Zeynep Eryiğit Ürdün'de bulunan kişilerin en kıdemlilerinden biri ve dolayısıyla da bizim düşüncelerimizi, korkularımızı ve cevabını beklediğimiz soruları en iyi anlayacak kişi. 4 yıldır Ürdün'de ve Ürdün Üniversitesi Psikoloji Bölümü son sınıf öğrencisi. Buraya geliş sürecini ve bu günlere gelirken yaşadıklarını bizimle paylaştı. Hepimizin kendisinden bir şeyler bulacağı ve Ürdün'de eğitim üzerine sorularımıza cevap veren keyifli bir röportajı sizlere sunuyoruz...
1) Türkiye'de başlayıp Ürdün'e uzanan eğitim sürecinizden ve buraya gelmenizde etkili olan faktörlerden bahsedebilir misiniz?
Kadıköy imam hatip ortaokulundan mezun oldum. Başörtüsü sorunu gelince ayrılmak zorunda kaldım ve bu süre içinde hafızlık yaptım. Aynı zamanda da düz liseyi açıktan verdim. 2,5 sene lise, 3 sene hafızlık sürdü. Hafızlığımın üzerine Arapça öğrenmek istedim. Bu da beni arap ülkesi arayışına itti. Daha sonra yapılan istişareler ve hocalarımın da yol göstermesiyle istikamet Ürdün oldu. Suriye de dendi ancak gerek Ürdün'ün bayanlar için daha emniyetli olduğunu duymam gerekse de Ürdün Üniversitesi'nin kalitesi hakkında söylenenler beni buraya getirdi.
Buraya geliş amacımdan bahsetmek istersem, en önce Arapça öğrenmek, kinci olarak da üniversite okumak olduğunu söyleyebilirim. Burada da okumak istediğim iki bölümden biri olan psikoloji okuyorum.Psikoloji benim okumak istediğim iki bölümden birisi öncelikle. Bunlardan biri ilahiyat diğeri de psikoloji. Bunların dışında bir bölüm düşünmedim. Sebebine gelince de benim fıtratıma en uygun bölüm ve en çok faydalı olabileceğim bölüm olacağını düşünüyorum.
Türkiye’yle kıyaslama durumum yok.Çünkü Türkiye’de hiç üniversite okumadım. Burasıyla ilgili bir şey söylemem gerekirse okul güzel ve canlı bir yapısı var.Ancak sözel bölümlerde yeniliklerin yapılması gerekiyor. Çünkü eğitim genel olarak ezbere dayalı ve bu düzeltilmesi gereken bir durum.Ben ilk Ürdün’e geldiğimde "keyfe haluk? ene bi hayr elhamdülillah" tan başka bir şey bilmiyordum. Dolayısıyla burada başladı Arapça öğrenme serüvenim. Dil merkezinde kaldığım Ürdünlü, Kuveytli, Suriyeli arap arkadaşlarımla 1,5 ayda konuşmaya başladım. Arapça zaten en sevdiğim dil severek de çalıştığım için zorlanmadım ve şu an seviyemden memnunum. Burada okulla beraber kendimi geliştirme yolunu seçtim. Sırf okula dayanmadım ilim alırken. Kendi araştırmalarım ve Türkiye’yle bağlantılarım oldu bu açıdan da seviyemden memnunum.
4) Yaşam şartlarından ve Ürdünlüler'in gözünde Türkler'den bahsedecek olursak neler söyleyebilirsiniz?
Yaşam şartları İstanbul' a Türkiye'ye yakın her istediğinize ulaşabiliyorsunuz, bulabiliyorsunuz özellikle Amman bu konuda daha gelişmiş.Ürdün Üniversitesi'nde 23 kişiyiz. Tam olarak bilmiyorum ama Zerka ve Yermük Üniversitesi'nde de bizim kadar varlar ve halk genelde Türkler'i seviyor. Aslında aynı Türkiye'deki gibi. Nasıl bir kısmı Arapları sevmezken ümmet bilinciyle hareket edenler sever, burada da aynen öyle ama genelde seviyorlar.
5) Başörtüsü sorunu nedeniyle yurt dışını tercih ettiğinizi söylediniz, peki bu sizin eğitiminizi ve bu süreçteki azminizi nasıl etkiledi?
Biz Müslüman olarak "olan bitende hayır vardır" düşüncesiyle hareket ederiz. Hepimizin bildiği gibi pek çok başörtülü arkadaşımız evinde oturmak ya da başını açmak zorunda kaldı. Bizim kadar şanslı olan da olmayan da var ama kendi adıma söylemek gerekirse imam hatipteyken sıradan bir psikolog, sosyolog olacakken şimdi müspet yönde amaçları değişen bir psikolog olacağım. Belki başörtüsü sorunu olmasaydı ben davamın bu kadar farkında olmayacaktım. Bu sorunu getirdiklerinde Allah rızası için neler yapabilirim diye düşündüm ve bununla beraber hafızlık yaptım. Arapça eğitimi almam gerektiğini düşündüm ve bununla beraber ben hangi bölümü okursam ülkeme döndüğümde insanlara faydalı olurum diye düşündüm. Şimdi amaçları farklı bir psikolog olacağım Allah'ın izniyle. Benim için hayırlı oldu ezik durmamak gerekiyor kanaatimce. Daha çok azimlenip ayaklarımız üzerinde durmamız gerekiyor.
6) Son olarak buraya okumaya gelecek bir öğrencinin izleyeceği yol ve maddi harcamaları konusunda neler söyleyebilirsiniz?Psikoloji bölümünün bir dersi 210 dolar ve bir dönemde en fazla 6 ders alabiliyorsunuz. Bu da 1450 dolar demek oluyor 3,5 ay için. Biz ürdünlü öğrencilerden çok daha fazla ödüyoruz yabancı olduğumuz için. Sayısal bölümlerin ücretleri ise daha fazla mesela mühendislikte ders ücreti 310 dolardı diye hatırlıyorum. Yurtlara gelirsek en uygun yurt aylık 100 dinar (200 milyon) 200 dinara da yurtlar var tabi tercihe göre. Aylık masrafa gelince de siz de yaşadınız, gördünüz. Kişiye göre değişir harcamalar ama okul ve yurt ücretleri böyle. Bildiğiniz gibi Ürdün çok ucuz bir ülke değil, parası kıymetli en başta. Yurt ve okul masrafları çıkarıldığında Türkiye'de bir üniversite öğrencisinin aylık harcamalarına eşit diyebilirim.
ÖSS belgesi kesinlikle gerekiyor ve denkliğin kabulü için ÖSS'ye aynı senede girmiş olmalısınız. ÖSS sonuç belgesi ve diplomanın arapçaya çevrilip, noterden test ettirilip, iç işleri ve dış işlerinde onaylatılması gerekiyor. Sonra Ürdün'e getirilip kayıt olunup Türkiye'ye yollanıyor. Türkiye'de onaylandıktan sonra da kayıt gerçekleşiyor. Ders kayıt ücretinden başka bir ücret de ödemiyorsunuz.
Biz de Zeynep Eryiğit'e samimiyeti ve sınav döneminde olduğu halde bize vakit ayırdığı için çok teşekkür ediyor ve başarılarının devamını diliyoruz...Röportaj:
Zehra Betül DİNDAROĞLU- Nilüfer KALKAN
Marmara İlahiyat
| < Önceki | Sonraki > |
|---|





Yorumlar
buraya gelirseniz görüşebiliriz inşallah.ben çocuklarımıda okula kayıt ettirdim burada.cvp yazarsanız memnun olurum
ben de ekim-ocak tarihleri arasında ürdünde olcam inş arapça öğrenmek için.internetten birçok ürdünlü ile konuştum orada zaten türkler çokmuş ve türkleri sıcak karşılıyorlarmı ş.isterseniz ürdün de görüşebiliriz siz ne zaman gideceksiniz?
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.