İlahiyat Haberleri

Fotoraf01320 Kasım Dünya Felsefe Günü münasebetiyle Erciyes İlahiyat’ta panel düzenlendi. Doç.Dr. Ramazan Ertürk, Doç.Dr. Ahmet Kayacık, Doç.Dr. Aslan Topakkaya, Yrd.Doç.Dr. Salih Yalın, Yrd.Doç.Dr. Mustafa Yıldız Hocalarımızın katılımlarıyla gerçekleştirilen panele İlahiyat Fakültesi öğrencilerinin yanında muhtelif fakültelerden de iştirak eden öğrenciler oldu.

Panel’den aldığımız kısa notlar şöyle:

Yrd. Doç. Dr. Mustafa Yıldız (ERÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi):
Fethedilen kültürün sindirilme düşüncesiyle doğan felsefe, çeşitli milletlerin birbirini tanımasıyla ortaya çıkmıştır. İslam Felsefesinde batıyla felsefesine yakın temasın sağlanmasında Osmanlı büyük rol oynamıştır.

Türkiye ise; kendisinden büyük düşünen milletlerin felsefesini almayı amaç edinmiştir. Bunun sebebi geri kalmışlıktır.

Doç. Dr. Aslan Topakkaya (ERÜ Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi): Türkiye'de müspet düşünceli felsefeciler tarafından Felsefe Bölümleri ilk olarak Erzurum Üniversitesinde  açılmıştır. Fotoraf014

1992 yılında üniversitelerde açılan felsefe bölümlerinin özellikleri Almanya'ya öğrenci gönderip orada eğitim aldırıp geri yurda dönmüşlerdir. Türkiye’ye felsefe çok geç gelmiş olsa da çabuk gelişme göstermiştir. 2000'li yıllarda felsefeye rağbet oldukça artmıştır. Bunun nedeni 98 yılında felsefenin zorunlu ders olarak gösterilmesindendir.

Doç. Dr. Ahmet Kayacık (ERÜ İlahiyat Fakültesi Mantık ABD Öğretim Üyesi):

Türkiye'de Mantık Çalışmaları

Önceki dönemlerde öğrenci sayısı az olduğu için mantık konusunda yüksek lisans yapan öğrenci olamadı. Şimdilerde ise öğrenci var ama isteneni verebilecek öğrenci yok.

Doç. Dr. Ramazan Ertürk (ERÜ İlahiyat Fakültesi Din Felsefesi ABD Öğretim Üyesi):

Din Felsefesinin Türkiye'deki Durumu

Din felsefesi, dinin felsefesini yapmak adı altında kurulmuştur. Bugünkü din felsefesi analitik felsefeden gelmiştir. Batı felsefesinin bize girişi  2. meşrutiyetten sonradır. Hem nitelik hem nicelik açısından ülkemizde din felsefesinin kalitesi artıyor. Bu sevindirici bir durum. Felsefe zihin jimnastiği, hikmet sevgisi, düşünme egzersizidir. Felsefede makul bir şeyi saçmalama makbul değildir.

Yrd. Doç. Dr. Salih Yalın: (ERÜ İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi ABD Öğretim Üyesi):

İslam Felsefesi

İslam’ın felsefesi mi? İslami felsefe mi? bu felsefe salt bir din felsefesi değil genel itibariyle felsefeyi değerlendirme anlamı taşır.

9. ve 13. yüzyıllar arasında en dinamik dönemini yaşamıştır.

Mevlana Halid KARA

Erciyes İlahiyat Mümessili

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile