İlahiyat Haberleri

musalparslanMuş Alparslan Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından her hafta düzenlenen “Perşembe Söyleşileri” adlı programa ilgi her geçen gün artarak devam ediyor.


 

Program  kapsamında  01  Aralık 2011 Perşembe günü 15:00-16:00 saatleri arasında Yrd. Doç. Dr. Harun ÇAĞLAYAN tarafından İlahiyat Fakültesi’nde sunumu yapılan “İslam, Gençlik ve Kuşak Çatışması” konulu söyleşi büyük bir beğeni ile izlendi.

Söyleşisinde, gençliğin yaşadığı kuşak çatışmasının  sevgi ve saygı temeline dayalı iletişimle çözümlenebileceğini ifade eden ÇAĞLAYAN, gençliğin sorunlarının ebeveynler ve sorumlular tarafından ciddiye alınması gerekliliğine vurgu yaparak sözlerine şu şekilde  devam etti:

mus_ilahiyat1

“Gençlik  döneminde  insan   yavrusu erişkinliğe girmenin verdiği yaşam desteği ile fiziksel ve psikolojik hareketliliğinin en yoğun  dönemini  yaşamaktadır.  Her  şey onun  için yenidir ve  keşfedilmeyi beklemektedir.  Keşfedilmeyi  bekleyen dünyalara karşı  genç çok güçlü bir merak içerisindedir.    Gencin   keşfetmeye hazırlandığı veya keşfe mecbur kalacağı bu dünya sadece güzel ve olumlu yönleri olan bir yer değildir. Büyük sorunlar ve tehlikeleri de bünyesinde barındıran bu yenidünyayı  tanımasında  gence en  büyük destek  çevresinden    gelmelidir. Ancak burada toplum ciddi bir sorunla karşılaşır; genç, yenidünyayı keşif için çevresine danışmak  yerine kendi bildiklerinden yola çıkmak ister.

Genç bireyin anlam veremediği ve uzak durmak istediği tüm bu kargaşanın nedeni, bedensel ve zihinsel değişimlere yol açan gençlik hormonlarıdır. Hormonların yol açtığı bu kriz dönemi iyi  yönetilemez ve çevresel etkilerle tetiklenirse yaşam boyu sürecek tamiri olanaksız kronik rahatsızlıklar zuhur edebilir. Bu rahatsızlıkların en olumsuzu ise bireyin kendine olan temel güven duygusunu ve yaşama sevincini kaybetmesidir.

ġu halde ne yapılmalıdır? Bu sorunun cevabı, kolay olmakla beraber ifade edilmesi ve pratiğe geçirilmesi güçtür. Kısaca cevap; sevgi ve saygıdır. Sevgi ve saygının ne olduğu ve pratikte nasıl uygulanacağı konusu ise halen bir sorun olarak karşımızda durmaktadır. Sevgi, insanın hata yapabileceğini peşinen  kabul etmek, onu olduğu şekli  ile kabullenebilmektir. Saygı ise sağlıklı iletişime  rağmen uzlaşamayan  tarafların birlikte yaşamayı öğrenebilmesidir.”

Tags: alparslan

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile