İlahiyat Haberleri

ImageMarmara Üniversitesi ilahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Mustafa Uzun tarafından Fakültenin kuruluşunun 50. yıl dönümü anısına düzenlenen “Şükran Toplantıları”nın ikincisi 16.12.2008 tarihinde Altunizade Kültür Merkezinde gerçekleştirildi.

Fakültemizde dekanlık görevi icra etmiş hocalarımıza teşekkür maksadıyla organize edilen programın şeref konuğu Nuri Ünlü hocamız idi. Program, emekli hocalarımızdan İsmail Karaçam’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. İsmail Karaçam’dan sonra ise mikrofonu programı yönetmek ve Nuri Ünlü’nün hayat hikâyesinden kesitler sunmak maksadıyla Mustafa Uzun hocamız devraldı. Hocamız kısa bir açılış konuşmasının ardından biyografiye geçerek sözlerini şu şekilde sürdürdü:

“Nuri Ünlü, 27.04.1936 tarihinde Niğde’nin Bor kazasında doğdu. Nuri Ünlü -kendi ifâdesiyle- yeterli dini temeli olmadan 1955-56 ders yılında yirmi altı kişinin kaydolduğu Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne girdi. Programında Kur’ân-ı Kerîm dersi ve tabii olarak hocası bulunmayan fakültenin, o yıl bütün mevcudu altmış kişiden ibaretti.  1959’da Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden 20 arkadaşıyla mezun oldu. Aynı yıl Kayseri İmam Hatip Okulu’na Meslek Dersleri Hocası tayin edilerek (27 Ekim 1959) eğitimciliğe adım attı. Bir hafta sonra da Cemal Cebeci’nin müdürlüğünü yaptığı bu okulda müdür yardımcılığı görevine getirildi.

27 Mayıs 1960 İhtilâli olunca İmam Hatip Okulları büyük bir sarsıntı geçirdi. Henüz bekâr olduğu için okulun pansiyonunda kalan Nuri Ünlü, buradaki ikinci yılında müdür başyardımcılığı görevi ile birlikte okulun yatılı bölümünün de sorumluluğunu üstlenmiştir. Okuldaki hizmetlerini üç buçuk yıl başarıyla sürdürerek ciddi bir eğitimci ve idareci olduğunu âmirlerine kabul ettirdi.

Nisan 1965’te o tarihe kadar hiç din dersi hocası bulunmayan Adana/Ceyhan Lisesi Din Bilgisi öğretmenliğine atandı. Burada çalıştığı 11 aylık sürede din dersi hocası olarak hizmet etmenin zorluklarıyla tanıştı ve karşılaştığı problemlerin nasıl aşılacağı konusunda tecrübe Imagesahibi oldu. 1966 Şubat’ında henüz yeterince gelişememiş olan Elazığ İmam Hatip Okulu müdürlüğüne tayin edildi. Burada okul pansiyonunun temelini attı. Hademelerle beraber civar köylere gidip kavak kesmek dâhil inşaatın tamamlanması hususunda hiçbir fedakârlıktan kaçınmadı ve örnek bir idarecilik gösterdi Başarılarından dolayı Adana İmam Hatip Okulu müdürlüğüne atandı. Mart 1971’de, önceki yıllardaki başarılarına şahit olan ve çalışmalarında kendisini destekleyen Din Eğitimi Genel Müdürlüğü’nün ısrarlı teklifleri üzerine Zeki Canan’ın müdürlüğünü yürüttüğü İstanbul Yüksek İslâm Enstitüsü’ne Müdür Başyardımcısı olarak tayin edildi. Hocalarının bir kısmının oldukça yaşlı bir kısmının ise farklı üniversitelerden gönderilenlerden meydana geldiği enstitüde çok yoğun bir iş temposuyla karşılaştı. -Kendi tabiriyle- Sabah 8.30’da başlayıp 13.00’te biten derslerin birinci ve sonuncu saatleri adeta boşken, yemekhaneler doludur. 400 civarındaki öğrenci mevcudunun bir kısmı ise camilerde görevli olduğu için derslere devam hususunda sıkıntı vardır.

1974 yılında Yüksek İslâm Enstitüsü’ne müdür tayin edildi. Müdürlüğünün akabinde İslâm Tarihi hocası sıfatıyla sadece derslerine yoğunlaştı ve ders kitaplarının telifiyle uğraştı. 1982-1983 eğitim öğretim yılında Yüksek İslâm Enstitüsü, Marmara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne dönüşünce, Nuri Ünlü, bir kısmı akademik unvanlar almış eski öğrencilerinin de teşvikiyle doktora çalışmalarına başladı. 2002 Eylül’ünde kendi isteğiyle emekliye ayrıldı. Dr. Nuri Ünlü, enstitü ve fakültede daha çok İslâm Tarihi ile İnkılâp Tarihi derslerine girmiş bu alanda çekilen ders kitabını sıkıntısını önce hazırladığı ders notlarıyla hafifletmiş, ardından her biri değerini bu gün de koruyan kitaplarını kaleme almıştır.

Zeki ve güçlü bir hafızaya sahip oluşuyla tanınan Dr. Nuri Ünlü çok okuyan, teferruatı ihmal etmeyen ve okudukları üzerinde ciddi düşünen, ilmî tecessüs sahibi bir hocamızdır. Mustafa Uzun’dan sonra Nuri Ünlü’nün eski talebelerinden olan İsmail Lütfü Çakan, Abdulkerim Özaydın ve Ziya Kazıcı hocalarımız söz alarak hatıralarını naklettiler. Nuri Baba olarak isimlendirdikleri hocalarının öğrencilerine ne kadar düşkün olduğundan bahsetmelerinin yanı sıra onun disipline önem veren ve işini hakkıyla yapan biri olduğundan da dem vurdular. Hocalarımızın anlattıkları kâh güldürüyor kâh düşündürüyordu. Kolay değildi elbette; İslam davasına hizmet için tüm gayretiyle çalışan, özverili, samimi bir kişiden bahsediliyordu o akşam. Öğrencileri sabah namazına kalkamaz endişesiyle karda kışta yurda giderek onları uyandıran bir hocaydı o. Hocalığın  sadece ders anlatıp gitmekten çok daha fazla anlamlar içerdiğinin farkındaydı. Mesleğine gönül vermişti bir kere... Yaptıkları sadece bunun gerektirdikleriydi.

Program Nuri Ünlü hocamızın, aile fertlerinin ve bazı misafirlerin söz alarak duygularını aktarmasıyla son buldu. Bizler ilahiyat fakültesi öğrencileri olarak bu tarz programlara olabildiğince iştirak etmeliyiz. Sadece kendi bildiğimiz ile yetinmeye çalışırsak hayatımız yanlışlarla dolu olur ve yürüdüğümüz yolda girdiğimiz çıkmazlar her geçen gün artar. Böyle programlar, belirli mevkilere gelebilmiş kişilerin ne gibi zorluklarla karşılaştığını görmek ve emeksiz yemek olmadığını anlamak açısından önemlidir. Vesselam…

Merve Tartan

Bu kategorideki diger yazilari goster.

Yorumlar  

 
+1 #2 2010-11-14 22:50
53 yaşında dındersi hocalıgına başladım bu vesile ile bu siteye girdim ve nuri ünlü ile ilgili yazıyı okuyunca 30 sene öncesine beni götürdünüz bundan dolayı hepinize teşekkür ediyorum iyiki varsınız 1984 mezunu emekli imam yeni din dersi öğretmeni sabri özkan
Alıntı
 
 
0 #1 2008-12-22 22:08
Bu program ilahiyatın, imamhatibin çileli hayatını , neler çektiğini hangi devrelerden ge çtigini anlamama çok büyük katkı sağladı.Ger çekten ufuk a çıcı bir programdı.
Nuri hoca da o zorlu donemde omrunu bu iki müessenin ihyasına harcamış Allah kendisinden razı olsun.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile