Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı, Prof. Dr. Nesimi Yazıcı ile Ankara İlahiyat’ın 60. senesini konuştuk. Hocamızın değerlendirmelerinden istifade etmeniz temennisi ile…
Birçok şey yapmamız gerekiyordu 60. yıl dolayısıyla. Fakat içinde bulunduğumuz şartlardan bunlara yeterince eğilemedik. Geçekleştirmiş olduğumuz sempozyum (Türkiye’de İlahiyat Fakültelerinin Konumu) zaten bizden önce dekan olan Mualla Hanım zamanında gündeme getirilmişti. Biz bunun eski tabirle; “kuvveden fiile çıkması” ile ilgili aşamasını gerçekleştirdik, arkadaşlara o imkânı sağlamaya çalıştık. Bizim fakültemiz, çok daha güzel, çok daha geniş, çok daha anlamlı toplantıları yapmaya layık 60. yıl dolayısıyla. Bunu tabi sıkıntılı bir süreç olarak düşünün. Tam tarihini kesinleştirmedik ama 21 Kasım’da tam 60. yıl olacak, yeni binamızı açarız diye düşünüyoruz bu tarihte. Tabi açtığımızda bununla da bitmeyecek. Neden? Elimizden geldiğince bir sanatkâr gibi işlememiz gerekiyor. Hangi güzel tabloyu nereye koyacağız, neler yapacağız falan.
Sonra, mezunlarımızla ilişkimizi kuracak bir yöntem, bir imkân bulmamız lazım, bunu düşünüyoruz. Ondan sonra her cumartesi halka yönelik konferanslar vereceğiz. Öğrencimiz için bir şeyler yapacağız. Fakültemizin, koridorlarımızın, sıralarımızın beş gün çalışıp iki gün dinlenmeye çekilme ihtiyacı yok. Fakültemizi, geceleri çalışabilen, cumartesi-pazar hayli hayli çalışabilen mekânlar haline getirelim. Kütüphanemizdeki kitaplar saat 5 olduğunda dinlenmeye geçecek diye bir şey yok. Neden başka yerlerde 24 saat kütüphane açık da, bizimki olmasın. Şuraya 55 bin kitap koymuşlar. Bizden önceki arkadaşlar, hocalarımız getirmiş. 8 bin kitap da biz aldık, eski parayla yüz milyar para verdik. Kitapların dinlenmeye ihtiyacı yoktur. Bunları değerlendirmek gerekir.
Aklımıza gelen birçok şey var. Tabi, bunların hepsini yapamıyoruz, çok iyi de yapamıyoruz. Benim hep söylediğim bir şey var. Dümdüz bir yol, arabamız gayet iyi, şoförümüz gayet iyi ama araba patinaj yapıyor. Yol güzel, araba da iyi, peki neden patinaj yapıyor.
Bizim samimi bir gönlümüz var. Madem buradayız, bu işi seçtik. 60. yıl için aklımda olması gerekenler gönlümüzden geçtiği gibi değil. Daha iyi olacak inşaallah... Hepimiz sizler için buradayız. Her şey öğrenci için. Bunları yapacağım, şunları yapacağım deyip yapmamak olmaz. Ama öğrencilerimiz ne kadar samimi isteklerini iletirlerse, bizde bunları yerine getirmekte o kadar samimi oluruz. Bizden önce 21 dekan vardı, bunların içinde 6’sı ordinaryüs profesördü. Bunların tüm işi bitirmiş olması ve bizim de oturuyor olmamız lazımdı. Ama öyle değil. Değişen şartlar, hayatın getirdikleri, hep yeni şeyler yapmak gerekiyor. Önemli olan çalışmak; biz bunun garantisini veriyoruz.
-Biz E-İlahiyat olarak sempozyumu takip etmek için İstanbul’dan dâhil olduk programınıza. Bu vesile ile 60. yılınızı kutluyor, hayırlara vesile olmasını temenni ediyoruz, alakanız için teşekkürler.
-Biz teşekkür ederiz oralardan kalkıp geldiğiniz için. Nice güzel yıldönümlerine!
| < Önceki | Sonraki > |
|---|




