Röportajlar

hamdi_dondurenUludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nin kıymetli Öğretim Üyeleri’nden Prof. Dr. Hamdi Döndüren Hocamızla, hocamızın fikir dünyasından haberdar olup bundan istifade etmeniz için gerçekleştirdiğimiz röportajı siz kıymetli ilahiyat mensuplarına sunuyoruz. Muvaffakiyetler…

 

Hocam, ilâhiyat simalarından bizler için çok değerli olan şahsiyetlerden birisiniz. Hayatınız ve önemli gördüğünüz hadiseleri bizlere anlatırsanız çok memnun oluruz.

Bana en ağır gelen sorular kendimden söz etmeyi gerektiren sorulardır. Çünkü başarınızı anlatsanız, kendinizi övmek, başarısızlığınızı anlatsanız, kendinizi zemmetmekle karşı karşıya gelirsiniz. Kendinizi övmeniz ya da övünmeniz, ayet ve hadislerle yasaklanmış, kendinizi eleştirmeniz ya da zemmetmeniz ise nefse ağır gelen bir iştir. Bu yüzden bu tip röportaj, benim en çok zorlandığım bir alanda birkaç söz söylememi gerektiriyor. Bunu ifade ederek söze girmek istiyorum.

Köyde ilköğrenimden sonra Balıkesir Kur’an Kursu’nda hafızlıkla başlayan okuma tutkusu, Konya Yüksek İslâm Enstitüsü’ne hoca olarak intikal etmemizden sonra yazma şeklinde devam etti. Elhamdülillah halen bu ikinci süreçte yaşamımız sürüyor.

Hocam, görev yaptığım yerde (Balıkesir'de) sizi tanıyan ve sizden hayırla bahseden birçok insanla karşılaşıyorum. Çocukluğunuzdan beri sürekli kitap okumanızdan bahsediyorlar. Bu içinizden gelen bir şey miydi, yoksa bir aile geleneği miydi?

Kitap okumaktan çok, okunan kitapta günlük bir probleme cevap aramak ve bulmak önemlidir. Ben genel olarak roman okur gibi kitap okumayı pek sevmem. Ancak ilgi duyduğum, karşılaştığım veya bize sorulan, ya da sorulması muhtemel olan meselelerle ilgili olan konu, ansiklopedi maddesi veya kitapları okumayı daha çok seviyorum. Başka bir ifadeyle ömür boyu hiç işime yaramayacak, ne amel etme ne de başkasının amel etmesine vesile olmayacak bir konu veya kitabı okumaya çalışmayı vakit kaybı gibi telakki ettiğim olmuştur. Bu durum güncel konularla ilgilenmeye yol açtı ve sürekli aktüel konularla iç içe bulunmanızı sağladı.

Hocam, yıllardır, Aile ilmihaliniz, Ticaret ve İktisat İlmihaliniz, Ticaret Rehberi, İslâm İlmihâli, Hac ve Umreye dair eseriniz, ellerimizden düşüremediğimiz, kütüphanelerimizden eksik olmayan kitaplar. Bu eserleriniz hakkında diğer arkadaşlarımızı da bilgilendirmek adına bilgi verebilir misiniz?

İlmihaller ve diğer kaleme aldığımız eserleri hazırlarken Hanefi Mezhebi’ni esas almakla birlikte, ana konularda diğer mezheplerle karşılaştırmayı yapmaya çalıştım. Böylece o konuda İslâm fıkhının zenginliği ortaya çıkıyor. Çünkü bir mezhep imamı benim içtihadım en doğru olandır, diğerleri batıldır, dememiştir. Benim ulaşabildiğim görüş budur, kitap ve sünnete dayanarak bu konuda daha sağlam görüşe ulaşan olursa bana değil ona tabi olunuz, demeyi ihmal etmemiştir.

Özellikle iktisat ve aile hukuku alanlarında yazdığımız eser, makale ve ansiklopedi maddelerinde hukuk fakültesi ve mahkemeHamdi_Dndren tatbikatlarından edindiğimiz bilgi, tecrübe ve performansı yansıttığımız da olmuştur.

İslâm hukuku, kimi veçheleri ile hayatiyetini kaybetmesi sebebiyle ölü bir hukuk olmaya doğru mu gidiyor? Çünkü ibadet haricinde çok da fetva verilmiyor. Bu konuda düşünceleriniz nelerdir?

Fıkıh ilminin hayatiyetini kaybetmesi veya o şekilde görülmeye başlaması, güncellemelerin yapılamaması yüzündendir. Konuların arka planında yer alan Kur’an ve sünnet kaynağı var olmaya devam ederken, bu nasları günlük hayatta, uygulamada yorum farkları her dönemde olmuştur, bundan sonra da olacaktır. Bu konuda öncelikle karşılaşılan problemlere başka bir fıkıh mezhebinde çözüm varsa, tercihler yapılarak problem çözümlenmelidir. Ancak bu tercihin ehil olan ilim adamlarınca yapılıp İslâm toplumuna mal edilmesi gerekir. Meselâ; Hanefi mezhebine göre bayanların seferilik mesafesinden (90 km.) daha uzak bir yere yolculuk yapması için, yanında baba, erkek kardeş, eş gibi bir mahreminin bulunması gerekli görülürken, Şâfiî mezhebi bu konuda “yol güvenliği ve güvenli yol arkadaşları” ilkesini esas almıştır. Bu görüşün arka planında ise Buhari’nin, Adiy b. Hatim’in (r.a), Hz. Peygamber’den naklettiği şu hadis vardır. Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur: “Ey Adiy! Öyle bir zaman gelecek ki, bir kadın Rey şehrinden hac için tek başına devesine binecek Allah’tan başka kimseden korkmadan hac yapıp yine tek başına ülkesine dönecektir.” Günümüzde şartlar bu ikinci görüşün uygulanmasını gerekli kılmaktadır. Ancak yol güvenliği bulunmayan bölgeler ve Afrika gibi ülkelerde belki bir kadının, tek başına 90 km. değil, 10 km. bile yolculuk yapamayacağı yerler vardır. Bu şekilde zamana ve zemine göre mezhepler arasından birinin görüşü diğerleri için de uygulanır hale getirilebilir. Eski yüzyıllarda ictihad ehli olanlar tasnif edilirken “tercih erbabı olanlar” diye bir sınıf zikredilir. Günümüzde böyle bir çalışma ile fıkıh ilmine canlılık kazandırılabilir.

Hocam bir İslâm Hukuku profesörü olarak Türkiye'deki çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Türkiye’de İlâhiyat Fakülteleri fıkıh ilminde mümarese (yetkinlik) kazanan yetenekli İslâm hukukçularını yetiştirdi. Bu süreç gelişerek devam ediyor. Bu konuda yapılan sempozyumlar, T. Diyanet İşleri Başkanlığının düzenlediği “Dini Meseleler Toplantıları” gibi çalışmalarda bunların semereleri görülüyor.

Genel anlamda bu çalışmalar yeterli midir kanaatinizce?

Üniversiteler bünyesinde yapılan bu çalışmalar yeterli değildir. Bu konuda özel vakıflar kaynaklara dayalı çalışmaları sürdürmelidir. Özel bir vakfın [Gaye Vakfı] 8-10 yıllık bir çalışmayla Serahsî’nin Mebsût isimli 30 ciltlik eserinin tahkikli tercümesini yaptırması, Türkiye Diyanet Vakfı’nın 37. cildi çıkan “İslâm Ansiklopedisi”ni hazırlatması buna örnek verilebilir.

Çok değerli hocam, İslâm hukukunun temel prensipleri yüzyıllardır tevâtüren bizlere ulaşmıştır. Nevâzil fıkhının kaynakları hususunda geleneksel fıkıhtan yararlanma sıramızı anlatır mısınız?

Bilindiği gibi Hanefi mezhebinde fıkıh ilmi, ilk olarak Ebû Hanife’nin akademik ilim müzakerelerini öğrencisi İmam Muhammed’in zabıt kâtipliği yaparak kaleme aldığı 6 tane zâhiru’r-rivâye kitabı ile başlamıştır. Bunlar: 1) Asl vey el-Mebsût, 2) el-Câmiu’s-Sağîr, 3) el-Câmiu’l-Kebîr, 4) es-Siyeru’l-Kebîr, 5) es-Siyeru’s-Sağır, 6) Ziyâdât. Bu altı eseri Hâkim-i Şehîd el-Mervezî, birleştirip Kâfî adını vermiş ve Hanefi mezhebini öğrenmek isteyene bu kitap kâfi gelir, demiştir. Fakat yüzyıllar geçmeye başlayınca bu bilgiler yeterli olmamış ve İmam Serahsî, 30 ciltlik Mebsût adlı eserini kaleme almıştır. Eserde Şâfiîler başta olmak üzere diğer fıkıh mezhepleriyle de ana konularda karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu eserde her konunun ayet, hadis, kıyas, icma, istihsan, maslahat, örf, adet gibi dayandığı deliller de ortaya konulmuş ve tartışması yapılmıştır. Bundan sonra yeni ihtiyaçlar çıktıkça Bedâyiu’s-Sanâyi, Fethu’l-Kadîr, daha sonra İbn Âbidîn ve el-Fetâvâ’l-Hindiyye gibi eserler kaleme alınmıştır. Bu arada medreselerde öğrencilere okutulmak ve uygulamada kadıların elinde kanun kitabı vazifesi görmek üzere el-İhtiyâr, Hidâye, Gurer ve Dürer gibi eserlerle bunların şerhleri de kaleme alınmıştır.

Röportajımızın sonuna hamdi_dondurenyaklaşırken, hocam, sondan bir önceki sorumuz olarak güncele dâir fikr-i beyânınızı talep ediyoruz. Bir İslâm Hukukçusu’nun gözünde “açılım” nedir?

Günümüzün ihtiyaçlarını dikkate almadan fıkhî meseleleri çözmek son derece zorlaşmıştır. Büyük şirket ve holdinglerin zekâtını hesaplamaktan, borsa ve kredi meselelerine, vadeli döviz ve altın satışlarına, kaldıraç sistemiyle yapılan foreks oyunlarına kadar, daha önce olmayan, günümüzde ortaya çıkan işlemler dünya ekonomik krizini doğuracak seviyelere ulaşmıştır. Yine genetiği ile oynanmış gıdalar, haram karıştırılmış yiyecekler laboratuar araştırmasını gerektirecek niteliklere ulaşmıştır. Bütün bunların Kur’an ve sünnet kökeninden ayrılmadan çözüme kavuşturulması bu alanlarla ilgili pozitif bilim, tıp, biyoloji, kimya, ekonomi ve sosyal alanlarda da yeterli bilgi birikimini gerekli kılmaktadır.

Son olarak İlâhiyatçılara tavsiyeleriniz nelerdir?

Batı ülkelerinde başarılı teologların, ilâhiyat bilimi yanında tıp, kimya, ekonomi, sosyal bilimler alanında da en az bir fakülte okuduğunu biliyoruz. Günümüz ilâhiyat alanında yetenekli gençlerin bizzat okuyarak veya gerekli bilimleri alarak bir fakülte daha okumasını veya bu konuda beceri kazanmasını tavsiye ederiz. Mesela; ilâhiyat alanında Yüksek lisans çoğu zaman 2-3 yıl bazen 4 yılı kapsıyor. Bu süre içinde yetenekli olan gencin bir fakülte daha okuması güçlük doğurmaz. Maddi yönü hiç dikkate alınmadan yetenekli gençler buna teşvik edilmeli, gerekli burs temin edilmelidir.

Bizlere vakit ayırıp, değerli bilgilerinizden bizi istifade ettirdiğiniz için çok teşekkür eder; saygılarımızı sunarız hocam. Dualarınızda bizleri ve bütün Ümmet-i Muhammed’i unutmayın inşallah.

Röportaj: Ayşe Serra Kesikbaş.

Hamdi Döndüren Hocamızın Tarihçe-i Hayatı ve Eserleri

İslâm Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi

- 1943  Balıkesir doğumlu. İlköğrenimden  sonra  hıfzını  ikmal etti.

- Balıkesir   İmam-Hatip  Lisesi  ile  Muharrem  Hasbi  Lisesi’ni   bitirdi.

İstanbul   Yüksek  İslâm  Enstitüsü  ve  İstanbul   Üniversitesi  Hukuk  Fakültesi’nden  mezun oldu.

- Balıkesir   Barosu’na  bağlı olarak  bir süre serbest avukatlık yaptı.

- Balıkesir   Merkez Vâizliği ve  Çanakkale-Bozcaada  müftülüğü görevlerinde   bulundu.

- Konya Yüksek İslâm   Enstitüsü’ne 20.4.1975 tarihinde İslâm Hukuku, Fıkıh Usûlü ve Türk Medeni Hukuku  dersleri için  öğretim üyesi olarak atandı. Aynı görevi, 6.11.1978’den itibaren  Bursa  Yüksek İslâm Enstitüsü’nde  sürdürdü.

- Ankara   Üniversitesi  İlâhiyat Fakültesi’nde  1978’de  başladığı   doktora çalışmasını,  26.7.1983’te  “İslâm Hukukuna Göre Alım- Satımda Kâr Hadleri” konulu  doktora teziyle  tamamladı.

- Bursa Uludağ Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi İslâm Hukuku Anabilim Dalında,  1983’te   Yardımcı Doçent, 1988’de    Doçent ve 1995’te de Profesör oldu.

- 1986’da   Riyad  İmam Muhammed  Üniversitesi’ne  araştırma için gitti ve altı ay süreyle  “Ma’hed  Ta’lîmi’l-Luga  el-Arabiyye (Arap Dilini Öğretim  Enstitüsü)” nin  derslerini izledi  ve  dönem sonu katıldığı  sınavlarda  başarılı oldu.

- Arapça ve Fransızca bimektedir. Dört çocuk babasıdır.

- Hâlen Uludağ   Üniversitesi  İlâhiyat Fakültesi Temel İslâm Bilimleri Bölümü İslâm Hukuku Öğretim Üyesi ve Anabilim Dalı başkanıdır.

Matbu Eserleri:

1. Delilleriyle  İslâm Hukuku, Şahıs, Aile ve Çözümlü Miras, 2. Baskı, Erenler Mat. İstanbul 1983.

2. İslâm Hukukuna  Göre  Alım-Satımda Kâr Hadleri, İnce Matbaası, Balıkesir 1984 (Doktora tezi).

3. Çağdaş Ekonomik Problemlere İslâmî Yaklaşımlar, 2. Baskı, Kültür Basın Yayın Birliği, İstanbul 1993.

4. Delilleriyle  İslâm İlmihali, Erkam Yayınevi, İstanbul 1991.

5. Delilleriyle Ticaret ve İktisat İlmihali, Erkam Yayınevi, İstanbul 1993..

6. Delilleriyle  Aile  İlmihali, Erkam Yayınevi, İstanbul 1995.

7. İslâmî  Ölçülerle  Ticaret  Rehberi, Erkam Yayınevi, İstanbul 1998..

8. Günümüz Vakıf Meseleleri, Erkam Yayınevi, İstanbul 1998.

9) Evrensel Çağrı- Kur’an-ı Kerim, Meal ve Muhtasar Tefsir, Çelik Yayınevi, İstanbul 2007.

10- Delilleriyle Hac ve Umre, Erkam Yayınevi, İstanbul 2004.

Bildiri, Kitap Bölümü  Ve  Makalelerinden  Bazıları:

1) “İslâm’da Para, Kredi, Faiz ve Enflasyon İlişkileri”, İstanbul’da 25-26.5.1984’te İSAV’ca düzenlenen  bilimsel toplantıda  bildiri olarak sunulmuş ve basılmıştır (Kitap bölümü).

2) “İslâm’da İşçi ve İşveren  İlişkileri”,  ENSAR Vakfı’nca  23-24 Şubat 1985’te İstanbul’da düzenlenen bilimsel toplantıda bildiri olarak sunulmuş ve basılmıştır (Kitap bölümü).

3) “İslâm Ekonomisinde Faiz ve Finans Kaynakları”, ENSAR Vakfı’nca 21-22 Haziran 1986’da   İstanbul’da düzenlenen bilimsel toplantıda bildiri olarak sunulmuş ve basılmıştır (Kitap bölümü).

4) “İslâm’da Seferîlik ve Hükümleri”, İstanbul’da, 2-4.6.1995’te İSAV’ca düzenlenen  bilimsel toplantıda  bildiri olarak sunulmuş ve basılmıştır (Kitap bölümü).

5) “Gayri Müslim Ülkede Din ve Ticaret İlişkileri”, 18 M. Ü. İlâhiyat Fak ve DİB’ ca Çanakkale’de 17-19 Eylül 2001’de düzenlenen AB’ne Girişinin Din Boyutu Semp. da bildiri, DİB’ca basılmıştır (Kitap bölümü)

6) “İslâm Bankacılığı   ve  Risk Sermayesi (Venture  Capital)”, İslâmî Araştırmalar   Der., sy. 6, yıl, 1992.

7) “16. YY. Kültürümüzde Finansman ve İstihdam Politikası “, U. Ü. İlahiyat Fak. Dergisi, sy.7, c.7, Bursa 1998.

8) “Zamanın ve Şartların Değişmesiyle İslâmî Hükümler Değişir mi?” , U. Ü. İlahiyat Fak. Dergisi, sy.7, c.7, Bursa 1998.

9) “Sosyal Değişme Karşısında İslâm Hukuku ve Yeni Yaklaşımlar”. TDV’ca 24-26.5.2002’de Ankara’da düzenlenen bilimsel toplantıda bildiri olarak sunulmuştur.

10) “Some ınterest-free credıt usıng methods ın ottoman empire and the experıence of ınterest-free bankıng ın modern turkey. (Osmanlı devletinde bazı faizsiz kredi uygulamaları ve modern Türkiye’de faizsiz bankacılık tecrübesi- Fransa- Strasbourg bildiri)”

This paper has been presented in the symposium “Islamic Banking and Finance” which is prepared by Strasbourg Robert Schuman University Faculty of Law, Faculty of Economic and Administrative Sciences, Strasbourg Law partnership Research Center, European Society, Law and Religion Laboratory, CNRS/URS in commonly in Strasbourg at 11/ January/2008.

Ayrıca hocamızın çok sayıda yayınlanmış tebliğ/bildiri, makale ve ansiklopedi maddeleri vardır.

Etiket: uludag

Bu kategorideki diger yazilari goster.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile