği kalmamış derecede zayıflık, kulağının veya kaburganın kısm-i ekserî yahud meme başları kopukluk.

'Uyûbu mezkûranın biriyle ma'yûb (ayıplanan) olan hayvân kurbân olamaz.
Kurbân 'uyûbtan 'ârî olarak iştirâ edilipte zikr olunan 'uyûbu mâni'anın biriyle müşterî nezdinde sonradan ta'yib etmiş olmak takdîrinde müşterî ganî ise ânın/onun yerine başkasını kurbân eder. Fakîr ise o kurbân yeter.

Fakîre udhiyye vacip olmadığından hîn-i iştirâde (satın alma anında) ma'yûb bulunan kurbân bile ona kifâyet eder.

Kurbân edilecek hayvân ölmek sûretinde dahî ganîye diğerini almak lazım, ve fakîre gayrı-lâzımdır.

Kurbân fakîrin iştirâsıyla taayyün edeceğinden gâib veya mesrûk olduktan ve yerine diğeri kesildikten sonra zuhûr etmek takdîrinde fakîr onu dahî keser. Zengine kesdiği kurbân yeter.

Kurbânlık hayvân nezr ile veya tedhiyye için iştirâ sebebiyle müteayyin iken eyyâm-ı tedhiyye bilâ-zebh-i güzeran olmak suretinde mevcûd ise 'aynen ve müstehlek ise kıymeten tasadduk olunur. Hükmü sene-i âtiyeye (gelecek seneye) intikâl etmez.

Tedhiyye eden kimse Udhiyyesinin etinden hem yer ve hem yedirir.
Yedirdiği kimse fakîr dahî olmayabilir. Kurbân eti iddihâr (toplayıp saklama) dahî olunur. Lâyik olan tasadduk dahî etmek ve tesadduk edilen sülüsten ekal (daha az) olmamaktır. Zîra infâkın
osmanlcada bulunanlar hakkında bolluk üzre dağıtmayıp alıkoymak dahî mendûp olur.

Kurbânı elinden gelirse mendûp olan kendi eliyle kesmesidir. Elinden gelmiyorsa yanında bulunarak başkasına kestirir.

Kurbânı ehl-i kitabe (yahudi, hiristiyanlara) kestirmek mekruhtur.

Kurbânın postu tasadduk olunur. yahut ondan kalbur veya dağarcık (heybe) yahut sofra veya seccade yahut kürk ittihâz edilir. Keçi tulumu çıkarılarak ondan kırba veya koğa (kova) yapılır yahut post bakiyen intifâ' (faydalanma) olunacak birşey ile mübâdele olunur. Satılıp parası alınmaz. Yahut yenecek veya içilecek birşey ile mübâdele olunmaz.

Kurbanın gerek eti ve gerek postu satılıpta parası alınır ve yahut demirbaş olmayan birşey ile mübâdele olunur ise semeni (parası) tasadduk edilir. Ondan kasab ücreti dahî verilmez.

Kurbânın kable-et-tedhiyye (kesmeden evvel) tüyünü kırpmak mekrûhtur. Eğer kırpmış ise onu tasadduk eder. ba'de-et-tedhiyye (kesildikten sonra) kurbânın tüyünü yolup veya kırpıp kullanabilir.

Kurbânlık hayvânın sütünden dahî intifâ' mekrûh olur.

İki kimse galat edip herbiri diğerinin koyununu kurbân etse kesilen hayvân kesenin kurbânı olmak üzere câiz ve ve daman gayr-i lazım olub mevcud olduğuna göre onlardan her biri kendi kurbanını alır. Me'kül olduğuna göre yekdiğeriyle helallaşır.

Eğer, "benimki daha azim yahud daha semin (semiz) idi" bahilleşirler ise, her biri diğerine etin kıymetini ödemek ve ba'de'l-ahz onları tasadduk etmek lazım gelir.

Temme Kitabü'l-Udhiyye

Yorumlar  

 
0 #2 Ziyaretçi 15-11-2010 22:20
Güzel bir çalışma olmuştu. faydalı olmuştur diye umuyoruz.
Emeği geçen arkadaşlara teşekkürle birlikte...
Alıntı
 
 
+1 #1 Ziyaretçi 15-11-2010 16:26
Maşallah, Barekallah, herkese faydalı olması temennisiyle...
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile