Cuma, 15 Temmuz 2011 14:19
Hayatımızın en heyecanlı, en dinamik ve en sağlıklı günleridir fakültedeki öğrencilik günlerimiz.
Bu yıllarda çoğumuz birçok mahrumiyetler yaşarız. Yaşadığımız bu mahrumiyetler farkında olmasak ta bizi yedi yabancı olan insanlarla kardeş,dost ve sırdaş olmaya götürmekte.
Hayatımızın en heyecanlı, en dinamik ve en sağlıklı günleridir fakültedeki öğrencilik günlerimiz.
Bu yıllarda çoğumuz birçok mahrumiyetler yaşarız. Yaşadığımız bu mahrumiyetler farkında olmasak ta bizi yedi yabancı olan insanlarla kardeş,dost ve sırdaş olmaya götürmekte. Annesini, babasını kaybetmiş bir gencimizin acısını,gözyaşlarını ilk önce onun yanı başında olan bizler fark ederiz. İlk tesellide bulunan bizler oluruz.
Parasız kalan gencin ihtiyacını önce biz fark ederiz.
Aşk sevdasına kapılanın halinden önce biz haberdar oluruz. Çünkü dert söyletir misali aşık olan kişi bir şekilde derdini arkadaşıyla paylaşmak ister.
Birbirini takip eden bu acılar,hüzünler ortalama dört yılın sonunda bir mezuniyet gecesiyle yerini ayrılma günlerine bırakır. Derken birçoğumuz liseyi bitirdiğimiz şehrimize, doğduğumuz köyümüze döneriz. Artık bizim için yeni bir hayat başlamakta. İş, aş ve kariyer sahibi olmak öncelikli hedefimiz olur.
Hayatın soğuk ve acımazsız yüzüyle tanışmaya başlayınca bizi bir hırs ateşi sarar. Çoluk çocuk sahibi olunca daha önce dünyayı kurtarmaya niyetlenen çoğumuz için hayatın iyice değiştiğini fark ederiz. Artık mesele ancak kendi hayatını kurtarmaya dönüşür.
Mevki ve makamlar değiştikçe daha fazlasını talep etme arzusu da öne çıkar.
Bütün bu hareketli hayat bize bir çok şeyi unuttururken birilerinin kalbimize, hatıralarımıza, mazimize, sosyal ve manevi değerlerimize uzak kaldığımızı hatırlatması gerektiği ihtiyacı hasıl olur. Dostça bir selama,dostça bir duaya hasret kaldığımız anlarda bir de bakarız ki fakülte yıllarından tanıştığımız bazı arkadaşlar ‘bir araya gelelim, eski günleri ve hatıraları tazeleyelim,hem birbirimizi dinleyelim,kim nerede ne işlerle meşgul haberdar olalım hem de ortak projelere imza atalım. Saçımız sakalımıza aklar düştü biraz gençleşelim.’derler.
Bazılarımız bu buluşmadan haberdar olduğu gibi atlar gider,bazılarımızın işleri başından aşkındır vakit bulamaz, bazılarımız ise arkadaşlarıyla her türlü bağını kopardığı ve kendisine bile yabancılaştığı için haberi bile olmaz bu buluşmalardan. Bazılarından ise ancak bu buluşmalardan aramızdan ayrıldıklarını öğrenmek suretiyle haberimiz olur.
10 temmuz 2011 tarihinde Kırıkkale belediye başkanı aynı zamanda Erzurum mezunu olan Veli Korkmaz’ın ev sahipliği yaptığı Erzurum Atatürk Ünivesitesinin farklı fakültelerinden mezun olanların katıldığı buluşmaya katılarak birçok arkadaşımızla görüşme fırsatı bulduk. Nazif Şahinoğlu,İhsan Süreyya Sırma, İbrahim Erol Kozak, Şerafettin Gölcük, Mustafa Ağırman, Beşir Atalay, Ömer Dinçer, Ekrem Yıldız, Mahmut Özdemir ve Muammer Yaylalı gibi hocalarımızı dinledik. Hem sunuculuk yapan hem de fıkralarla ortamı canlı tutmaya çalışan Selahattin Aydar bazı ihmallerine rağmen görevini can-ı gönülden yapmaya çalıştı. 1980 öncesi milli türk talebe birliği gençlik hareketinin Erzurum boyutunda öne çıkan organizasyonda abi konumundaki birkaç kişinin konuşması da olunca programda genç mezunlara,dilek ve temennilere zaman kalmadığını fark ettik.
Program sonrasında sohbet ettiğimiz birçok mezun emeği geçenlere teşekkür ettiklerini ve buluşmaların daha verimli yapılması için erken haberleşmek gerektiğini de dile getirdiler.
Her ne kadar yaz sıcağında yapılan bu zahmetli yolculuğun yorucu tarafları olsa da bu vesilesiyle Ankara’da ziyaret ettiğim başta ihtiyar kitap kafede olmak üzere kültür ve düşünce çevresindeki bazı arkadaşlarla kısa süreli de olsa yaptığımız görüşmelerin beni bir süre daha zinde tutacağını düşündüğüm için bu buluşma için yola çıkmış olsam da farklı yerlere uğramak beraberinde başka güzelliklerin de yaşanmasına vesile olduğu için kendimi şanslı gördüğümü paylaşmak isterim.
Her buluşmada dile getirilen bizim bu buluşmalardan haberimiz olmuyor şeklindeki şikayetleri azaltmak için,bundan sonra arkadaşlarımızın sevinçlerinden ve acılarından da haberdar olmak için bu haberi çevrenizdeki arkadaşlarla paylaşmanız ve erzurummezunu@gmail.com adersine veya facebookta Erzurum Mezunu sayfasını paylaşmanızı öneriyorum.
2012 temmuz ayının ilk günlerinde İstanbul’da düzenlenecek olan buluşmanın daha güzel ve verimli geçmesi için önerilerinizi,mezun olduğunuz fakülteyi yılı ve görev yaptığınız ili cep telefonlarınızı ve e posta adreslerinizi (hatta en az bir arkadaşınızın) bu adrese atmanızı bekler sizleri Allah’a emanet ederiz.
Öğrencilik dönemlerinde hayır sahiplerinden gördükleri yardım severliği sürdürmek isteyen Erzurum mezunlarının inşaatı devam eden kültür ve eğitim hizmetlerinin yapılacağı merkezin bir an önce bitmesi için Erzurum’da faaliyet gösteren Abdurrahman Gazi Vakfı ile iletişimlerini sürdürmelerinde büyük fayda olduğunu belirtmeyi bir görev biliyoruz. Emeği geçen herkesi selamlıyorum.
Mahmut Balcı
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




