Bizim nesilden(kuşaktan) Hz. Adem'e kadar (üniversite) okuyan tek kişi benim..
Her kelam hocası bir "Patriot" füzesi gibidir, sürekli kendini savunur.
Cennette de kategoriler olmalı, Âvâm cennetin varoşlarına..
Teolojik manada faul yaparım, ama asla kırmızı kart yemem..
Bi lâ fâsıla 3 sigara ile varlığın farkına varıyorum. 7. sigaradan sonra kendi varlığımın farkına varıyorum. Sigara içiyorum öyleyse varım.
Newton'un kafasına elma düşmüş adam yer çekimini bulmuş. Ulan benim kafama meteor düşse bulamazdım.
Transandantal egzistansiyalizm vb. kelimeleri öğrenin çocuklar.. Lazım olur.. Ukalalık yaparsınız
Gıdıklanmaktan kimse hoşlanmaz ama,herkes gıdıklanınca güler..
Biz, eskiden yurtlarda imkansızlıklardan dolayı yerine göre günlerce yıkanamazdık... Ama siz...Allah bilir ya aranızda bit görmeyen çok vardır.
Her kelam hocası bir "Patriot" füzesi gibidir, sürekli kendini savunur.
Maaşımı aldığım gün eve bir gidişim vardır, "Napolyon" gibi..
Allah ile peygamber oturup 23 yılda ancak bir kitap yazabildiler; bizim hocalar ayda bir kitap yazıyor.
Beyaz hoca benim tanrı sorunu kitabımı göstermiş medyaya, "bakın" demiş, "bizim burdaki hocaların tanrıyla bile sorunu var."
Benim tanrı sorunu kitabımı gönderdik köşke. Eee... Müslümanlığımız para etmiyo bari gavurluğumuz işe yarasın.
Ben huri falan istemiyorum öbür tarafta, bi hasır verseler yeter. Ama çok soracaklarım var tanrıya.
Çocuklar kafam cok karisik, öbur tarafta cıngar çıkacak. bana soracaklar 3-5 soru, benim de onlara soracaklarım var.. Bak sen o zaman olaya.
Prof. Dr. Vecdi AKYÜZ
Kıyamet kadar kıyamet alâmeti var, bu kıyâmet kopmaz, endişe etmeyin..
Nikah müessesesi tam bir kasap terminolojosidir: Söz kesmek, nişan asmak, nikah kıymak gibi..
(Geleneksel çay faslı için hoca sınıfta kişileri sayıyor:)
-16 kişi, 16 çay. Öğrencilerden birisi: - Hocam kendinizi saydınız mı Hoca: - Ben hep önce kendimi sayarım, 16 çay evladım.
Prof. Dr. Yakup ÇİÇEK
Yoruldunuz mu arkadaşlar? - Evet hocam. - Hımm, güzel, o zaman dersin kalan kısmını yorgun olarak işleyeceğiz..
(Mefhum-u muhalifi anlatırken) Bir grup insan bir çete kurdu. Bunlar başladı mahallenin çocuklarının KULAK'larını koparmaya... Ayet gelip onlara bunu yasakladı. Bu demek değildir ki: çocukların kulaklarını koparmayın, büyüklerinkini koparabilirsiniz!"
"Mike Tyson İstanbul'a geldi; yolda giderken bir simitçiyle tartıştı. Simitçi 70 yaşlarında çelimsiz bir adamdı ama koca boksörü dövdü, yere serdi! Bu haber Amerika'ya, boksörün arkadaşlarına ulaştırıldığında ne yaparlar? Tabii ki böyle bir şeyin imkansız olduğunu, haberin de yalan olduğunu bilirler." (Nur suresi 12.ayeti tefsir ederken: "Keşke bu iftirayı işittiğinizde erkek ve kadın mü'minler kendi vicdanlarıyla hüsn-ü zanda bulunup da 'Bu apaçık bir iftiradır! Sübhanallah' deselerdi")
Derse girmek devamsızlık hakkınız doluncaya kadar menduptur.. Ondan sonrası farzdır. Derse girdikten sonra çıkmak ise namazı bozmak gibidir. Çünkü ders ibadettir..
Prof. Dr. Nebi BOZKURT
Nebi size neyi getirdiyse alın, neden sakındırdıysa ondan kaçının..
(Nebi Hoca, öğrencilerin imtihan olduğu karanlık salona girer ve sınav telaşesinden unutulmuş olan lambaları yakar ve şöyle der):
- Demek ki, içinizden sizi aydınlatacak bir Nebi'nin gelmesini bekliyormuşsunuz.
Prof. Dr. Bayraktar BAYRAKLI
Bi İbn-i Abbas anladı onii, bi Bayraktar!
Cebrail Vahyi getirirken ağzını kıpırdatan Peygamber'e şöyle der (Hocamız burada kızar ve Cebrail edasıyla gerilir gerilir vee):
- Ha bir dur uşağım yaa, Ha bir dur!! Önce bi dinle, Ha bi dur ben bi okuyayum bi müsaaa(d) et bağaaa...
Ben Orhan Pamuk'un boyu kadar kitap yazmışım.. 8 senede 11.254 sayfa.. Bana neden bir şey yok peki? Doymuşum ben metholunmaya, ama gene de isterim övülmeyi... Allah da övülmeyi ister yahu, "Hamd edeceksin bana" der..
Çocuklar, bu cumartesi beni mutlaka izleyin, ben yurt dışına gidiyorum kendimi izleyemeyeceğim..
Marx bu ayeti duysaydı yirmi dört ayar müslüman olurdu.
Hocasının programını izlemeyen öğrenci ondan nasıl istifade edecek yahu??
Anlıyor musunuz??
(Emile Durkheim'in eğitime dair tanımını tahlil ederken, sınıfa hitaben);
"Bakınız efenim, Durkheim tahlili görseydi, "vay bee!! Ben neler söylemişim diye hayret ederdi.."

Prof. Dr. Süleyman DERİN
Hanımdan korkmasam zahid/sufî olurdum.. 'Bu gün evde ekmek kalmamış, evimiz sahabe evi gibi olmuş' diyorum.. Hanım "olmaz" diyor...
Biraz önce gaflet perdesinden konuşuyorduk şimdi irfan makamından.

Prof. Dr. Celal YENİÇERİ
Baytar mektebine gidip de İstiklal Marşı şairi olabilirsiniz, ya da fıkıhçı olup da uzay ayetleri tefsiri yazabilirsiniz...
Öğrenci : Hocam Hz.İsa'nın tekrar geleceğine aklınız eriyor mu? Celal Yeniçeri: - Valla benim aklım Hz. İsa'nın hiç bir işine ermiyor.
Siz böyle bir Allah'ı hiç bir yerde bulamazsınız. Nerde bulcaksınız... Kendi kendini doyuruyorsun sana sadaka sevabı veriyor..
Öbür tarafta karşıma hiçbeklemediğim sevaplar çıkacak.
Bir yerlerde ilahiyatçı olduğunda insanlar dini hatırlıyor. Bizim varlığımız bile dini hatırlatıyor.
İsrafı israf etmek israf mıdır?(sigaranın yarısını içenlere).
Bazıları, otobüste ''Sayın yolcular'' yazıyor diye şehiriçi yolculuğu da seferilik olarak görüyor. - Hocam Ahmet Yesevi'ye (fakültedeki binalardan biri) giderken de seferiyiz o zaman. - Oğlum burdan oraya giderken sana sayın yolcu diyorlar mı!!!
Sen denize girersen orucun bozulmaz deniz sana girerse orucun bozulur.
Hocam Hanefi mezhebine göre kocası gaib olan kadın yeniden evlenebilir mi C.Y: - 80 yaşınada gelse evlenemez.peki karısı gaib olan erkek evlenebilir mi? C.Y: Dörde kadar yolu var tabi evlenir.
Balkonunda hıyar yetiştirsen 10 tane, birini Ebu Hanife alır... (zekat olarak).
C.Y: Alkolun sarhoş etmeyecek kadarı caizdir. Öğrenci: İyi o zaman, gidip içelim. C.Y: olum ben 50 senedir biliyorum da içmedim, daha öğreneli 5 dakika olmadı sana noluyor?!
Prof. Dr. İlyas ÇELEBİ
Kelam dersini işlerken, öğrencilerden birisi hocamıza şöyle sorar:
-Hocam finalde nerelerden sorumluyuz?
-Mine'l mebde-i ile'l mead.
Prof. Dr. Mustafa FAYDA
(İlahiyatçının özetle tarifini anlatırken)
Pederden Harçlık, Vakıflardan burs.
Yurtta Yemek Hâzır, Marmara'ya Nâzır...
Sizinkisi yangelizm politikası... (Bu sözün Nuri Ünlü'ye ait olduğu da rivayet edilmektedir.)

Prof. Dr. Hasan ELİK
Sen dünyanın en iyi lokantasında gitmişsin, "Bana bir sandviç ver" diyorsun. Selimiye'ye gidip seferi kılar mıyım?
Eskileri dirayeti, yenilerin rivayeti olmuştur.
Vallahi gençler bugün gündemdeyim yine, müthiş şeyler söyledim..
Siz beni anlamıyorsunuz da,ben sizi anlıyo muyum sanki.
Öğrenci: - Hocam arada bir doğru söylüyorsun.
Hasan Elik: -Tesekkur ederim. Sen en azından bu kadar hak veriyorsun.

Prof. Dr. İsmail Lütfi ÇAKAN
Hanım ayakkabı değildir ki, dinleyince değiştiresin, yoruluncaya kadar arayacak, ölünceye kadar yaşayacaksınız...
Mevlüt okuyan para, dinleyen şeker, okutan hava alır.
İslamda ölçülü yapılan iyiliğe ölçüsüz ikram, ölçüsüzlük ( kötülük) yapana ölçülü azab vardır..
Ve Diğer Bazı Hocalarımız:
Prof. Dr. Yaşar FERSAHOĞLU
Sevmek vermektir, sevgi gönül vermekle başlar, ömür vermekle devam eder, can vermekle biter..
Hayatı sanat halinde yaşamanın diğer adı İslamdır..
Prof. Dr. Bedrettin ÇETİNER
Bu sınıfın Rabbi Benim.
Doç. Dr. Emin IŞIKSiz zevksizliği dindarlık, uykusuzluğu takva, sünepeliği zühd mü zanndeiyoRsunuz? Böyleler Cennet öküzüdür..
Hz. Muhammed (s.a.v) e ne verildiyse bize de o verildi.. Bize hem de fazlası veridi.. O da Hz. Muhammed (s.a.v) dir.
İneği cennete koysak yine de saman ister..
Derleyen: Davut YILDIZ- Eilahiyat.Com
Lütfen kaynak göstermeden iktibas etmeyiniz!.
Siz de kendi fakültenizi tanıtın!..
| < Önceki | Sonraki > |
|---|






Yorumlar
Son talebeleri olmakla bahtiyarız. Tanıdık onu :D
"Pederden harçlık, vakıflardan aylık, yurtta yemek hazır, marmaraya nazır; yan gel yat. Çünkü türkiyede en geçerli politika yangelizmdir.."
Hocaları tanıyanlar için sorun yok ama özellikle bazılarının esprilerini daha iyi anlamak için, branşları da belirtilseymiş daha iyi olacakmış bence.
Vecdi Akyüz hocanın "Nikah müessesesi tam bir kasap terminolojosidi r: Söz kesmek, nişan asmak, nikah kıymak gibi.." sözünü ve Necip Taylan hocanın "Her kelam hocası bir "Patriot" füzesi gibidir, sürekli kendini savunur." sözünü çok orijinal buldum.
Tekrar teşekkürler. / Bursa
"Gafillerden olmayın" deyişi hâlâ kulaklarımızda... Onun anlatışından bir tasavvud dinleseniz... :)
Celal Yeniçeri Hocam'da sohbetini İsam'da Ravza Hocamla dinlediğimiz:) değerli şahsiyetlerden. Peygamberimiz as'ın müsâbakalarını anlatmıştı bize... Hem âlim, hem de Hak espiri yapıp, öğrencilere vakit ayırıp değer verenlerden...
İsmail Lütfi Çakan hocamızın hanımlar için söyldiği söze bayıldım. Helal olsun:)
Hepsi çok güzel sözler. Hoş latifeler efendim... Paylaşım için teşekkürler...
Sonralıkla da, faqîrin ifâde etmiş olduğu şey, sâdece sözlerin bâzılarının, çıktıkları ağızlara yakışmamış olmasıdır. Latîfeyi, gülmeyi falan yerdiğim yok. Sözlere latîfe diyerek mes'eleyi basite indirgemek yerine mes'ele üzerine daha derîn kafa yormak, daha maqûl olsa gerektir..
Diyeceğim: mezkûr sözlerin bâzıları, özellikle ve özellikle bir İlahiyyâtçı ilim adamına yakışmamaktadır . Dil, tahrîfi doğurur, hayâtı tefessüh eder. Bozulma (deformasyon) üstten başlar. Balık baştan kokar! Selâmetle..
Sonralıkla da dil, fevk'âlâde ehemmiyyetli bir olgudur; hayâtın da tefessühünü intâc edebilir. Bu sebebden dolayı yeri geldiğinde, "dil" ile ilgili bâzı mes'elelerde haddinden fazla bir tavır takınmak gerektiğini savunmaktayım. Unutmayalım: Bozulma (deformasyon) dilden başlar. Balık baştan kokar! Selâmetle..
Üstte yazılanlar ders esnasında geçen sözlerdir.
1,5 saatlik bir blokda sadece ders dinlemenin boğuculuğunu hepimiz biliyoruz. Aradaki bir cümle hem dikkati tekrar çeker hemde bu vesileyle derste anlatılanlar hatırlanır...
Olaya bu minvalde bakın.
Hiçbirimiz hayatımızda somurtmuyoruz. Eğer öyleyse bizde bir problem vardır. Espri konusunda ağzı yanmış birisi olarak rahatça söyleyebilirim ki; insanlar gerçek hayatta olduğundan çok farklı rollere bürünüp ahkam kesebiliyorlar.
(Sözlerim Adem Hocam'a değildi. Yanlış anlaşılmasın. Bundan sonraki eleştirilere bir açıklama sadedinden.)
Ya Peygamber Efendimiz de yapmamış mı espri, gülmemiş mi? O espri yaptığı zaman, sahabeden hangi birisi "Efendim, çok gülmeyin, zira siz demiştiniz ki çok gülmek müminin değerini düşürür" demiş.
Bu espriler en az Peygamber'in kocakarıya yaptığı cehennem esprisi kadar masumdurlar. Haşa O (s.a.v), dini oyuncak etmiş olmuyor mu, sen Cennete giremezsin, yok ben bu halinle giremezsin demiştim vs. vs. demiyor mu? Espridir, yapılır gülünür, geçilir. İlahiyatçı muhalifliğimizi lütfen zaptu rap altına alalım. Gülen gülsün, gülmeyen de ilahiyatçılar ne hale düşmüştür diye dudağını büksün, hatta ağlanacak durumumuz deyip, ağlasın.
''(Çok gülmek kalbi öldürür ve müminin değerini düşürür.) [Tirmizi] ''
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.