Cuma, 31 Ekim 2008 23:02
Doğu’da
Allah’ındır Batı’da!
İngilizce,
Arapça ve Türkçe tebliğlerin yer aldığı sempozyumun 16 ayrı oturumunda, İbni
Rüşd'ün hayatı, düşünceleri ve yaşadığı dönemin entelektüel bakış açıları
değerlendirildi. Sempozyumda, doğu-batı ilişkilerinin felsefi ve entelektüel
tarihsel süreci ele alınarak, barışçıl ve uzlaşmacı yönler analiz edildi.
Çeşitli üniversitelerden yerli- yabancı bilim adamlarından oluşan 99
katılımcının yer aldığı Sempozyuma öğrencilerin, medya mensuplarının ve halkın
katılımı da oldukça yoğundu.
Açılış
konuşmalarında sempozyumun konu ve amacına binaen birçok barışçıl mesaj verildi.
Açılış töreninde ilk konuşmayı sempozyum düzenleme kurulu başkanı Doç. Dr. Bayram
Ali Çetinkaya yaptı. Çetinkaya konuşmasında “Doğu da Allah’ındır Batı da Allah’ındır
ilkesinden hareketle iki kadim medeniyetin tarih boyunca birbiriyle ilişkisinin
varlığı bir realitedir. Ne Batı düşüncesi olmadan doğu düşüncesi anlatılabilir,
ne de doğu düşüncesi olmadan batı düşüncesi anlatılabilir ve anlaşılabilir. Bu
iki medeniyetin çatışmaktan başka alternatifi olmadığı kehaneti boşa çıkmaya mahkûm
bir fanteziden ibaret kalacaktır.” Dedi.
Daha
sonra C.Ü İlahiyat fak. Dekanı Prof. Dr. Ahmet Gökbel Cumhuriyet Üniversitesi
İlahiyat Fakültesi, ülkemizin dini düşünce ve hizmet ihtiyacını karşılamak
üzere 1994 yılında kurulmuş genç bir fakülte olduğunu belirtikten sonra “
Fakültemizin, 1999 yılından bu güne kadar on dönem öğrenci mezun vermiş olup,
halen 54 öğretim elemanı, yaklaşık 30 bin kaynağa sahip kütüphanesi, teknik
donanımı ve fiziki imkânları ile eğitim-öğretime devam etmektedir” dedi Daha
sonra böylesine önemli bir sempozyumun Sivas’ta gerçekleşmesinde emeği olanlara
teşekkür eden Gökbel, sempozyumun üç gün süreceğini söyledi.
Ardından da C.Ü. Rektörü Prof. Dr. İlyas
Dökmetaş da “9 yy. önce yaşayan İbn Rüşd’ün başka dinlere saygı ve o dinlerin
de öğrenilmesi gerektiği, dinî değerlere saygı duyulması ve kadınların da
erkekler gibi bilimsel alanda ilerlemesi gerektiği fikrini savunduğunu
belirttiği ve bilimin ve barışın önemli unsurlar olduğunu söylediği konuşmasını
yaptı.
Törenin
devamında Sivas Belediyesi Başkanı Sami aydın da konuşmasında “insanların bu
dünyadan başka yaşayabileceği bir yer olmadığına göre ve herkes bu dünyada
birlikte yaşamak mecburiyetinde olduğuna göre dünya üzerinde bu kavgalara bu savaşlara
ne gerek var!” diyerek bir barış mesajı daha verdi.
Törenin
konuklarından Diyanet İşleri Başkanı Prof.Dr. Ali Bardakoğlu da konuşmak yapmaktan
ziyade dualarla destek olmak ve sempozyumu dinlemek için burada bulunduğunu
belirtikten sonra “bilimin olduğu yerde insanların özgüveni ve hoşgörüsü artar
bilimin olmadığı yerde ise insanlar arasında hoşgörü yok olur. Bizi bilim
buluşturacaktır” dedi.
Son
olarak ise Sivas Valisi Veysel Dalmaz’ın “ Bizi birbirimize bağlayacak, ayrım
noktasından birliğe getirecek olan sevgidir. Bilim dünyasının da insandaki
etkisiyle insanlarımız refah ve mutluluğa erecektir. Sempozyumun yeniliklere,
derin ufuklara açılımlara, güzelliklere vesile olmasını temenni ediyorum”
sözlerinin yer aldığı konuşmasından sonra “Doğu ve Batı Arasında İbn Rüşd” adlı;
oturum başkanlığını Mehmet bayraktarın yaptığı Hasan Hanefi, Oliver Leaman,
Muhammed el-cabiri ve Bekir Karlıağa’nın tebliğlerini sunduğu açılış oturumuna
geçildi.
İki
gün süren sempozyum’da ABD, İspanya, Ürdün, Pakistan, Mısır, Makedonya ve Fas’dan
gelen yabancı bilim adamları ve ülkemiz bilim adamları tebliğlerini sundu ve
Sivas müthiş bir bilgi şölenine şahit oldu. Üçüncü günde son olarak yapılan
kültürel gezi de UNESCO’nun dünya mirası olarak kabul ettiği Divriği ulu cami
ve darüşşifa gezilerek sempozyum sonlandırıldı.
Eilahiyat
Sivas Muhabir Ekibi
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




