İlahiyat Haberleri

İmam Hatiplerde Sadece İmam Yetişirmiş..

Yüksek Öğretim Kurumu Başkanvekili Profesör  Doktor İsa Eşme, üniversitelerin, asli görevlerinin yanında Cumhuriyetin başlattığı aydınlama devrimini üstlenme görevi de bulunduğunu söyledi. 

Malatya İnönü Üniversitesi'nde "Geleneksel Psikolojik, Danışma Rehperlik anabilim dalı Toplantısı"nda konuşan Eşme, “İlahiyat Fakültelerinde kim ne derse desin, öğretmen değil, imam yetişir” dedi.

YÖK Başkanvekili Prof. Dr. İsa Eşme, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi programında yapılan yeni değişiklikle ilgili şu değerlendirmeleri yaptı.Prof. Dr. Eşme “İlahiyat Fakültelerinde kim ne derse desin, öğretmen değil, imam yetişir” dedi.

 

İmam Hatiplileri Bekleyen Sürprizler!!

YÖK’ün, ilahiyat fakültelerinden kopararak eğitim fakültelerine bağladığı İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümlerine, bu sene imam hatip lisesi (İHL) mezunlarıyla birlikte diğer tüm öğretmen lisesi mezunları ‘ek puanla’ girebilecek.

Böylece şimdiye kadar ‘rakipsiz olarak’ din kültürü öğretmenliği bölümlerine yerleşen İHL mezunları, öğretmen lisesi mezunlarıyla yarışmak zorunda kalacak.

Yükseköğretim Kurumu’nun yayınladığı Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzu’ndan imam hatip lisesi mezunlarına ‘yine bir sürpriz’ çıktı. İHL’ler ÖSS’de yaşadıkları katsayı engeli nedeniyle çok az sayıda diğer programlara girebilirken, sadece ilahiyat fakülteleri ile din kültürü öğretmenliğine gidebiliyor. İHL’ler şimdi din kültürü öğretmenliği bölümlerinin de ellerinden gitmesi endişesi yaşıyor.

İlahiyat fakülteleri ve din kültürü öğretmenliği bölümlerine giden İHL mezunlarının ortaöğretim başarı puanları 0,8 ile çarpılıyor. Ayrıca kendi alanlarının devam niteliğinde olduğu için buna ilave olarak 0,24’lük ek puan da alıyorlar. Böylece her iki programın neredeyse tüm kontenjanlarına İHL mezunları giriyor. İHL mezunlarının mühendislik, tıp ve öğretmenlik gibi diğer programlara girme şansı çok az olduğu için toplam bin 100 civarındaki ilahiyat ve din kültürü kontenjanı İHL’ler için büyük önem taşıyor. ‘Öğretmen lisesi mezunlarının din kültürü öğretmenliğini pek tercih etmeyeceği’ şeklinde görüşler de olmakla birlikte, istihdam imkanı olan bir öğretmenlik programı olması nedeniyle tercih edebilecekleri belirtiliyor. Öğretmen liseleri, puanlarının yüksek olması nedeniyle İHL’lerden daha fazla ortaöğretim başarı puanı alırken, bir yönüyle din kültürü öğretmenliği için İHL’lerin de önüne geçmiş oluyorlar.

Haziran ayında YÖK’ün, ilahiyat fakülteleri bünyesindeki din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği bölümlerini eğitim fakültelerine bağlaması İHL çevresinde bir endişeye neden olmuş, YÖK’ün ek puanlarının ‘ellerinden alınmayacağı açıklaması’ ile rahatlamışlardı.

Öte yandan YÖK, ‘sürpriz bir şekilde’ bu seneki ilahiyat fakülteleri ile din kültürü öğretmenliği bölümlerinin kontenjanlarını ‘az da olsa’ artırdı. Bu sene ilahiyat fakültelerine 650, din kültürü öğretmenliğine ise 540 öğrenci alınacak. İmam Hatip Liseleri Mezunları Derneği (ÖNDER) Başkanı Yusuf Ziyaeddin Sula, YÖK’ün son uygulamasını ‘bir gasp’ olarak nitelendirdi. Sula, İHL’lerin bu şekilde gidecekleri alanların iyice daraltılmış olacağını vurguladı.

Eğitimin Hal i Pür Melali

Gazi Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırmaya göre; üniversite öğrencilerinin yaklaşık dörtte biri geri dönmemek üzere yurt dışına gitmek isterken, öğrencilerin yaklaşık üçte ikisi kendi geleceğinden umutsuz. Öğrencilerin sadece yüzde 16.2'sinin geleceğinden umutlu olduğu görülüyor. Yüzde 38'i Türkiye'nin geleceği konusunda olumlu görüş bildiren gençlerin, yüzde 62'si ise olumsuz düşünüyor. Geleceklerinden ümitsiz gençler yetiştiriyoruz. Çıkan bu sonucu YÖK başkanı Gürüz başta olmak üzere Milli Eğitim Bakanı ve Üniversitelerarası Kurul Başkanı'nın da dikkatle okuması gerekiyor. Zıtlaşmayla bir yere varılmaz. YÖK Başkanı dahil kimse Türkiye'deki üniversitelerinin başarılı olduğunu söyleyemez. Ne mali yönden ne de bilimsel etkinlik ve hür düşünce yönünden. Önemli olan sorunu tespit edip çözüm olarak orta yolu bulmaktır.

Sadece İmam Hatip Yetişmez!!

Bu okullara çeşitli nedenlerle karşı çıkanları, bu okullara ilk başta konan isim yanıltıyor. 'İmam-Hatip Okulları veya Liseleri'. Sayın Millî Eğitim Bakanımız! Bu isim bu gün yanlıştır, lütfen onu: 'Millî, Dînî İhtiyaç Liseleri' gibi güzel bir isimle yenileyin ve nüfusumuza yetecek sayıya çıkarın. Veya Müslüman milletimizin vazgeçilmez zarûrî ihtiyacı olarak müfredâtını, diğer ilköğretim ve liselere dağıtın, onları da o zaman kaldırın. 'Tevhid-i Tedrisatı', eğitimin tek kanaldan yani 'Milli Eğitim Bakanlığı kanalıyla yürütülmesi' demek olduğu halde, onu çarpıtarak çeşitli isimlerde meslek liselerinin çokluğuna itiraz hakkı çıkarmaya çalışanları da insafa davet ediyoruz.

Kesinlikle gözardı edilemeyecek, şu hususu tüm vatandaşlarımızın basiretlerine arzederiz: Son zamanlarda memleketimizde bir hayli artış gösteren terör, anarşi, eşkıya, hırsız, vurguncu, soyguncu, kapkaççı ve adam öldürme gibi cinayet suçluları arasında, bir tek İmam-Hatip Lisesi mezununun bulunmaması, akıl ve iz'an sahibi her insanı, uzun uzun düşündürmelidir.

Demek ki, gerçek manada dini tedrisat, memleketim için hayırlı insan yetişmesine hizmet ediyor. Çünkü bu tedrisat ve eğitim insanın kalbine Allah korkusunu yerleştiriyor. Suç işlemesini kesinlikle içerden önlüyor, ona insan sevgisi aşılıyor, iyilikçi ve hayırlı vatandaş yapıyor. O halde bu ihtiyaç, benim vatanımın da ihtiyacıdır, milletimin de ihtiyacıdır; dinimin, imanımın da ihtiyacıdır, tüm dünyanın ve bütün ulusların da ihtiyacıdır.

Şu halde İmam-Hatip Liseleri bu gün ve yarın için, sadece İmam ve Hatip yetiştirme okulları değil, bu milletin zarûrî ve vazgeçilmez dînî bilgi ihtiyaçlarını karşılama okullarıdır. Ve sayı bakımından bu kadar nüfusa nisbeten yok denecek kadar azdır. Bu gerçekleri kavrayamayanları iz'âne ve insafa dâvet ediyoruz. Arzolunur..

(Dr. Süleyman Doğan Yeni Şafak Gazetesi. Yazı birkaç yazarın yazısından müteşekkildir.)

 

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile