Perşembe, 14 Ekim 2010 12:01
Rize’nin önemli şahsiyetlerinden emekli vaiz “Zavendikli Mustafa Hoca” olarak bilinen, 64 yılda Türkiye’nin dört bir yanına tebliğ ve davette binlerce talebe yetiştirerek arkasında kapanmayan bir hayır sayfası bırakan Zavendikli Mustafa Yıldız Hoca,
Biz de Merhum Hocamızın sene-i devriyesinde onu hatırlamak ve hatırlatmak adına İlk talebelerinden olan, Bekir ÇELİK ve Fikri ÖZÇELİK Hocalarımız ile Zavendikli Mustafa Hocamızı konuştuk.
Merhum Zavendikli Mustafa Hoca Efendinin yakınları olarak hayatından bahseder misiniz?
Öncelikle hocamıza Allah’tan rahmet dileriz. Hocamız 1932 yılında Rize Güneysu Adacami Köyü Anca mahallesinde doğmuştur. Babası sofuoğullarından Abdulkadir’ dir. Küçük yaşta Adacami Köyü Zavendik Camii imam hatibi Merhum Mehmet Külünkoğlu Hoca Efendi’ den hafızlık yaparak icazet aldı. Zavendik Camii imam hatipliği yaparak zavendik’te öğrenci okuturken aynı zamanda her gün iki üç Km kadar yürüyerek Adacami Köyü imam hatibi Merhum Maksut Efendi’ den ders okumaya devam ederek Arapçadan icazet aldı. Hocasının izinli günlerinde Güneysu imam hatibi Merhum Mustafa Civelek Hoca Efendi’den ve Selamet köyü imam hatibi Merhum Hüseyin Kandemir Hoca Efendi’den Yine Arapça dersler okumaya devam etti. Fırsat buldukça Fatih Dersiamlarından Rize müftüsü Merhum Yusuf Karali hoca Efendi’den Arap dili edebiyatı üzerine dersler okumaya devam etti.
Askerliğini Erzurum’da yaparken Erzurum uleması ile tanıştı. Erzurum müftüsü Merhum Sakıp Efendi’den ve diğer adını hatırlayamadığım hoca efendilerden Tefsir, Fıkıh, Hadis, Feraiz ve Farsca dersler okudu. Feraiz bilgisi çok kuvvetliydi. Rize mahkemelerinde hâkimlerin talebi üzere yeminli bilirkişi olarak veraseti Osmanlıya dayanan meseleleri Feraiz bilgisiyle çözüp onlara verirdi. Bütün bu ulemadan öğrendiği ilimleri bir bütün haline getirerek Zavendik Medresesi’ni kurdu. Disiplinli ve düzenli olarak ders okutmaya başladı. Medresesinde yatılı olarak okuyan çok sayıda öğrenciye icazet verdi.
Hoca Efendi’nin düzenli olarak okuttuğu dersler ve kitaplar şunlardı:
1- Medresede hafızlık dersleri sürekli devam ederdi.
2- Sarf Dersi: Emsile, Bina, Maksud ve ‘İzzi kitapları.
3- Nahiv Dersi: Avamil, İzhar, Kafiye ve Mollacami kitapları.
4- Belagat: Alâka, Telhis ve Me’ânî (ilm-i me’ânî, ilm-i beyan, ilm-i bedî’) kitapları
5- Kelam : Fıkhul Ekber, Ömer Nesefi ve Şerhi Akait ( Ketseli ve Ramazan Efendi ) kitaplar.
6- Fıkıh : Nur-ul İzah , Helebi, Mülteka, İhtiyarve Hidaye kitapları.
7- Usul-ü Fıkıh: Miratul Usul kitabı.
8- Feraiz : Feraizi Salih Efendi ve Metni Sıraciye kitapları.
9- Hadis : Buhari, Müslim, Muhtarul Ehadis ve Riyazussalihin kitapları.
10- Tefsir : Gazi Beyzavi ve Celaleyn kitapları.
11- Mantık : İsa Goci kitabı.
Kelime Dersi:
Hoca Efendi’nin en önemli özelliği kelime dersiydi. Kelime dersi şu şekilde gerçekleşirdi. Önce bütün Arapça okuyan öğrenciler bir dershanede toplanırdı. Bir öğrenci Kuran-ı Kerim’den bir ayet okurdu.
1- Ayet-i Kerimenin tecvidi teker teker sorulurdu.
2- Emsile dersi okuyan öğrencilere Ayet-i kerime’deki kelimelerin ne kelime olduğu sorulurdu. Bilemezlerse bir üst dersi takip eden öğrencilere sırayla sorulurdu.
3- Bina dersi okuyanlara hangi babdan geldikleri ve bina ile ilgili sorular sorulurdu.
4- Maksut ve ızzi okuyan öğrencilere iğlal kaideleri sorulurdu.
5- Avamil okuyan öğrencilere amil, mamul, mebni, muğrep soruları sorulurdu.
6- İzhar, Kafiye, Molla Cami okuyan öğrencilere Nahivle ilgili ağır sorular sorulurdu.
7- Belagat okuyan öğrencilere belagat ile ilgili sorular sorulurdu.
8- Sonunda Ayet-i Kerimede kaç tane isim cümlesi, kaç tane fiil cümlesi, iğraptan mahalli olan cümleler sorulurdu.
9- En sonunda Ayet-i Kerime ye mana verilirdi.
Her öğrenci bir Hadis Arapça yazar ve ezberlerdi. Manasını Osmanlıca yazarak Osmanlıca ve Arapça yazı yazmayı öğrenirdi. Hoca Efendi öğrencilerin defterlerini kontrol ederek imzalardı.
Bu kelime dersi misafir hoca Efendilerin çok hoşuna gider, Sonradan bizleri gördükleri zaman o kelime dersi devam ediyor mu diye sorarlardı. Öğrenciler ders çalışırken kelime dersine göre çalışırlardı.
Hoca Efendi’nin resmi görevleri : Sırası ile Erzincan, Pazar, Rize ve sürmene’ de vaizlik yaptı. 65 yaşını doldurarak emekli oldu. Emekli olduktan sonra Rize vaizliğine devam etti.
Hoca Efendi 1980 li yıllarda Rize merkezde İrşat vakfını kurdu. Bu vakıfla Rize Müftü Mahallesi’nde Mataracı Kız Kur-an Kursunu ve Müftü Mahallesi’ndeki medreseyi kurarak vefatına kadar tedrisata devam etti.
- Hoca Efendi’nin talebelerinde beklentileri nelerdi?
- Bütün öğrencilerinden talebe okutmalarını isterdi. İlah-ı kelimetullah için çalışmalarını isterdi. Çok kere Sizin en hayırlınız Kur’an-ı kerim i öğrenen ve öğretendir hadisini okuyarak kur’an okutmalarını isterdi. Yine öğrencilerinden itikatta ehli sünnet mezhebinde sebat etmelerini ameli mezhepte ise Hanefi mezhebinde sebat etmelerini isterdi. Şaibeli ve bozuk fikirli insanlardan ve mezheplerden uzak durmalarını isterdi.
Hoca Efendi ilmiyle ahlakıyla dürüstlüğüyle halkın gönlünde taht kurmuştu. Tavizsiz fetvalarıyla meşhurdu. Amelde azametle amel derdi. Gıybetten başkasının aleyhinde konuşmaktan şiddetle kaçınırdı. Yüzüne meth edildiği zaman “ Bir insanı yüzüne meth etmek boğazını kesmek gibidir.”
Tepki gösterirdi.
Hoca efendinin tasavvufu:
Nakşî bendi tarikatında Efendi hazretlerinin Rize vekiliydi. Yıllarca her pazartesi sabahı Rize merkezde sohbet yapardı. Mektubat ve risale-i Kudsiye den okurdu. Teheccüd namazı, Evvabin namazı ve kuşluk namazına devam ederdi. Her abdest aldığında iki rekat namaz kılardı.
Hocamızın vefatından sonra İlim İrşat Vakfında değişiklikler oldu mu??
İlmi noktada ilim irşat vakfında değişiklik yok. Hoca Efendinin verdiği dersleri bizler devam ettiriyoruz. Kuran kursu ve diğer hizmetler aynen devam etmektedir. Ayrıca Zavendik kuran kursuda dini eğitimin yanı sıra kuran eğimine başlamaktayız.
Hoca efendinin vefatına yakın dilinden düşürmediği vasiyeti var mıydı?
Hoca efendimiz son zamanlarında “Zavendiği (Zavendik Kur’an Kursunu) Fikri Hoca efendiye emanet ettim” ifadesini üçdefa tekrarladığı talebelerinden aktarılmaktadır.
“Hocam Allah geçinden versin ama sizden sonra biz ne yapalım” sorusuna “size Fikri Hoca Efendi yeter” dediği diğer talebelerinden nakledilmiştir.
Hocamız 2009 yılı Ramazan bayramından sonra hastalanarak 20 Ekim de Allahın Rahmetine kavuştu. Cenabı hak rahmetiyle bürüsün. Cennette sadıklarla beraber eylesin.
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn.
Zavendikli Merhum Mustafa Yıldız Hoca Efendi’nin talebelerinden Fikri ÖZÇELİK Hocamıza ve Bekir ÇELİK Hocamıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bizlere vakit ayırdıkları için. Rabbim davalarında muvaffak kılsın. Vesselam…
Hatice Tüfekçi
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için