Pazartesi, 05 Ekim 2009 18:09
Geçenlerde gitme şansına sahip olduğum ve son derece kibar ve yardımsever olan kütüphane çalışanları ile de tanışma fırsatı bulduğum bir mekândan bahsetmek istiyorum.
Zihinlerde daha kalıcı kalması için Islamic Research Centre for Islamic Culture ibaresinden yapılan IRCICA kısaltmasıyla bilinen bu merkezin yayın faaliyetleri [IRCICA 1980-2000 (Yayın Katalogu), İstanbul 2000] epeyce geniş bir yer tutar. 1980 senesinde kurulan merkez bugün 29. yılını da tamamlıyor. Merkezin araştırma projelerinden biri ve belki en önemlisi İslam dünyası tarihinin yine Müslüman tarihçiler tarafından yazılmasına destek vermesidir.
Merkezin uzun bir süredir kapalı olan kütüphanesi, birkaç ay önce Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılımıyla açılmış ve hizmete başlamış durumda. Merkezin çalışmalarıyla şekillenen kitap raflarında sanat tarihinden bibliyografik eserlere, kütüphane kataloglarından tebliğlere, kasetlerden mikrofilmlere kadar hatırı sayılır bir koleksiyon da araştırmacılarını bekliyor. 65.000 kitap, 1570 başlıkta 96.000 süreli yayın, 70.000 fotoğraf, 1500 harita, 13.000 slayt, 1850 ses kaseti ve videokaset, 300 CD ve VCD, 1150 mikrofiş ve mikrofilm, 9250 gri yayın ve ayrıbasım, 4.000 hat levhası, 31.000 IRCICA arşivi belgesi, 2150 şahıs arşivi belgesi, 150.000 OMETAR belgesi kütüphanenin arşiv ve iç mekanında tarihi soluyor adeta.
Kütüphanenin zengin ve zenginleşmeye elverişli eser potansiyelinden bahsetmişken kütüphanenin iç dizaynından da bahsetmek yerinde olacaktır. Şu anda Yıldız Sarayı’nın içerisinde Seyir Köşkü diye adlandırılan mekan, kütüphaneye tahsis edilmiş ve mekanın iç dizaynı oldukça rahat çalışma ortamı sağlamak üzere ayarlanmasının yanı sıra restorasyon sürecinde orijinal bölümler
ve parçaların da muhafazasına dikkat edilmiş. Çanta ve eşyaların muhafazası için giriş bölümünde ahşap ve işlemeli dolaplar yer almakta. Kütüphaneye girdiğinizde tek bir kat, kitap raflarıyla sağlı sollu uzanmakta. Orta bölmede ise internet bağlantısı da olan bilgisayarlar, çalışma masaları yer alıyor. Dış pencerelerinin genişliğinden dolayı iç mekân ferahlığı ve aydınlığı ile göz almakta. Mekânın tüm pozitif enerjisini hissetmemeniz mümkün değil. Bu bir taraftan araştırmacıya rahat çalışma ortamı hazırlamakta diğer taraftan çalışma sırasında zihninin dağılmasını engellemekte. Kütüphanede eserlerin fotokopisi yanında matbu eserlerin fotoğraflarını almak da şu an için mümkün. Kütüphanedeki kitapları bilgisayarlardan internet yolu ile tarayabiliyorsunuz. Açık raf sisteminden dolayı eserleri tarama yaptığınız mekânda inceleyebiliyorsunuz. İSAM’da bulamayacağınız veya ulaşamayacağınız bazı çalışmalara burada ulaşabilirsiniz.
Kütüphanenin şu an için zannımca tek eksiği, araştırmacıların bizzat kendisi. Bu güzîde mekâna maalesef gidip-gelen araştırmacılarının sayısı bir günde iki elin parmağını geçmiyor. Belki kütüphanelere olan ilgisizlik belki de kütüphanenin faaliyete başladığından henüz haberdar olunmaması bu duruma sebep. Bundan dolayı ben de kütüphaneyi ziyaretimden sonra, araştırmacı ve kütüphane kurdu olan ilim yolundaki karıncaları merkez hakkında bilgilendirmeyi görev addettim. Sizlerden de ricam kütüphanenin faaliyetleri ve varlığı hakkında etrafınızdaki insanları bilgilendirmeniz ve mutlaka kısa zamanda kütüphaneyi ziyaret edip çalışma ortamının havasını teneffüs etmenizdir. Selam ve dua ile…
Hüseyin Sarıkaya
Marmara İlahiyat Doktora Öğrencisi
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için