Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi 51. Dönem mezunlarının mezuniyet merasimi, Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde icra edildi.
Bilal İbrahimoğlu ve Esra Tellioğlu’nun sunuculuğu yaptığı merasim, 51. Dönem mezunlarından İsmail Arabacı’nın Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Kur’an tilavetinin ardından, şehir dışında olması sebebiyle programa iştirak edemeyen Marmara İlahiyat dekanı Prof. Dr. Raşit Küçük’e vekâleten dekan yardımcısı Prof. Dr. İlyas Çelebi kürsüye geldi ve selamlama konuşmasını yaptı.
Mecliste dört milletvekili ile temsil edilen(!) Marmara İlahiyat’ın eski(meyen) hocalarından AKP Düzce milletvekili Celal Erbay, İlyas hocanın ardından kürsüye gelerek, cevval bir siyasetçi edası ve üslubuyla biz öğrencilere birbirinden kıymetli tavsiyelerde bulundu…
Celal hocamızın akabinde kürsüye AKP İstanbul milletvekili Lokman Ayva geldi ve bir iki latife eşliğinde hazirûnu selamladı…
Eski dekan yardımcısı Doç. Dr. Rahmi Yaran hocamız da, fakülte hocalarımızı temsilen kürsüye gelerek bizlere, mezuniyetin akabinde girdiğimiz yolda nasıl hareket etmemiz gerektiğine dair malumat verdi.
Protokol konuşmaları hazirûnu iyiden iyiye bezdirmişti ki, Bilal İbrahimoğlu, dört sene boyunca hocalarımızın birbirinden enteresan ve latif kimi cümlelerini kendine has üslubuyla sıralayarak imdada yetişti ve hasen bir rivayete göre Yakup Çiçek hocamız gülmekten kırıldı [diğer hocalarımız hakkında da ilginç malumat geldi ama bir krize meydan vermemek adına zikretmiyoruz;)].
Öğrencileri temsilen kürsüye gelen Güngör Aksu, davûdi sesiyle 51. Dönem mezunlarının üstlendikleri sorumluluğun farkında ve bilincinde olduklarını ifade etti ve tab’an kesbettiği ağalık payesini hak ettiğini gösterdi ;).
Marmara İlahiyat’ın mümtaz mûsiki hocası Doç. Dr. Ahmet Hakkı Turabi (ki kendisi Türkiye’nin ilk din mûsikisi doçentidir) başkanlığında, Nuri Özcan ve Nuri Ünlü gibi kıymetli hocalarımızın da içerisinde yer aldığı musiki grubunun icraları ise gönülleri mest etti… Tasavvuf musikisi ile başlayan icra, İstanbul şarkıları ile devam etti ve nihayetinde de akşam namazı ve ikram için ara verildi…
Aranın ardından sahneye İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mehteranı çıktı ve kültür merkezini gür sedası ile inim inim inletti;).
Mehterandan sonra kürsüye, yıllık komisyonuna her türlü teknik, lojistik ve manevi destek veren dekan yardımcımız Doç. Dr. Muhittin Macit çıktı ve bizleri şöyle bir selamladı. Hemen ardından da yıllık komisyonu adına Hilal Ünal teşekkür konuşmasını yaptı.
Akabinde ve detayında dört yılın hülasası konumunda, fotoğrafların mecmuundan müteşekkil slayt gösterisi başladı ve nihayetinde de öğrenciler gruplar halinde sahneye davet edilerek temsili diplomalarını muhtelif hocalarının ellerinden aldılar.
Erkek öğrencilerin kep takmaması sebebiyle [ki ekseriyeti dört yıllık imam olan erkek öğrencilerin, “sarık takılan başa kep takılmaz” deyu isyan ettiği de kulislere yansıyan bilgiler arasındaydı ;)] kep atma nümayişi evvelemirde sönük geçti [neden evvelemirde;
çünki akabinde, gönüller şen olsun babından rical taifesi de göstermelik de olsa kep attı;)]…
Kimi hocalarımızın da cümle arasında ifade ettikleri şu hususun ise, gecenin sonunda akıllarda kalmasının elzem olduğu kanaatindeyim:
Mezuniyet bir son değil, yeni bir yolda, ilimle mücehhez bir surette yeni ufuklara doğru yelken açmaktır.
Her nihayetin yeni bir bidayetin muştusu olduğu şuurunu her daim diri tutma temennisi ile efendim; selametle.
Abdurrahman MIHCIOĞLU
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





Yorumlar
Başta yazar olmak üzere tüm mezunlarımıza dünya ve ahiret saadeti dileklerimle...
ha bu arada işsiz kalırsanız
sakın kafanıza takmayın insan zamanla alışıyorda sorun farklı eğer dar bir çevredeyseniz herkes şehirde falan yaşıyorsanız aile çevreniz asla alışamıyor hatta zaman zaman zorlandığınız anlar oluyor
kep atmaya da başladığınıza göre eminim bütün sorunları çözmüşsünüdüz
var kalın sağlıcakla .
umarım üslup sorunu yaşamam bu konuda
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.